Asrın Ziyafeti

     Ekmeğin büyüğünü Siyonistlerle ticaret yapanlar yer. Rızkın onda dokuzu ticarette olduğundan değil; açgözlülükten… Toprağın bile doyurmadığı bir göze sahip olmaktan… Arzın yekûnunu mülk edinseler, bu tür ticaret erbabı için doymak, kanmak, yetinmek söz konusu değildir. Bir yandan her yaştan insanın hunharca katledilişini izlerken, diğer yandan katillerle çoktan tesis edilmiş ticaret anlaşmalarına bir zeval gelir mi diye kendi kendilerini yedikleri görülür. Hiç kapanmayan, yorulmayan, zapt edilemez çenelere sahip olan mezkur zevat, bir şey yapmış görünmek için sürekli konuşur. En güçlü silahları boşboğazlıkları olduğundan, ortaklarıyla aralarındaki borç harç muhabbetini dillendirip başka milletlerin işbirlikçi yönetiminin tuhaf sessizliğini kınar. Bu gayret, aradaki gayrimeşru ilişkileri örtmeye dönüktür. Bir yandan da iç piyasaya karşı hassasiyet imajı verilebilmişse yemeyip yanında yatılacak nimet ya da daha fazlasını elde edip biriktirilebilecek bir ziyafet olur.

     Siyonizm, kendisine dışardan bakanların, düşmanlarının, karşıtlarının anlayamayacağı, saptayamayacağı, akıl erdiremeyeceği kadar doyurucu olsa gerektir! Yerli, yabancı, milli, dış güç, iç hain demeden cümle ulusların işbirlikçi yönetimleri, onun mütemadiyen terör üreten silahlı kanadıyla; İsrail denen yapılanmasıyla ticari ilişkiler kurmak ve işteşleriyle arayı bozmamak derdindedir. Mesele Yahudi sevicilikten ibaret olsa o semitist tavrın bir ara sonu gelir. Bunlarınki başka bir muhabbet, başka bir sevgi, başka bir adanıştır. Sanki dünyadaki varlık sebebini İsrailoğullarına dayandırmak, gücü yahut iktidarı onlardan edinmek gibi… Haksız, hadsiz, seviyesiz işleyen dünya düzeninin bahşettiği variyeti korumak gibi… Gizli kapaklı dostluklara zeval gelmesin için sürekli alışverişte görünmek gibi… Ve aynı alışverişi kendi kitlelerine, insanlıktan yana tavır alıyormuş imajına bürünerek yutturmak gibi…

     Ulusal alanda çıkarlarını korumak için kaostan beslenenlerin, herhangi bir savaştan kazançsız çıkması düşünülemez. Bu ilginç şahıslar, insanlıktan yana tavır alıp hiçbir yaptırıma bulaşmadığı gibi el altından kurulan işbirliklerini örtüp, geniş çaplı ticaretlerini sürdürmek için kendi vatandaşlarını mitingle, boykotla ve bir gece ansızın kınayarak manipüle eder. Distribütörlük yahut franchise alınarak kurulan, vergiye bağlanan, ruhsat verilen ve hatta yerli sermayeden saydıkları kahve dükkânlarını, hamburgercileri protesto etmek biçiminde bir cihat anlayışı ikame edilir. Sömürü, zam, hayat pahalılığı nasıl marketlerin fırsatçılığıysa, ticaret anlaşmalarıyla ithalatı çoktan yapılmış malları satmak da marketçilerin suçu oluverir! O ticaretin iki ayda üç yüz gemi yolculayan ihracat kısmına kimse bulaşmaz.

     Yahudi’yle kurulan sarsılmaz işbirliği dışında da tüm paydaşlar ilginç bir şekilde Filistin davasından beslenir. Gerçekte Filistin o kadar mümbittir, öyle verimlidir ki üstüne çöreklenen Siyonistler bunca çakal, bu kadar sırtlan arasında rahatlıkla izini kaybettirir. O Filistin ki edebiyatçıların romantizmini artıran, hüzünbazlara gevrek gevrek şiirler okutan; sayfa sayfa, cilt cilt romantizm cümleleri kurduran alandır. Üstüne siyaset üretilen, diplomasi resmi verilen, yandaşlığın üstünü örtüp iç piyasalarda bolca taraftar toplatan ve neticede kitleleri ardına takma, oy devşirme, muhabbet celp etme vesilesidir. Dinler, birlikte yaşama, toprak sahipliği gibi mevzular için sosyolojik araştırmaların ana konularından biridir. Tüm dünyada hümanist geçinenler, olur olmaz her mevzu üstüne rahatlıkla organize olabilen aktivistler ve dahi her daim eylemin dışında kalıp üretebildiği hamasi söylemle yolunu bulanlar Filistin davasından ekmek yer. İşgal güçlerinin habire yıktığı ve evleri yıkılan mağdurların yeniden yapmak, yaptırmak zorunda kaldığı binalar dolayısıyla müteahhitler, malzemeciler, bilcümle inşaat işleri için bulunmaz nimettir. Keza Filistin topraklarına çöreklenen İsrail’in her nevi tedarikçiliğini üstlenen silah tüccarlarının, makine kimya sanayiinin, demir-çelik ihracatçılarının beslendiği Halil İbrahim sofrasıdır. Gemicikler, armatörler, RoRo, tanker, konteyner seferleri ve dahi deniz ulaşımının hacimli ticaretinin cümle âlemi doyuran, semirten, şişiren pazarıdır. Enerji nakil anlaşmaları; su, petrol, doğal gaz, jet yakıtı, elektrik vs. alım, satım, dağıtım, paylaşım işleri ara sıcaklardır. Sayılabilecek o kadar alan, sıralanabilecek o denli paydaş vardır ki; kimse doğrudan her şeyi ve herkesi karşısına alıp İsrail’in kökünü kazıyacak bir eyleme girişmez. Yandaşlar, nemalananlar, işbirlikçiler zaten vicdanını susturamayan halkı kandırma, hedef saptırma, teskin edip yatıştırma memurlarıdır.

     O pek geniş sofradan faydalanmayan sadece Müslüman Filistin halkıdır. Ve onlar gerçek bir hayatı, tüm dünya nimetlerine tercih etmek suretiyle, şüphesiz üstün makamların insanlarıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İshak Koç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatandaş - Tam 12 den vurmuş sunuz sayın yazar. S effafligin olmadığı yerde her sey tiyatrodan ibarettir. Tavsana baktirip bizi dolandirirlar. Ve bu numarayı her zaman yeriz.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 08:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler