Reklamı Kapat

40 yıl sonra yeniden kuyruklar!

İktidarın tanzim satış uygulamasıyla, aslında tüm siyasetini üzerine kurduğu CHP dönemi kuyruk ve karne ile gıda ve temel ihtiyaçların satışı döneminin bir benzerine kısmen girdiğini görüyoruz. Düşülen bu gafleti bu sefer dış mihraklara değil, içerdeki mihraklara bağlaması da siyasi bir başarıdır(!)

Hükümet öyle bir algı oluşturuyor ki, aslında hükümet çok iyi yönetiyor da “muhalefet her şeyi berbat” ediyor. Burada havuz medyasının da büyük etkisi var. Hani “işi sağlam tutarsanız kimse size bir şey yapamazdı?”

İşin ilginç tarafı belki de çaresizlikten ve korkudan olsa gerek sokak röportajlarında, bizzat kuyrukta olan vatandaş geçmişteki yağ, tüp ve ekmek kuyruklarından şikâyet ediyor. Hep fırsatçıların yüzünden diyorlar. Sanki bu kuyruktan memnunlar(!) Bu da ülkenin siyaset tarihine bir ironi olarak geçecek.

Eskiden tüp, yağ, ekmek ve ilaç kuyrukları vardı. Şimdi patates, soğan, sebze kuyrukları var. Sübvanse ederek satılan ürünle caka satılıyor. Her siyasinin daha önce yaptığı gibi yine bir “kurtar bizi baba!” sendromuyla karşı karşıyayız. Halk evlat, yönetici de onun karnını doyurmaya çalışan ebeveyn oldu. Ne demişti atalarımız “ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz!”

Topluma çok ajite ifadeler kullanılıyor, duygu sömürüsü yapılıyor. Domates ve biberle Mehmetçiğin kurşunu karşılaştırılıyor. Bu hem ekonomik olarak dibe vurulduğunu hem de çaresiz olunduğunu gösteriyor.

Bu süreçte hain listesi de gün geçtikçe kabarıyor. Şimdiye kadar muhalefet partileri, bazı gazeteciler, soğan ve patates satıcıları, hükümeti eleştiren herhangi bir vatandaş listede iken bu defa hal esnafı ve perakendeciler “vatan haini” ilan edildi. Oralarda çalışan işçiler de işbirlikçi/elebaşı olsa gerek!

Devlet fabrika işletmez diyerek hepsini sattılar, ama manav işletmeye başladılar. Üreticilikten tüccarlığa evrilen sayın yöneticiler, daha önce de mücahitlikten müteahhitliğe terfi etmişlerdi!

Nereden nereye…

Üretim ekonomisine neden geçmedin de her şeyi ithal ettin? Çiftçiyi neden desteklemedin diye soran yok.

Fiyatlara müdahale ediliyor, ama kamunun aldığı vergiden feragat edilmiyor. Elektrik, su, doğalgaz, akaryakıt ve vergiden zerre taviz vermeyen hükümet, söz konusu esnaf ve halk olunca fedakârlık bekliyor. Hep toplumun kemer sıkması bekleniyor. Suç hep başkalarında aranıyor.

Bir de havuz medyası aracılığı ile “bu fırsatçı esnaf haberleriyle” hükümet sütten çıkmış ak kaşık oluyor.

Kuyrukta bekleyen vatandaşlar ise, “Bize eziyet çektirsin de bizim adam çektirsin” psikolojisinde.

Sosyal medyaya da yansıyan bir esnafın sözleri işin perde arkasını ortaya koyuyor. “Yapılan kolaylıkları bana sağlasınlar ben tanzim satıştan daha ucuza satarım. Tanzim satışın yapıldığı yerde dükkân kirası yok, eleman ücreti yok. Vergi ödenmiyor, işgaliye bedeli ödenmiyor. Poşet parası yok.” Bir hükümet düşünün suçlu gösterme kabiliyeti tavan yapmış ve hep bundan besleniyor. Evine üç beş kuruş ekmek parası götürecek insanları zan altında bırakıyor.

Son olarak; vatandaşın satın almaya gücü yetmediği için kamunun tanzim satış işine girerek zerzevat satması ekonominin iyi olduğunu mu gösterir, yoksa kötü olduğunu mu?

Tanzim satışlar iki ay sürecekmiş, seçime kadar yani. Oy için yapıyoruz demenin daha ahlaklısı yani! Ya seçimden sonra? Tek parti dönemi ruhu gerçekten çok kötü hortladı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?