Reklamı Kapat

28 Şubat Postmodern darbesi ve FETÖ

15 Temmuz 2016’da Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti’ni devirmek için darbe girişimine kalkışan FETÖ, 28 Şubat sürecinde de benzer emelleri taşımış, meşru Refah-Yol Hükümeti’ni devirmek için elinden gelen gayreti göstermiştir.

Milli Görüş Hareketi Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın, Fethullah Gülen ve Dinlerarası Diyalog fikrine karşı net tavrı herkesin malumudur. Bu tavrın neticesi, Refah-Yol Hükümeti kurulduktan kısa bir süre sonra görülmüş; Gülen, gerek grubuna ait yayın organları vasıtasıyla, gerekse kartel medyaya verdiği beyanatlarla Refah-Yol Hükümeti ve Erbakan Hocaya karşı muhalefetini açık etmiştir.

Gülen’in 28 Şubat sürecinde darbeci askerleri destekleyen tavrı basının dikkatini çekmiş; Akit gazetesi, “Gülen: Hükümet gitsin” manşetini atmıştır. Gülen’in dönemin kartel medyasına verdiği beyanatlar da Refah-Yol Hükümeti’ne karşı muhalefetini göstermektedir. Nitekim Gülen, Hürriyet gazetesine verdiği beyanatta hükümete seslenerek, “Beceremediniz artık bırakın” demiştir. Gülen’in bu tavrı Milliyet gazetesinde, “Gülen de uyardı” manşetiyle haberleştirilmiştir.

FETÖ’nün yayın organı Zaman gazetesi de bu süreçte Refah-Yol Hükümeti’nin yıkılmasına sevindiğini belli etmiştir. Hatta Refah-Yol Hükümeti’nin yıkılışına en çok sevinen FETÖ’ye ait Zaman gazetesidir. Gazete, 5 Şubat 1997 tarihli sayısında Sincan’da tankların yürümesini, “Tank heyecanı” başlığıyla vermiştir. Aynı gün gazetenin birinci sayfasında İnnur Çevik imzalı haberde Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı için, “Karadayı Türkiye’nin şansı” güzellemesi yapılmıştır.

Zaman gazetesi, 28 Şubat postmodern darbesiyle düşürülen Refah-Yol Hükümeti’nden sonra kurulan hükümetlere destek vermekten çekinmemiştir. Gazete, Mesut Yılmaz tarafından kurulan 55. hükümete, “Hayırlı olsun” manşetiyle destek verirken, Bülent Ecevit’in DSP azınlık hükümeti formülüne, “Hükümet tamam” manşetini atmıştır.

Bülent Ecevit için, “Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkânı verirse, bunu ilk Ecevit için kullanırım” diyen Fethullah Gülen, Refah-Yol Hükümeti’nin yıkılmasına yol açan Milli Güvenlik Kurulu kararları hakkında, “Milli Güvenlik Kurulu; kanunları, parlamentoyu, anayasayı aşarak kendi kendine o konuma yükselmemiş, oraya gelip oturmamış ve millete karar yağdırmıyor, anayasal bir müessesedir” demekten hicap duymamıştır. Daha da ileri giden Gülen, Refah-Yol Hükümeti hakkında Samanyolu TV’de, “… Bugün Türkiye’yi idare edenler, gerekli performansı ortaya koyamadılar zannediyorum. Ülkemiz kriz içinde. Bu krizi, gücü temsil edenler önlemelidir” demiştir.

Gülen’in Kanal D’ye verdiği beyanat da bunlardan farksızdır. Zira darbecilerin sevap kazandıklarını iddia eden Gülen, “… Askerlerimiz yaptıkları şeylerden ötürü, bazı çevrelerce antidemokratik davranıyor sayılabilirler. Asker ‘milletimizin güvenliğini korumak sorumluluğumuz var’ mülahazasıyla davranmıştır. Müdahale etmezsek tarih önünde suçlu oluruz mülahazasıyla hareket edilmişse onlar masumdur. Konuya fakihlerin mülahazasıyla da yaklaşıldığında, içtihat hataları bir sevap da kazandırır…” deme cür’etini göstermiştir.

FETÖ’nün 28 Şubat sürecindeki olumsuz tutumu iyi analiz edilmiş olsaydı, belki de 15 Temmuz darbe girişimine giden sürece daha ilk günden neşter vurulabilirdi. Yazımızı Mehmet Akif’in anlamlı dörtlüğüyle bitirilelim: “Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! / Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? / Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?