İnsan israfı en tehlikeli israftır

Kur’an-ı Kerim Yasin Suresi’nin yirmi altı ve yirmi yedinci ayetlerinde iman ettiği için milleti tarafından işkence edilerek öldürülen bir yiğidin, kendisini öldüren topluluk hakkındaki iyi dileklerini haber verir:

 “Ona (Habib-i Neccar’a), ‘Gir cennete’ denildi. O da; ‘Keşke kavmim, Rabbimin beni af¬vettiğini ve beni cennette ikram olunanlardan kıldığını bil¬seydi’ dedi.” Mümin insan, kendisini öldüren kişinin dahi iman edip cennete gitmesini isteyecek kadar merhametli olurken fitneyi (anarşi, küfür ve terör odaklarını ıslah edip ıslahı mümkin değilse imha) yok edip din Allah’ın dini oluncaya kadar savaşan bir yiğit insandır.

1965 yılından beri tanıdığım nice kahraman yiğitler, hizmetin ancak parayla olacağına inanarak para saymaktan namaz kılmaya bile vakit bulamıyor. Niceleri, bindiği trenin veya uçağın nereye gittiğine bakmadan etraftan, “Yanlış yere gidiyorsunuz” diyenlere laf kurşunu atmayı hizmet sayıyor.

İnsan, yeryüzünde Allah’ın halifesi olmak için yaratılmıştır. Tabiatı, demiri, ateşi, suları ve rüzgârı emri altına alabilecek bir güçle donatılmıştır.

Hâlbuki o, âlemlere (yaratılan her şeye) rahmet olarak gönderilen rahmet peygamberinin rahmet ümmetidir. Rahmet gibi yağar. Dikenle gül, karga ile bülbül arasında ayrım yapmadan yağar.

Güle renk ve koku verirken dikenin katılığını yumuşatır. Dünyadaki bütün insanların Hz. Adem’in çocukları olduğuna iman ettiğinden onları neseben kardeşi kabul eder ve onlara İslam yolunu göstermek için can ve malıyla cihat eder.

Dünyadaki bütün Müslümanlara hem neseben hem de dinen kardeşi olduğundan vücudundan bir parça kabul eder.  Kendi göz bebeğini nasıl korursa Müslüman kardeşini de öyle korur.

Müslüman olmayanı da Peygamber Efendimizin yaptığı gibi Müslüman olması için Rabbine yalvarır.

Yaratıklar içinde en güçlü yaratığın insan olduğunu onun yüce hedeflerini görev ve sorumluluklarını öğreten İslam dini, onun düşünce ufkunu öylesine genişletmiş ki, bin dört yüz sene sonra gelen bugünkü kurgu bilim romancılarının hayal bile edemediği şeylerin hakiki olanlarını iman haline getirmiş.

Mekke devletini kendi koydukları, atalarından miras olarak aldıkları zulüm sistemi üzerine idare ederken kıyamete kadar gelecek insanların peygamberinin geçmiş ve gelecek hakkındaki haberlerini akılları kavramayınca inkâr ettiler. İlk teker icat edildiğinde ondan daha hızlı bir şeyin yapılamayacağı söylenmişti.  Deveyle üç ayda tren veya otobüsle üç günde varılan yerler daha fazla kısaltılamaz derken üç saatte uçakla varılmaya başlandı. İnsanın enerjisini, gram, dirhem, kilovat, santim, saniye gibi ölçeklerle ölçmek mümkin değildir.

Kırk sene yaşayan bir insanın öğrettiği güzel şeyler, kırk bin sene sonrasının insanına ışık tutabiliyor. Yetmiş kiloluk insanın öğrettiği teknoloji yetmiş bin tonu taşıyabiliyor.

İki dünyasını cennet eylemek, halka Hakk’ın gösterdiği doğrultuda muamele yapmak üzere gönderilen insan, gösterilen fobilerle, özendirilen hobilerle israf edilmektedir.

İlkokuldan üniversiteye kadar on beş yıllık eğitim koşusunun sonunda ayda kazanacağı bin ekmeklik maaş konulan gencecik beyinler nice geri zekalıların ayda bir milyon ekmek kazandığını görünce daha çok ekmeğe kavuşmak için yanlış yola sapıyor, baba, banker, rüşvetçi politikacı olmaya özeniyor ve heder ediliyor.

Küfre, zulme, haksızlığa, sömürüye başkaldıranlar da gözlerini, geriye çevirip geçmiş zaman tünelinin içindeki zalimlerin portresini kendi çağına taşıyıp çağdaş zalimlerin galerilerinde sergileyerek kendilerini israf ediyor. Rejimle uğraşınca başına çok şeyler geldiğini görünce, recim tartışmalarıyla, Müslüman kardeşleriyle ağız dalaşına girerek,

Kur’an’la amel etmek yerine, Kur’an’ın harflerini saymakla vakit geçiriyor. İnsan, yaratılmışların göz bebeği gibidir.  Onu israf etmek, cehennem çöplüğüne atılmasına göz yummak, evreni israf etmekten beterdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?