Kan İçenler Kan Kusarlar

Kanunları kanla yazanlara, haritaları kanla çizenlere, kan içerek büyüyenlere, kana ekmek doğrayanlara, tıka basa yiyince kana susayanlara, insanlara kan ağlatırken kan ter içinde kalanlara, İslam, Kur’an, Muhammed, Müslüman, dostluk, kardeşlik, adalet, huzur, mutluluk… kelimelerini duyunca, kanı beynine sıçrayanlara, “çocuk katili” diyorsun, adamlar seviniyor.

Çaresiz, kimsesiz, ekmeksiz insanların bir araya geldiği mülteci kampını bombalayanlara “Kanlı katiller sürüsü” diyorsun, ceylan yavrusu parçalayıp yiyen sırtlan sürüsü gibi yalanmaya başlıyorlar.

Devletlerin eliyle dünya insanının parasını banka aletiyle soyan “soygun çetesi” diyorsun “Merd-i kıpti” gibi geriniyor.

Ne diyeceğimizi biz de şaşırdık.

Kanlıyı kan tutarmış. Bir gün gelir, içtiği kanları, aldığı canları ağzından burnundan fitil fitil getirip kan kusturacak biri çıkar.

Onlar hakkında bizim bir şey dememize gerek yok.

Rabbimiz onları bize peygamber katili olarak tanıtıyor:

Bir de onlara: "Allah ne indirdiyse ona iman edin" denildiği zaman onlar: "Biz, bize indirilene iman ederiz" derler de diğerini inkâr ederler. Hâlbuki o, yanlarındakini doğrulayıcı bir gerçektir. De ki: "Madem iman ediyordunuz da daha önce nebileri niçin öldürüyordunuz?" (Bakara Sûresi, ayet 2/91)

Rabbimiz, onların iftiracı olduklarını bildirir. Şu anda bile dünyanın her tarafına örümcek ağı gibi yayılan haber ajansları ile dilediğini yıpratmak için iftira kampanyaları başlatabiliyorlar.

Hz. İsa’nın annesi Meryem validemize bile iftira atabilen bu insanlar, bütün insanlığa haydi haydi iftira atarlar.

“Bir de inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftira yapmaları sebebiyle onlara (lanet) ettik.

Allah'ın Rasülü Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük" demeleri sebebiyle (onları lanetledik). O’nu öldürmediler de, asmadılar da. Ancak onlara benzetildi. O’nun hakkında ihtilaf edenler şüphe içindedirler. Zanna uymaktan başka onların hiçbir bilgisi yoktur. O’nu yakınen/kesin öldürmediler.

Ancak Allah onu kendine kaldırmıştır. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.” (Nisa Sûresi, ayet 4/156-158)

Hz. İsa’yı öldürmeye teşebbüs eden, Meryem anamıza iftira atan bu insanlar bize hiç acımadıklarını şimdi Filistin’de ve bütün dünyada gösteriyorlar.

Yahudiler, altına sımsıkı sarıldılar.

Allah Rasülü ve arkadaşları/ashap ise Rabbin emirlerine sımsıkı sarıldılar.

Sonunda onların altınları ashab-ı kirama kaldı, canları hakkında karar da Sevgili Peygamberimizin iki kelimesine kaldı.

Ve sonunda Medine’deki köşklerini, mal ve mülklerini terk edip Şam diyarına göçte kurtuluşu buldular.

Rabbimiz, onlar hakkında, “Yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, peygamberleri öldürenler, cimriler, lanetliler ve kâfirler kelimelerini kullanıyor.

Yahudilere “Kâfir demeyelim” diyenler şu ayeti okusunlar:

“Allah'ı ve rasüllerini inkâr edenler, Allah ile peygamberleri arasını ayıranlar, bir kısmına inanır, bir kısmına inanmayız diyenler, iman ile küfür arasında bir yol edinmek isteyenler,

İşte bunlar, gerçek kâfirlerdir. Biz kâfirler için alçaltıcı azabı hazırladık.” (Nisa Sûresi, ayet 4/150-151)

Bütün bu kötülüklerine rağmen biz yine de onların kâfir olarak ölmelerini ve cehenneme gitmelerini istemiyoruz:

Kimse bize teslim olmasın. Bize teslim olurlarsa bir puttan öbür puta geçmiş olurlar.

Allah’a teslim olsunlar da, bundan sonra gelecek nesillerin başına bela olup kendilerini de ateşe atmasınlar

Uhud harbinde İslam ordusunu bozguna uğratan Halid bin Velid gibi Müslüman olsunlar ve sahip oldukları güçlerini İslam’ın adaletinin bütün dünyaya adalet kalkanı yapsınlar.

“Eğer ehl-i kitap, iman edip sakınsaydı, elbette biz onların günahlarını örter ve elbette nimetleri bol cennetlere koyardık.

“Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i kendilerine Rablerinden geleni ayakta tutsalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından yerlerdi. Onların içinde orta yolu takip eden (Muhammed'e ve ona indirilene iman eden) bir ümmet vardır. Onlardan birçoğu ise ne kötü şeyler yapıyorlar.” (Maide Sûresi, ayet 65-66)

 Eğer iman eder, ona göre yaşarsak, Allah bu dünyada da rızkını bolca vereceğini yerden ve gökten rızık indireceğini haber veriyor.

Bol yağmurlar rızık olduğu gibi, Allah’ın bizim gönül ufuklarımızı açması da O’nun bize verdiği rızıktır.

Gönül ufuklarımızın açılması için de yaratılan hiçbir şeyin Rabbimizle aramıza girip putlaşmaması gerekir.

Kan İçenler Kan Kusarlar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler