Örtünme hürriyete engel midir?

“İslâm dini sadece cismani bir din olmadığı gibi sırf ruhani bir din de değildir. Bilakis ikisi arasında; din ve dünya işlerini bir araya toplayan insanî bir dindir. Tamamıyla insanın yaratılışına uygundur. Her ikisinden de yeterli ölçüde haz almıştır. Ruhi ve bedeni ihtiyaçları âdilâne bir şekilde uyumlu kılarak ruhu da, aklı da hakikatleri idrak ile olgunluklarla doldurur. Beşeri temayülleri terbiye eder.” (1)

Evet İslam, insanın doğuştan getirdiği fıtri arzularının hiçbirisini inkâr etmez. Bilakis itiraf eder. Hatta o ihtiyaçlarını meşru yoldan karşılaması için teşvik eder. Ama bunu yaparken eşref-i mahlûk olarak nitelediği insanın,  şerefini ayaklar altına alacak süfli davranışlara meyletmesine engel olmak için bütün kapıları kapatır. İşte Müslüman hanımlara emredilen tesettür de bu tedbirlerin en başında yer alır.

Örtü, kadınların haklarını, hürriyetlerini kısmak için değil, belki iffet ve ismetlerini alçak adamların bakışlarından korumak içindir. Kadınların meziyetlerini, ahlaki musibetlerden ve şaibelerden korumaya yöneliktir. Örtü, hürriyetin zıddı olmadığı gibi esaret alameti de değildir. Aksine kadınların bağımsızlığının tek kefili, kadınların hürriyetlerinin, erkeklerin tahakkümlerine karşı sağlam bir settir. Hücum ve taarruz edici erkeğe karşı kadının şeref ve kerametini korur. Örtünme, kadının iyiliği için zaruri bir husustur. (2)

“Hürriyet sefalete sebep olan şey midir? Yoksa eşinin sevgisini sürekli kazanarak evlat yetiştirmek ve onların muratlarını görmek ve bir aile reisi yanında gençliğini ve ihtiyarlığını yaşamak mı? Hürriyet yoksa sahipsiz behaim gibi şurada burada gezerek gençliğinde birtakım sefihlerin saldırılarına maruz kalıp yaşlanınca da kimse yüzüne bakmaz perişan bir halde ifnayı hayat (hayatı sonlandırmak) mı?

Evet, her açık gezen iffetini ihlal etmez. Binaenaleyh açık gezer ama afife de olabilir. Zira açıklık iffete mâni değildir. Ancak İslâm dininin örtünme emri, fitne kapılarını kapamak içindir. Çünkü örtülü kadının kim olduğu bilinmez. Genç, yaşlı, güzel, çirkin kim olduğu bilinmeyince kimin iştahını çeker? Ama açık kadının kıyafetini herkes gördüğü gibi genç güzel bir kadın görenlerden ve bilhassa delikanlılardan kadına meyletmeyen yüzde kaç kişi bulunabilir?” (3)

 “Örtünmeden maksat vücudun çirkin yerlerini örtüp güzel kısımlarını teşhir etmek değildir. Aksine şehevî çekiciliği yok etmektir. Tesettür olsa olsa erkekte umumi bir “kadın vücudu tecessüsü” meydana getirir. Bu da insanı evliliğe sevk eder.” (4)

“Bir kadında iffet yoksa onu örtünmeye ve erkekler arasına karışmamaya zorlamakla elde edilecek iffet fazilet sayılmaz; kadının ruhunda olmalı, yoksa tesettür vesaire ile olmaz” tarzında bir itiraz yersizdir. Çünkü “fazilet biraz da zorlamayla gerçekleşir” sözünün büyük bir hakikat payı vardır. Müeyyide olmadan, imkân hazırlamadan iyilikler oluşmaz. Örtünme ve erkeklerle karışmama kötü sebepleri ortadan kaldırır. Bunun aksini düşünmek insan yaratılış ve kabiliyetine aykırıdır.” (5)

Kadın, aslında aklıselim olarak düşündüğünde şunu anlayacak ki, kendisinin yabancı erkeklerin bakışından korunmuş olması ona yapılmış en büyük iyiliktir. Zira o bu sayede erkeklerin göz zevkini tatmin eden bir kütle olarak görülmekten kurtulup, ailenin ve toplumun kalkınması için erkekle aynı sorumluluğu taşıyan bir konuma yükselmiştir. (6)

Büyük Türk yazarı Cenab Şehabeddin, Fransız kadın şairlerinin en büyüğü olarak nitelediği Madam Delareau Madires’in şöyle dediğini nakleder:

“Kadınlarınıza söyleyin, ne derece mutlu olduklarını ve kendilerini birçok çalkantıdan koruyan örtülü yaşama olan ihtiyaçlarını takdir etsinler... Danslı eğlenceler eşini seven birisi için cehennemden başka bir şey değildir. Siz bunu anlıyor musunuz?” (7)

“Kadınlarımız eskiden yalnız anne, bacı veya eşti. Şimdi onların bir kısmı çağdaş köle. Türkiye’nin en ünlü, en itibar gören kadınları, bilgisiyle, sanatıyla, çocuklarını yetiştirmedeki becerisiyle, güzel ahlakıyla örnek olmuş kadınlar değil artık. Magazin dünyasının “en ünlü” yaptığı ve toplumun sürekli ilgisini üzerinde yoğunlaştırdığı kadınlar sahne dünyasından seçilmektedir.” (8)

İnsanoğlunun çirkin ve aşağı isteklerini örten incecik ve nazik bir perde vardır. O da Haya’dır. O perde yıkılınca insan çoğu zaman en küstah bir hayvan gibi görünür. Haya insanın süsü, insan olma özelliğidir. Kadının ise sahip olduğu en kıymetli varlığıdır. Bir kadın her şeyini kaybeder ancak hayasını kaybedemez.”

Resulullah (s.a.v.) bu hususta şöyle buyuruyor:

“Hayâ imandandır.” (9)

 “Hayâ sadece hayır getirir.” (10)

1- İzmirli İsmail Hakkı, Angilikan Kilisesine Cevap, 192, TDV Yayınları, Ankara, 1985

2-  İsmail Hakkı İzmirli, Anglikan Kilisesine Cevap, 145, 146

3- Konyalı Mehmed Vehbi, Ahkâm-ı Kur’aniyye, 176

4- Prof. Bekir Topaloğlu, İslam’da Kadın, 179

5- Mevdûdi, TefsirüSûretin-Nûr, 176; Topaloğlu, İslam’da Kadın, 179

6- Bkz. Said Ramazan el-Bûti, er-Mer’etü Beyne Tuğyâni’n-Nizami’lGarbiyyi ve Letaifi’t-Tezrir-Rabbaniyyi, 161-164, Beyrut 1996

7- Şeyhul İslam Mustafa Sabri, Meseleler Hakkında Cevaplar, 44      

8 D. Mehmed Doğan,  Dil Kültür Yabancılaşma, 144, Birlik Yay. Ank.

9- Buhari, İman, 16

10- Buhari, Edeb, 77

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Çağlayanlar - Efendim kaleminize kelamınıza sağlık haya ve tesettürün boşanmaya mani olan bir boyutu da var ki merhum Şemsettin Yeşil Hazretlerinin "İslam'da Nikah Boşanma Kapısı Ne Vakit Kapanabilir. Çocukların Diri Diri Yetim Kalması Nasıl Önlenebilir" isimli kendi minik muhteviyatı muazzam kitabını hatırladım birden. Saçı kapamanın tesettür içinde tıpkı bir taç gibi ehemmiyetli özel bir yeri olduğu şüphesiz fakat; dikkat çekmeyen renkler, uzun ve bol etek, yakası kapalı bluz, gömlek alçak ökçeli kapalı ayakkabı, her mevsim çorap giymek, makyajsız-parfümsüz olmanın, sade bol bir kaban-ceket vs. nin de vakur duruşuyla namazlara azami hassasiyetle kendi ve ailesinin rızkı için çalışan bir mümine hanım için kamilen olmasa da tesettürü sağladığını da dini kolaylaştırmak adına (ALLAH'dan eksiklerin affını niyaz ederek) söyleyebiliriz diye düşünüyorum. Elbette ALLAHUALEM

Yanıtla . 0Beğen 12 Şubat 02:38
01

Murat - Allah (C.C.) razı olsun Mustafa hocam. Tesettür konusunda enfes bir yazı kaleme almışsınız. Başarılarınızın devamını dileriz.

Yanıtla . 0Beğen 11 Şubat 20:53

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?