94 ruhu Milli Görüş ruhudur

2005 tarihinde çıkarılan 5378 sayılı o zamanki adıyla Özürlüler Yasası’nın geçici 2. Maddesi’ne göre, engellilerin ulaşım ve erişiminin önündeki engelleri kaldırmak için yerel yönetimlere sorumluluk verildi ve 7 yıl içerisinde hükümlülüklerini yerine getirmeyenler için cezai müeyyide uygulanacağı öngörüldü. Lakin bu süre 2012 Temmuz ayında dolmasına rağmen herhangi bir aşama kaydedilmedi. Bunun üzerine 3 yıl daha süre verildi. Bu süre de, 2015’in Temmuz’unda doldu, lakin yine söz konusu işler tamamlanamadı. Bir üç yıl daha süre istendi, o da 2018 Temmuz’unda sona erdi. O kadar süre geçmesine rağmen Engellilerin Ulaşım ve Erişim problemleri maalesef bitmedi. Ve süre şimdi de 2 yıl daha uzatıldı. Problemlerin 2020’de çözüleceği söyleniyor.

Bozuk rampalar, işe yaramayan görme engelli yolları, çalışmayan ‘üst geçit-alt geçit’teki bozuk asansörler, toplu taşıma araçlarındaki sıkıntılar ve daha niceleri. Daha ne yüzle başta engelliler olmak üzere vatandaştan oy isteyecekler. 15 yıldır engellilerin problemlerini çözememişken vatandaş daha kaç yıl bekleyecek ki problemler çözülsün. Seçim yatırımı düşüncesiyle Meclis iki haftalık tatilden sonra toplanıp; ALS, MS ve SMA hastaları için komisyonlar kurup çalışmalar yapacaklarmış. Ayrıca mevzubahis hastalar için ilaç problemlerini halledeceklermiş. Yani engelliler her yıl seçimi beklemeleri lazım ki problemlerin çözümü için çalışılsın.

Bu durum makyaj yapma, göz boyama değil de nedir?  Engellilerin aklıyla alay edilmesin. Hele de görme engellilerin. “Görmüyoruz ama kör değiliz” diyen, hakkı hakikati gönül gözüyle görenlerle asla. Şimdi de 1994 ruhu deniliyor. Milli Görüş belediyeciliğinden bahsediliyor. Doğrudur, o belediyeler destanlar yazmıştır. Çünkü Milli Görüş anlayışı, zihniyeti ve sistemi hâkimdi. Bugüne kadar gururla dile getirdiğimiz bir husus var ki; Milli Görüş birçok hükümetlerde koalisyon ortağı olmuş, TBMM’de temsil edilmiş, grup kurmuş, yerel yönetimlerde iktidar olmuş, bunların hiç birinde Milli Görüşçüler hakkında yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırma, rüşvet gibi ithamlarla haklarında ne bir soruşturma ve ne de bir araştırma dosyası açılmamıştır.

Şimdiye gelince, iktidardakiler de Milli Görüş gömleğini çıkarana kadar onlar hakkında da bu şekilde ithamlar yok idi. Ne zamanki Milli Görüş gömleğini çıkardılar ve dünyevileştiler, işte o zaman israfa gömüldüler ve rüşvete battılar. Burada rahmetli Akif’in şu dörtlüğünü hatırlıyoruz. “Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır, Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır”. Yani insanlarda zihniyet, tihniyet, anlayış ve sistem önemlidir. Bu da ancak Milli Görüş’te vardır. Milli Görüş gömleğini giymeyen, her ne kadar da dürüstüm, doğruyum dese de boşuna. Geçmişte yaşadıklarımız gösteriyor ki  “At sahibine göre kişner” atasözümüz ne kadar isabetli söylenmiş.

İktidardaki siyasetçiler, kendilerinden olmayanları ötekileştirerek, şer cephesi diyerek de cephe oluşturmakta ve milleti birbirlerine ayrıştırma gayretlerini hayretle ve esefle izliyoruz. Hâlbuki iktidarın görevi ayrıştırma değil, birleştirmedir. Koltuk bekası uğruna bu tehlikeli ve karanlık yola girmek, akıl ve izan işi değildir. Siyasiler, “Dün dündür, bugün bu gündür” politikasından vazgeçerek, aklıselim davranmaları gerekir. Aksi halde ne milletin yararına ne de kendi bekalarına bir hayır getirmeyecektir.

Allah kimseyi akıldan, şuurdan, izandan ayırmasın. Vesselam!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?