Son Dakika Haberleri

Şehir bozgunu

Viyadüklerin, köprülerin, otoyolların, taşıtların, beton sitelerin, plazaların, apartmanların birbirini boğazladığı.

Betonun, demirin, taşın, çimentonun, kumun, çakılın insana savaş açtığı bir şehir meydan muharebesinde.

Değersiz kalmak, önemsiz bulunmak, yenik düşmek.

Bu savaş bana, yüreğime, beynime, ruhuma deyip kanatları kırmak.

Uçamamak serçe kuş gibi, dizlerin dermanını yitirip yürüyememek.

Hayatı sevmeyi bırakıp her şeye, kendine küsmek.

Bakıyorum da otobüste herkes mutsuz, kimse kimse ile konuşmuyor, gülümsemiyor, bilakis hiddetli.

Trafik korkunç, Kadıköy belediyesinin önü cumartesi trafiğinde olmuş kilit, açılmıyor. Yaşlı ve zarif kadın hareketsiz duran otobüsün kapısına titrek elleri ile vuruyor açılması için, şoför bağırıyor; durak değil, durak kaldırıldı.

Kadın çaresizce etrafına bakınıp elleri ile ama burası duraktı diyor, şoförün avukatı yaşlı adamlar tıkış tıkış arabada kadına haddini bildiriyorlar, “Git başımızdan seninle mi uğraşacağız.”

Şoföre, kapıyı açın zaten durmaktasınız, diyorum, “Ama durak değil” diyor yaşlı bir vatandaş, bu yaptığınız eziyet deyip şoförü sinirlendiriyorum, sonunda kapıyı açıyor, kadın biniyor ama paketlenmiş gibi ayakta durmakta zorluk çeken adamlar, nefretle bakıyorlar kadına, okyanusta batan gemiden kalan son tahtaya tutunup da yerlerini dar ettiği için, burunlarından solurken; kadının zayıf telli saçının topuzu darmadağın olacak sandım.

Bu öfke, bu insana düşmanlık, bu asabiyet şehir savaşında kaybetmek değil de ne. Sanki şehir her birimize kin kusmakta, bizleri kolumuzdan tutup fırlatmak istemekte, viyadüklerden aşağı. Şehrin savaşına, tahakkümüne, zorbalığına insanlar da çanak tutmakta.

Taş blokların meydan okumasına, insan ruhunu ezmesine, depresyonlara sebep olmasına bırakın karşı çıkmayı, yüreklice bir eleştiri getirdikleri yok.

Bir site merakıdır gitmekte, ev alacağı zaman bahçeli ev seçeneği olmasına karşın güvenli bahanesine sığınıp site gibi küçük bir şehir olan beton yığınını, ortasında karınca gibi kaynayan insan kalabalığını seçebilmekte.

Bu yüzden İzmir’in ya da İstanbul’ un, Ankara’ nın; siyasetçilerimizi pek mahcup eden gecekondu mahallelerini, toplu konut projelerinden daha masum ve güzel görürüm.

İnsanlığa çekilmiş bir hançer gibi gökyüzüne yükselen topraktan, yeşilden, ağaçtan, çiçekten uzak apartmanlar; insanları kutulara yerleştirip sürgüleri üzerine çekip hapsetmişlerdir. Gecekondu, elbet apartmandan zengindir küçük de olsa bir bahçesi, asma çardağı ve meyve ağaçları, maydanoz soğan ekebileceği bir toprağı, ikindi çaylarını sunan bir kilimlik yeri vardır.

Hayatımda sadece altı ay oturabildiğim o apartman yaşamında, sağım taş solum beton, karşımda gri binalar vardı, ruhum azap içerisinde idi, apartmanlar arasında küçücük çamur içinde bir arsa vardı, penceremi açıp dakikalarca o çamura bakardım.

Çamur eskiden yapı malzememizdi; kerpiç, saman, ahşap, hurma lifleri, ardıç ağaçları, kavak gövdeleri ile insanlara mahpushane değil yuva idi.

Doğal olandan uzaklaşınca şehir bize bozgunu yaşatmakta.

Kuafördeki kadın iştahla anlatıyor, AVM, özel üniversite gelince konut fiyatlarının tavan yaptığını, nasıl sevindiğini, eski evini müteahhite verdiğinde, alacağı üç daire ile rahata ereceğini. Şu kadına iki üç cümle ile eski evinin o kişiliksiz apartmandan daha değerli olduğunu anlatmaya çalışayım diye düşünüyorum ancak kadın zil takıp oynamakta dinler mi bu deliyi deyip kendimi dışarı atıyorum.

Kartal’daki facia, onca can kaybı, insanın doğuştan getirdiği hastalık açgözlülük, daha fazla kazanma hırsı, onları kim bilir kaç kez yazdım.

Şehri de, insanlığı da bitirmeye yeminli o hastalıklı hırs.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Hafız 29 - Allah cc razı olsun sizden. Bu güzelim İstanbul'un bir mutsuzluk kentine dönüşmesi ancak bu kadar güzel anlatılabilir di..

Yanıtla . 0Beğen 12 Şubat 00:32

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019 yılı için belirlenen asgari ücret hakkında ne düşünüyorsunuz?