Rus füze sistemini almayacakmışız!

Türkiye ısrarlı bir şekilde ABD’den Patriot füze sistemi satın almak istedi ama bir türlü satmadılar. Sadece NATO aracılığı ile güney sınırımıza Patriotlar konuşlandırıldı ve çok sürmeden söküp götürdüler. O zaman Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu akıllarına hiç getirmediler. Etrafı yıllardan beri çatışma alanı haline gelmiş bir ülke olarak füze savunma sistemlerinin oluşturulmasına ihtiyaç olduğu halde ABD bu talebimize müspet cevap vermedi. Bunun üzerine Türkiye Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi almaya karar verdi ve bu hususta Rusya ile anlaşmaya varıldı. Bunun üzerine ABD’den çeşitli kademelerden Türkiye’nin NATO üyesi olduğu, Rusya’dan alınacak füze sistemlerinin örgütün sahip olduğu sistemlerle uyumlu olmayacağı, bunun için de bu alımdan vazgeçilmesi istendi. ABD’den bu yönde gelen talepler üzerine Türkiye Rusya ile bir anlaşmaya varıldığı, S-400’lerin alınımından vazgeçilmeyeceği bildirilince bu defa ABD’den 6 milyar dolarlık füze satışı için Kongre’den onay çıktığı haberleri medyaya yansıdı.

Kısacası, ABD’nin bazen doğrudan bazen NATO aracılığı ile Rusya’dan füze almamıza karşı olunduğu ısrarla dile getirildi. Netice itibariyle Türkiye Rus füzelerinden vazgeçmeyecek ama ABD’nin şimdiye kadar satmadığı ama satma kararı aldığı Patriot füze sistemini de almaya karar verince mesele kapanmış gibi görünüyordu. Bir bakıma Türkiye Rus füze sistemini alarak ihtiyacını karşılarken ABD’yi de gücendirmemek için oradan da füze alacaktı. Ancak, medyaya yansıyan bir habere göre öyle anlaşılıyor ki ABD Türkiye’nin Rus füzesi almasından rahatsızlığını sürdürüyor. Bu hususta dünkü bir gazetemizde, “Rus füze sistemini almayın” başlığı altında yer alan haberde aynen şöyle deniyordu:

“ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Kay Bailey Hutchison, Washington’un Moskova ile Ankara arasında S-400 füze savunma sisteminin teslimatı konusunda yapılan anlaşmadan endişe duyduğunu, bu anlaşmanın ABD’nin Türkiye’ye Amerikan yapımı sistemlerin tedarikini engelleyeceğini ifade etti. Hutchison, ‘Rus yapımı füze savunma sistemlerinin herhangi bir müttefikimize teslimatı konusunda çok endişeliyiz. Türkiye’yi bu anlaşmayı devam ettirmemeye çağırıyoruz, zira bizim bu durum oraya konuşlandırabileceğimiz savunma sistemlerinin Türkiye’ye tedarik edilmesine olanak bırakmayacak’ diye konuştu.”

Açıklama dikkatlice okunduğunda bir dizi yalandan oluşuyor. Çünkü Türkiye ABD’den istediği füze sistemini parası karşılığında bile alamadığı için S-400’lerin alınması için harekete geçti. Bu bakımdan şu anda ABD’nin söz konusu sistemlerin alınmasından vazgeçilmesini istemesi bağımsız bir devletin kararlarını belirlemeye yönelik bir zorlamadır. Ayrıca Türkiye’nin hangi ülkeden ne alıp almayacağının kararını kendisi verir, ABD değil. Ayrıca, bir yandan Kongre’den Türkiye’ye Patriot sistemlerinin satılmasına izin çıktığı haberleri yayılırken ardından S-400 alımından rahatsız olduğunun açıklanmasının ciddi bir izahı yoktur. Ancak, bu açıklama, S-400 alımından duyulan rahatsızlığın bir kez daha ifade edilmesi anlamına geliyor. Hâlbuki Türkiye yıllardan beri ABD’ye Irak ve Suriye’deki terör örgütlerine silah vermemesini ısrarla istiyor olmasına rağmen söz konusu silah sevkıyatı sürdürüldü ve bu silahlar hâlâ terör örgütlerinin elinde. Bir yandan ülkemize karşı faaliyette bulunan terör örgütlerini silahlandırıyor, öbür yandan da Türkiye’nin bağımsız bir füze savunma sistemine sahip olmaması isteniyor. Bu tavrın sahiplerinin dost olarak nitelendirilmesi mümkün olabilir mi? Böylesine bir düşmanla karşı karşıya iken bir seçim kampanyasında ayrıştırıcı korku dilinin sürdürülmesi doğru mudur?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?