Yolsuzluk Haritası!

Yansıyan haberlere göre, Türkiye’deki adli muhasebeciler, Türkiye’nin Yolsuzluk Haritası’nı oluşturmak için bir çalışma başlattı.

Birleşmiş Milletler’in (BM) Yolsuzluğa Karşı Sözleşmesi'nin 20. yılını kutladığı ve küresel yolsuzluğa dikkat çektiği 9 Aralık Dünya Yolsuzlukla Mücadele Günü vesilesiyle…

Yolsuzluk derken şunu anlamamız gerekiyor; kamu gücü, makam ve yetkinin kötüye kullanımı, rüşvet, gasp, kişi kayırma, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme…

Bu alanlarda Türkiye’nin bir haritasının çıkarılması…

Hayli iddialı bir çalışma gibi gözüküyor.

Böyle bir çalışma başarılabilir mi? Bu çalışma yapılsa bile gerekleri yapılır mı? İnşallah diyelim.

Fakat Birleşmiş Milletler (BM) gibi bir sorunlu yapının bu çalışmaya ilham kaynağı olması başlı başına bir arıza zaten! Neyse…

Bir yeminli mali müşavirlik hizmeti olan Fraud Audit Corporation (FAC) Yönetim Kurulu Başkanı ve Adli Muhasebe Uzmanı Dr. Baki Toraman'ın liderliğinde başlatılan proje kapsamında, üniversite iş birliğiyle Türkiye'nin Hile ve Yolsuzluk Haritası oluşturulacak.

Dr. Baki Toraman’ın şu cümlesine de yer vermek istiyorum; “Birleşmiş Milletler verileri, yolsuzluk faaliyetlerinin her yıl dünya ekonomisine 2,6 trilyon dolar zarar verdiğini gösteriyor. Bizler de akademi iş birliğiyle ülkemizde sektörel hileleri açığa çıkarmak için kolları sıvadık. Çalışmanın, Türkiye’de yolsuzluk ve hile konusundaki farkındalığa katkıda bulunacağına inanıyoruz.”

***

Nasıl bir sonuç, nasıl bir çalışma çıkacak ortaya ben de merak etmeye başladım.

Nedense yolsuzluk araştırmaları ile ilgili, iddialı cümlelerle başlayan çalışmaların pek sonucu olmuyor.

Ama şu kesin; kamu gücü, makam ve yetkinin kötüye kullanımı, rüşvet, gasp, kişi kayırma, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme konuları önemli…

Her beş kişiden birinin kamu hizmetine erişmek için rüşvet ödemek zorunda kaldığı ve 124 ülkede yolsuzluk seviyelerinde gerileme olmadığı bir dünyada yaşıyoruz!

YOLSUZLUĞU, İSRAFI TERK ETMEK ŞART!

* “Bir yerde adalet olmazsa o ülkede yaşanamaz, zulüm var demektir. Bizim inancımızın temelinde de bu yatar. Müslümanlıktan bahsediyorlar. Peygamber Efendimiz ne buyurmuş, ‘İslam güzel ahlâktır’ diyor. Güzel ahlâkın başında da adalet gelir. Harama el uzatmamak gelir. Yolsuzluktan vazgeçmek, israfı terk etmek gelir. Siz bunların hepsini yapacaksınız ondan sonra da alnı secdeye gelenlerle şampanya patlatanlar arasında tercih yapıyormuşuz diye bir safsata ortaya atacaksınız. Yok arkadaş… Hem yolsuzluk yap hem de alnım secdeye de! Yahu, Cenab-ı Hak’tan en büyük cezaya sen müstahak olursun!” ( Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı)

ÖNEMLİ OLAN NETİCE DEĞİL Mİ?

Yolsuzluk denilince şu hususları da hatırlatmakta yarar var;

*   AK Parti’nin ilk döneminde büyük iddialarla kurulan “Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu” esasen geniş kapsamlı çalışmalar yaptı ve bir rapor hazırladı. Bu rapor hakkında neredeyse hiçbir şey yapılmadı... Farklı siyasi parti üyelerinden oluşan komisyon gayretli çalışmalar yaptı, yazışmalar gerçekleştirdi. Komisyona adeta belgeler yağdı ama netice! Netice çıkmadı...

* Günümüzde de en büyük sorunlardan birisi yolsuzluklar, usulsüzlükler, müsriflik... İktidar partisi ilk kurulduğunda ‘bizim için 3Y çok önemli. Bu 3Y’nin ortadan kalkması için çalışacağız’ diyordu. Bu 3Y’nin açılımı şöyleydi; ‘Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar’. Nasıl bir yol alındı?

* 1991 seçimlerinden sonra, Başbakan Süleyman Demirel’in, “Koskotas Dosyaları” olarak nitelediği yolsuzluk dosyalarından “zero” yani “sıfır” sonuç alındı. Koskotas Dosyaları adı, ANAP döneminde yapıldığı ileri sürülen yolsuzluk ve usulsüzlükleri hatırlatmak için verilmişti. “ANAP döneminde devasa yolsuzluk dosyaları gerçekleşti!” diyordu, muhalefet partileri.

* Hatırlayınız lütfen; dönemin ana muhalefet partisi başkanı Süleyman Demirel bir gazeteye şu demeci vermişti: “Elimde Koskotas dosyaları var.” Yolsuzlukları, hortumlamaları simgeleyen bu cümle, 1991 seçimlerinin neredeyse ana sloganı oldu. 1991 seçimlerini Demirel seçimi kazandı ve başbakanlık koltuğuna oturdu. Peki, sonrası!.. Yine yaşı müsait olanlar hatırlayacaktır, bu yolsuzluk dosyalarını araştırmak için emekli General Orhan Kilercioğlu, Bakan yapıldı, kabineye alındı ama sonuç sıfıra sıfır, elde var sıfır oldu! Seçim propaganda çalışmaları sırasında verilen sözler, vaatler lafta kaldı, rafa kalktı!

KOSKOTAS DOSYALARI!

Biraz da bu Koskotas Dosyaları hakkında bilgi vermek isterim;

Bundan yaklaşık 40 sene önce, 1980’li yıllarda Amerika’dan Yunanistan’a gelen Yorgo Koskotas, dönemin Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu hükümetinin desteği ve teşviki ile bir banka satın aldı.

Koskotas, bu bankayı satın aldıktan hemen sonra o günün parsıyla 100 milyon Euro’luk yolsuzluk yaptı, bankayı boşalttı, iddialara göre.

Bu haberler Yunanistan basınında yayınlanınca büyük bir gürültü koptu.

İlginçtir; Yorgo Koskotas, bu paranın bir bölümü ile iki gazete ve bir radyo satın aldı. Yunanistan’da adeta bir medya imparatorluğu kurdu.

Çok konuşulan bir iddia da Yunanistan’da dilden dile dolaştı. O da şuydu; 100 milyon Euro’nun bir bölümünün de Başbakan Andreas Papandreu’ya gittiği konuşuldu! Fakat bu iddia ispat edilemedi.

Koskotas Yolsuzluğu iddiaları, yine 1980’li yıllarda Türkiye’de patlak veren Banker Kastelli yolsuzluğuna benzetiliyordu.

Tüm bu iddialar üzerine Yunanistan medyası Koskotas’ın üzerine üzerine gitti.

Yorgo Koskotas yurtdışına kaçmak zorunda kaldı.

Yunanistan Başbakanı Andreas Papandreu’nun Pasok Partisi seçimleri kaybetti.

Dönemin Maliye Bakanı Dimitris Covalas Yüce Divan’a sevk edildi.

Yorgo Koskotas Arjantin’de yakalanarak Yunanistan’a iade edildi. Yargılanarak 25 yıl hapse mahkûm edildi. 12 yıl ceza evinde yattı. 2001 yılında tahliye oldu. Atina dışında kayınpederinin yanında hayatını idame ettirmek durumunda kaldı.

Şu da çok konuşuldu anılan dönemde; “Yunanistan örnek bir adil yargılama örneği verdi!”

Ve Koskotas Dosyaları yolsuzlukları simgeleyen bir deyim olarak hafızalarda, belleklerde kaldı.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatandaş - Ne kadar ilginç değil mi? En büyük yolsuzluklar da kendisini müslüman olarak tanımlayan ülkelerde oluyor. Yolsuzluk ve müslüman. Yolsuzluk var ise orada müslüman olmaz, oradakilere müslüman denmez. Müslüman olur ise orada yolsuzluk olmaz.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 05 Ocak 05:19


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler