Allah buyurduysa ‘neden buyurdu’ demeyeceksin!

Resul-i Müctebâ Efendimiz buyuruyor, “Ebubekir Sıddık’a Allah rahmet etsin, merhamet etsin. Allah onu sıkıntılardan korusun. İki cihanda Allah onu nimete boğsun. Beni kızı Aîşe ile evlendirdi. Beni hicret yurdu Medine’ye götürdü ve Allah’a inandı. İlk Müslümanlardan Bilal’i sıcak kumların üzerinde göğsüne taş koyularak eziyet edilirken, onu parasıyla satın alıp hürriyetine kavuşturdu. Ebubekir’in zenginliği kadar bana fayda veren mal olmadı.” Hz. Ebubekir Hulefa-i Raşidin dediğimiz Peygamber Efendimizden sonra en hayırlı olan halifelerin birincisidir. Ehlisünnet itikadına göre peygamberlerden sonra insanların en hayırlısıdır. İmam-ı Azam Hazretlerinin Fıkh-ı Ekber’de Hz. Ebubekir için söyledikleri işte bu hadislere dayanıyor. Hz. Ebubekir’i Peygamber Efendimiz İslam’a davet ettiğinde, yetişkin erkeklerden ilk Müslüman olan kişidir. Peygamber Efendimiz yalnızdır, Allah onu dağın başında peygamberlik göreviyle görevlendirmiş. Bunun üzerine Hatice validemizin yanına gelip onu bilgilendirmiş. Hatice annemiz de derhal kabul etmiş inanmış. İman kapısını ilk açan Hz. Hatice’dir. Çok heyecanlanmış peygamberimiz. Hz. Cebrail’i asıl haliyle görmüş Hira Dağı’nda. Peygamber Efendimiz, Hz. Cebrail’i iki defa asıl haliyle görmüştür. Biri Hira Dağı’nda diğeri Miraç’ta. Hira Dağı’nda Hz. Cebrail’i görüşünü anlatıyor Peygamber Efendimiz. Kanatları gökyüzünü kaplamıştı diyor Resulullah.

“NAMAZ MÜMİNİN MİRACIDIR”

Peygamber Efendimiz buyuruyor: “Namaz müminin miracıdır.” Eğer biz namazımızı güzel kılarsak bunu yaşarız. Namaz kılarken Allah’ın karşısında olduğunun bilinci içerisinde dünyalık tüm her şeyi arkaya atıp, ‘Allahuekber’ diyoruz. Dünyalık her şeyi arkaya atıp, ‘Sana yöneldim’ diyoruz. Sözde diyoruz ama diyebilenler var. Hz. Ali muharebede yaralanmış, baldırını bir ok delmiş geçmiş. Ok içeride kalmış, tabi o zamanlar ağrı kesici yok. O oku çıkarmak isteseler çok canı yanacak, çıkarmasalar iltihap toplayacak bacak gidecek. Hz. Ali, “Durun” demiş, bir abdest almış namaz kılmış. İşte Hz. Ali namazı bu dediğimiz şekilde kılmış. O birinci rekâttayken oku çıkartıp almışlar. O zamanlar antibiyotik yok. Kızgın bir demir ile yaranın iki tarafını da dağlamışlar ki mikrop kapmasın bacağı çabuk iyileşsin diye. Sonra Hz. Ali selam vermiş namazı bitirmiş ve, “E hadi başlayın artık” demiş. Çevresindekiler, “Biz onu ilk rekâtta hallettik” demiş. İşte namaz böyle kılınır. Allah bize de böyle namaz kılmayı nasip etsin. İşte biz de Peygamber Efendimizin, “Namaz müminin miracıdır” sözünü ciddi manada idrak edip namaz kılsak bağırılanı, çağırılanı duymayız. Ama böyle namaz kılamıyoruz diye de vazgeçmek yok. Karınca hacca gidiyormuş, görenler, “Nereye gidiyorsun” demişler. Karınca da, “Kâbe’ye gidiyorum” demiş, soranlar şaşırarak, “Bu halinle mi gidiyorsun, karınca yürüyüşüyle” demişler. Karınca da, “Varamasam da o yolda ölürüm” demiş. Biz de işte Miraç gibi bir namaz kılamasak bile durmadan devam edeceğiz ve bir gün turnayı gözünden vuracağız inşallah.

“MÜSLÜMAN, ALLAH’A VE RESULÜNE TESLİM OLAN ADAM DEMEKTİR”

Resulûllah Efendimiz, Hira Mağarası’nda ilk vahiy geldiğinde hemen gelip Hz. Hatice validemize sormuş. Hatice annemizin amcası Varaka, Hıristiyan âlimi, gerçek Hıristiyanlardan. “La ilahe illallah, İsa Nebiullah” diyenlerden, ‘Allah’ın oğlu’ filan demiyor. İşte Hz. Hatice validemiz de amcasının yanına gitmiş. Amcası Varaka da, “Bu peygamberlere gelen Cebrail’dir” demiş. Sonra da, “Ah keşke onu ve arkadaşlarını Mekke’den sürdükleri zaman yanında olabilseydim” demiş. Hz. Hatice annemiz, “Benim kocam kötü adam değil ki onu neden sürsünler” diyerek şaşırmış. Sonrasında da işte, “Ey örtüsüne bürünen. Kalk ve uyar” ayetleri geliyor. İşte bu olaylarla birlikte ilk Müslüman olan Hz. Hatice validemiz, sonra çocuklardan Müslüman olan ise Hz. Ali. İlk başta bahsettiğim hadisin devamında onlara da yer verilmiş. Yetişkin, mükellef erkeklerden ilk inanan da Hz. Ebubekir’dir. Hz. Ebubekir, çok zenginmiş ve Resulûllah ne söylese, “Tamam Efendim” diyormuş. ‘Neden, niçin, sebebi ne ya Resulullah’ dememiş hiçbir zaman. Müslüman, Allah’a ve Resulüne teslim olan adam demektir. Allah buyurduysa ‘neden buyurdu’ demeyeceksin.

“HZ. EBUBEKİR BÜTÜN SERVETİNİ İSLAM UĞRUNA HARCAMIŞ”

Hz Ebubekir’e Miraç hadisesini sormuşlar, “O gece gitmiş, dünya semalarını aşmış, Allah ile buluşmuş. Buna da mı inanacaksın?” Hz. Ebubekir de, “Ben ondan daha garip şeylere de inanıyorum. Resulullah ne söylerse doğru söyler” demiş. Onun için Hz. Cebrail gelip, “Onun adı Ebubekir değil, Sıdık” demiş. Hz. Ebubekir bütün servetini İslam uğruna harcamış. Hz. Ebubekir sürekli Peygamber Efendimizle akraba olmak istediğini söylemiştir. Fakat Peygamber Efendimiz, Hz. Hatice annemiz vefat edene kadar başka hiç kimse ile evlenmemiş. Hz. Ebubekir de sürekli kızı Hz. Aîşe annemizi Peygamber Efendimizle evlendirmek istiyormuş. Peygamber Efendimiz, “Hz. Ebubekir beni kızıyla nikâhladı” diye buyuruyor. İslam’da böyle, babalar kızlarını nikâhlayabilir ama evlenecek adam kız buluğ çağına ermemişse, o zamana kadar sabreder. Ona bakar, büyütür sabreder ama yetişkin olana kadar onunla ilişki kurmaz. Dinimizde böyle. Hz. Aîşe Peygamber Efendimizin evlendiği tek kızdır, diğer zevcelerinin hepsi duldur. Diğer evlilikleri, ahlaki, dini, siyasi meseleler içindir, İslam’ı yaymak içindir. Mesela bütün Arapları kışkırtan Yahudiler sebebiyle Safiye annemiz ile evlenmiş. Safiye annemize Müslüman ol dememiş. Harp etmiş kazanmış, cariye olarak Safiye annemiz de ona düşmüş. O da azat etmiş ve evlenmiş. Safiye annemiz çok akıllı kadın, evlendikten hemen sonra Müslüman olmuş. Bakın işte bu siyasi bir evlilik. Yahudiler de Peygamber Efendimiz onların damadı olduğu için, “Bir daha Müslümanların aleyhine çalışmayalım” demiş.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

Ali - Sayın Hocam sizi kanal 7 dem tanırdım o zamanlar tabi çok küçüğüm daha okula bile başlamamışım sizi küçükken renkli kutu diye tanımladığım televizyondan izlemek güzel muhabbetinizi dinlemek çok hoşuma giderdi bir tevafuktur şimdi sizi ve o güzel muhabbetinizi yeniden buldum sizi renkli kutudan izleyen o çocuk şuan hukuk fakültesi son sınıfta sizi çok sever ellerinizden öperim ALLAH sizden razı olsun

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Mart 11:27
03

Abdurrahman Serdar - Biz Müslümanlar, güya NAMAZ kılıyoruz. Fakat, neden mü'minin miracıdır ? Neden DİNİN DİREĞİDR ? bunu, hikmetini, sebebini anlayıp, ANLATAN YOK. RABbül Alemin,

20.cüzün Son AYETİ (Ankebut Suresi) nde, " O NAMAZ ki, sizi FUHŞİYATTAN (fahişin her türlüsünden) ve MÜNKER (Yasaklardan, haramlar) dan ALIKOR (alıkoymalı) buyuruyor.

Biz ise, bir jimnastik veya Allah'a olan - sıradan - bir borç olarak, hatta, yüksünme olarak görüyoruz. Namaz kılmakla birlikte, Müslümandan TİKSİNDİRECEK her HALTI işlemekten geri durmuyoruz. Birer gizli, sapık Mürcie olup çıkıyoruz ; çoğumuz farkında bile değiliz !

Oysa, namaz da hür iradenize yapılan bir TEKLİFTİR. Yüksünme ile değil, sadece,

atalarımızın imanı ile yapılacak bir eylemdir.

Eğer, O Namaz ki, bizi, bu YASAKLANAN Fiillerden alkoymuyorsa, bir değeri

YOK, " kabul olmaz " buyuruyor, ilk müfessir Yüce RESUL. Eskiler, bizim yaptığımıza, " dipsiz

ambar, boş kile " der.

Akletmeliyiz, fehm etmeliyiz, bu işte, bu gidişte bir terslik, bir yanlışlık var, diye

AF - AF diye bir teranedir, tuttururken, KAFAMIZI avuçlarımızın içine hapsedip,

zonklatmalıyız. Kitap ve Sünnetin tarif ettiği cinsten FIKIHLI - Namazlı Müslüman olmalıyız

.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Şubat 22:45
02

Bi̇rol Erdemsoy - o kadar güzel yazıyorsunuz ki hocam Anlatılmaz okunması gerekir.ALLAHIM EBEDEN razı olsun inş.

/KARAMAN/ MERKEZ

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Şubat 12:18

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?