Kadın Hakları Yoktur!

Evet, kadın hakları yoktur.

Hatta erkek hakları da yoktur.

Ortada bir hak varsa ki var; o hak, herkesindir.

Hatta her canlınındır.

Birini diğerine karşı kışkırtmamak gerekir.

Güçsüzü güçlüye ezdirmemek bir haktır.

Güçlüyü de güçsüze ezdirmemek bir haktır.

Karıncayı ezmemeye gösterdiğimiz ihtimamı, fillerin katledilmemesi için de göstermeliyiz.

Kurtların nesli tükenirse ezeli rakipleri köpeklere de ihtiyaç kalmaz.

İkisi de birbiriyle mücadele ederken, birbiri için de yaşarlar aslında.

Aralarındaki rekabette dahi adil olmak gerek.

Koyunları koruyacağım derken doğanın yaratılış dengesini bozmamak gerekir.

Kurtları da korumak, gözetmek gerekir hâsılı…

Küçük çocuğumuzu büyük çocuklarımıza ezdirmeyelim derken, büyük çocuklarımızı da kırıp dökmemek gerekir.

Adaletli, vicdanlı olmak gerekir.

Evin en küçüğünü biraz da fazla şımartırsak huzur kaçar.

Ağabeyleri, ablaları tarafından da sevilmez olur küçük kardeş, biraz da dışlanır, zarar görür.

Yeni diktiğimiz fidanların elbette biraz daha ilgiye ve korunmaya ihtiyacı var ama asırlık çınarlar da saygıyı hak ediyor.

Kantarın topuzunu kaçırmamak lazım velhasıl!

Canlılardan bahsettik ama cansız varlıkların da kendilerine göre hakları var.

Çevremizi korumalıyız, temiz tutmalıyız…

Evet, cansız gibi gözükse de ailenin de bir hakkı var.

Aile, toplumun temeli olduğuna göre, o hak aslında toplumun hakkı oluyor aynı zamanda.

Ailenin temeline kibrit suyu dökmeyelim.

Kavgayı, çekişmeyi körüklemek yerine vicdan aşılayalım çocuklarımıza.

Her sabah, her akşam kadın hakları nakaratlarını tekrarlarken aslında kadınlara kötülük ediyoruz.

Hayvan hakları diye hareket edip köpekleri sokaklara başıboş bırakırsak önce o hayvanlara eziyet ederiz, sonra da sokakları tehlikeli hale getiririz.

Sokakları kullanan diğer canlılara haksızlık ederiz.

Akşam olup bütün aile bireyleri toplanınca, sofraya konan yemeği sadece bir kişinin yemesine müsaade ederseniz nizah çıkar engelleyemezsiniz.

Her birey, bedeninin ihtiyacına göre, ya da açlık durumuna göre o tencereden yemeğini yemek durumundadır.

Adaletli olmak gerekir hâsılı.

Mesela avlanmanın da kuralı, kaidesi var. Hukuken belirlenmiş zaman dilimleri var.

Hayvanların üremesine ve yavrularının büyümesine müsaade etmek gerekir.

Bu da bir haktır.

Kurban kesmek Allah’ın emri ama Allah’ın bir başka emri de kurban olacak hayvanların belirli olgunlukta olmasıdır.

Bu da bir nevi hayvan haklarıdır.

Allah, koyduğu sınırla hayvanların da belirli sürede yaşamalarına müsaade etmiş.

Düşünelim, tefekkür edelim, ifrat ve tefritten uzak duralım…

ADİL VE VİCDANLI OLALIM!

Kadın Hakları Yoktur!

NOKTA

Kadın Hakları Yoktur!

Bir maskeli adam çıktı, bütün dünyanın maskesini düşürdü!

Teşekkürler Dilan Polat!..

Çocuklarımızı tehdit eden en büyük tehlike sıralamasında ilk sıraya uyuşturucu, ikinci sıraya ise sosyal medya etkisini koyabiliriz.

Ne kadar mücadele etsek de maalesef evlatlarımız sosyal medya ortamında yetişiyor. Oradan çekip almak pek mümkün değil. Belirli sınırlamalar koysak da başarılı olduğumuz söylenemez. Belki de çağın getirdiği şartlar evlatlarımızı bu girdabın içerisine sürüklüyor. Bizim neslin elinde çok sayıda farklı uğraşlar vardı. En riskli görülen de sokaklarda futbol oynamaktı. Çünkü babalarımızın güçlükle aldığı ayakkabıyı parçalar, Allah muhafaza pantolonumuzu da heder ederdik. Şimdi ise aileler çocukları futbolcu olsunlar diye gözlerinin içine bakıyor.

Zaman ve şartlar değişti.

Arkadaşları bilgisayarla oynarken, çocuğunuza misket oynamasını öğütleyemezsiniz. Öğütleseniz de boşa kürek çekersiniz.

Geriye, çocuğunuzun sosyal medya ortamında doğru ile yanlışı mukayese etmesini öğretmek kalıyor.

Son günlerde sosyal medyanın gündemi Dilan/Engin Polat çiftinin cezaevinde biten kısa süreli ama çok şatafatlı hayatları.

Kadın Hakları Yoktur!

Kadın Hakları Yoktur!

Bizler fark etmesek de; Polat çifti, milyonlarca takipçilerinin gözleri önünde, kısa sürede canlı yayınlarla palazlanıp, görgüsüzce bir hayat yaşayarak yine sosyal medya kullanıcılarının gözlerinin önünde cezaevine girdiler.

Önce, milyonların öykündüğü bir hayat yaşadılar sonra da bu hayatın ağır faturası ile karşı karşıya kaldılar.

Haklarındaki suçlamalar çok ağır, görünüşe bakılırsa kısa sürede de demir parmaklıkların ardından çıkamayacaklar.

Ayrıca Polat çifti ile benzer hayatı süren onlarca sosyal medya fenomeni de bu sayede mercek altına alındı, haklarında soruşturma başlatıldı.

Hani derler ya bir musibet bin nasihatten evladır diye.

Sosyal medyanın zararlarını çoluk çocuğumuza sabahtan akşama kadar anlatsak Engin/Dilan Polat’ın verdiği dersten daha etkili olamazdı.

Özellikle Dilan Polat’ın görgüsüz yaşantısı ve sonrasında patlak veren olaylar olmasa birçok genç onların ya da benzerlerinin izinden gidecekti…

Belki de bu çifte bir teşekkür borcumuz var!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Adil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler