Reklamı Kapat

Saadet Partisi’nin aday hassasiyeti

Seçim süreçleri başladı. Cumhurbaşkanı ile Bahçeli kaç kez görüştü. Siz hiç Cumhur İttifakı’ndaki adaylarla ilgili ciddi bir kriz duydunuz mu? Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Diyarbakır…

Ama CHP-İYİ Parti ittifakında öyle mi? Bırakın bir belde veya ilçeyi, kazanmasına kesin gözüyle bakılan İzmir’de bile uzun süre aday belirlenmedi, sonra büyük bir krizle karşı karşıya kaldılar. Birçok il kime bırakılacak kavgası verildi. Hele CHP aday süreçleri evlere şenlik. Ya bunlar siyaseti bilmiyor ya da süreç yönetmeyi.

Öte yandan bütün belediyelerde seçimlere tek başına giren Saadet Partisi, aday seçme süreçlerinde hassas davranıyor. Krizlere fırsat vermiyor. Toplumun tamamını kucaklıyor. Çünkü Milli Görüş, iktidarın veya şu bu partinin muhalefeti değil, hepsinin alternatifidir. 50 yıldır olduğu gibi.

ADAY DA İNANMIYOR

İktidarın önemli belediye başkan adaylarından biri, sıkı yandaş bir televizyonda programa katılır. Reklam arasında, “Durumunuz nasıl?” diye sorulur.  “....’da İşimiz çok zor!” diye yanıt verir.

Bunu bir durum tespiti mi yoksa umutsuzluk olarak mı söylemiş bilmiyorum.

Yalnız bildiğim bir şey var. Önce kazanacağına kesin inanacaksın! Aksi halde bu seçimde çarşı pazarda domates, biber ve patlıcanın organize terör saldırısına” uğramış, içi kaçmış taban ve teşkilat nasıl çalışacak söyler misiniz?

TERME’DE İKİ ADAY: İKİSİ DE ALİ, İKİSİ DE AVUKAT, İKİSİ DE HAFIZ

Adalet ve Kalkınma Partisi, kurulduğundan beri hep CHP ile yarışmak istedi. Yarıştı ve de kazandı. Ancak şimdilerde Samsun’un Terme ilçesinde, aslında belki de bütün Türkiye’de olması gereken bir seçim yarışı yaşanıyor. Terme’de iki parti aday çıkardı.

Saadet Partisi ve adayı Ali Yüksel. Avukat.

AK Parti ve adayı Ali Kılıç, o da avukat.

İkisi de Ali, ikisi de imam hatipli, ikisi de hafız. Saadetli Ali Yüksel’in 20 yıldan fazla İstanbul Büyükşehir’de belediyecilik tecrübesi var.

Terme’de; 20 bin takipçisi olan termeliyizbiz adlı sitenin anketine göre Saadet adayı yüzde 60, AK Parti yüzde 40 tercih almış durumda. Sizce bütün Türkiye’de seçimler AK Parti ile CHP arasında değil de, Saadet arasında geçse nasıl olur, daha sağlıklı olmaz mı?

TEŞKİLATTA “KÖKSÜZ ADAYLAR” ENDİŞESİ

İktidar koridorlarında bugünlerde Meclis başkan seçiminden mütevellit iki çeşit insanla karşılaşıyorum. Kendini AK Partili, ötekileri AKP’li görenler! Birincilere göre bir partinin en gözde, önde, vitrin ve marka makamlarına köklü, ağırlığı olan isimler getirilmeli. Bunun yerine sağdan, soldan derme çatma, köksüz isimler tercih edilirse, ilerideki muhtemel kırılmalarda gemiyi ilk onlar terk eder. “AK Partililere” göre son zamanlarda partide etkili olanlar, köksüz profilleri tercih ediyor!

İSİM İSİM BAŞKANLIK KULİSLERİ

Meclis Başkanlığı ile ilgili kulis, duyum ve lobiden geçilmiyor. Ama hiç kimse, “Cumhurbaşkanı şu ismi işaret etti, kararını verdi!” diyemiyor. Haliyle ortalık tahmin ve kişisel angajelere göre şekilleniyor.

Meclis Başkan adayları ile ilgili iktidar kulislerinde isim isim şu değerlendirmeler yapılıyor.

 

ÖNCE BEKİR BOZDAĞ:

Deniyor ki;

“Cumhurbaşkanı ister. Hatta ismi Cumhur ortağı ile buluşmada geçmiş. Ama denmiş ki, “Tutumumuzu biliyorsunuz ama takdir sizin!”

 

SONRA Prof. NUMAN KURTULMUŞ:

“Çok asılıyor. ‘Koca parti genel başkanlığını terk edip geldim’ diyebilir. Ekipçi biri değil. Her kesime eşit sayılır. Olabilir. İkinci bir Binali Yıldırım formülü olur.”

Prof. MUSTAFA ŞENTOP:

Bakanlığı, Gül zamanında da sonrasında direkten dönen Şentop için, Meclis çalışanları ve bazı vekillerin değerlendirmeleri şöyle:

“Yardımcılarının çoğu bakan oldu. Hiçbir serzenişi olmadı. Anayasa yapım ve 16 Nisan süreçlerinde MHP ile etkili çalışmalar yaptı. Cumhurbaşkanı güveniyor. Tercih edilirse yakışır. Ama koltuğu dolduran aday istenir mi bilmiyoruz!”

Prof. NACİ BOSTANCI:

“Meclis’in en gergin anlarında iki felsefi ve sosyolojik cümle ile ortamı sakinleştirmesiyle biliniyor. Kabinenin etkili genç isminin desteklediği söyleniyor. Medyada da hep ‘favori’ gösteriliyor. Olabilir!”

Yalnız, MHP Naci Hoca’yı destekliyor mu, yoksa nötr mü teyit edemedim.

SEÇİLMEDEN TEBRİKLERİ KABUL EDİYORMUŞ!

Külliye’den TBMM başkanlığı için henüz bir işaret sızmadı ama…

Medya lobisi güçlü bir aday “Hayırlı olsun” tebriklerini kabul ediyormuş. Bir tüyo almış demek ki! Eğer böyleyse diğer adaylar boşuna yorulmasın madem!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?