Nezaket Abidesi Bir İnsan: Lütfi Doğan

Lütfi Doğan Hocamız ile 2018’in Mart ayında yakinen tanışma ve sohbet etme imkânım olmuştu. Maaile dergimizde yayınlanan “Aile röportajları” serisi için röportaj yapmak üzere evlerine misafir olmuştum. Bu röportaj sayesinde kıymetli eşi Sabire teyzemiz ile de sohbet etme imkânım olmuştu.

Hayatımda tanıdığım en nazik ve en kibar insanlardı.

Seslerinin tonu, nüktedanlıkları…

Yetmiş yıllık hayat arkadaşlıklarında birbirlerini bir kere bile kırmamış, gücendirmemişlerdi…

Dört dörtlük geçmemişti hayatları…

Milli Görüş’ün öncü isimleri olmaları hasebiyle birçok imtihandan geçmiş, darbeler, ithamlar görmüştüler.

Yaşadıkları her bir çileyi bu dava için üstlenilmesi gereken bir sorumluluk olarak görmüş ve hamd etmişlerdi.

Milli Görüş hareketinin başarısı da öncülerinin bu adanmışlığında saklı zaten…

Adanmışlık demişken…

Bir dava uğruna adanmaktan bahsettiğimizde kişinin kendinden ve çevresinden vazgeçerek çalışması gerektiğini zannediyoruz. Ancak Milli Görüş, İslam nizamını yeryüzünde tekrar ikame etmek için çalışan bir hareket. Böyle bir hareketin içerisinde çalışan insanların ailelerini ve çevrelerini ihmal etmeleri de düşünülemez. Nitekim Milli Görüş öncülerinin her biri topluma karşı vazifelerini yerine getirirken ailelerini ihmal etmemiş, ailelerine karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmış mümtaz insanlar.

Lütfi Doğan Hocamız ve Sabire teyzemiz ile yaptığımız röportajda da aile hayatlarına dair özel hatıratları dinlemiş ve çocuk terbiyesine dair önemli ipuçları almıştık. Sabire teyzemiz Lütfi Hocamız için, “Sadece benim evde değil Türkiye’de bir tane” derken Lütfi Hocamız da Sabire teyzemiz için, “Baş tacı” demişti. Onları dinlerken, “İnsan böyle bir ailede nasıl mutsuz olsun ki?” sorusunu kendime sormadan edememiştim.

Lütfi Doğan Hocamıza da sormuştuk insan nasıl mutlu olabilir diye…

Bize tercümesini yaptığı “Mutluluğun Tarifi” kitabını hediye etmiş ve şöyle demişti:

“Esere mutluluğun kazanılması ismini ben verdim. Nedeni de şu. İnsan görevlerini öğrenip yerine getirdiğinde vicdanen huzur bulacak ve mutlu olacak. Allah’a karşı saygılı ve Allah’ın kullarına sevgili bir insan; insan suretinde melek denecek kadar değerli olur. Yapabilir miyiz? Yaparız ama ülkedeki bütün ailelerin de okulların da camilerin de yayın vasıtalarının da bu şerefli sorumluluğu daima hatırında tutması lazım. Benim görevim hiçbir Allah’ın kuluna zarar vermemek ve gücüm yettiği kadar insanlığa faydalı olmak. Şimdi böyle düşünen bir insanın elinden de dilinden de iyilik gelir.”

Lütfi Doğan Hocamızın Hakk’a kavuştuğunun haberini alınca bir daha o kibar insanı göremeyecek ve naif ses tonuyla tavsiyelerini alamayacak olmanın hüznünü yaşadım. Milli Görüş öncülerini Hakk’a uğurladıkça içimizdeki hüzün de büyüyor fakat onların bıraktıkları idealler, tavsiyeler ve yaşanmışlıkları önümüzü aydınlatmak için çok önemli hazineler…

Yaşarken kıymetlerini ne kadar bilebildik bilmiyorum ancak bizlere bıraktıkları ideallere sahip çıkarak ve yeni bir dünyayı kurarak kıymet bilenlerden oluruz umarım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler