Kim Kazandı Kim Kaybetti, Tarih Kaydetti

Asırlara etki edecek bir Filistin- İsrail savaş sürecini izledik.

Kimisi cihat etti, kimisi üzüldü, kimisi memnun oldu, kimisi hakaret etti, kimisi anlamsız tavırlarla izledi, kimisi ikiyüzlü, hatta çok yüzlü davrandı, kimisi kınadı, kimisi alkışladı. Savaşın devam edip etmeyeceği de şu an belli değil.

Peki, buraya kadar kim kazandı, kim kaybetti, tahminlerimizi yürütelim mi?

Elbette İlahi düzen içinde her şey kaydedildi. Tarih kendi sayfalarına, gelecek kuşaklara aktarmak üzere notlar aldı.

Tarih kaydetti:

Mücahitler, “Düşmanlarınıza karşı kuvvet ve savaş vasıtaları hazırlayın” emri gereği, yıllardır yaptıkları hazırlıklar çerçevesinde müthiş ataklarda bulunarak cihat ettiler. Birçoğu şehit oldu, birçoğu yaralandılar. Kalanlar da cihat için hazır beklemekteler. Gerçek iman sahiplerinin yüzünü ak ettiler. Dünyanın dikkatini İslam’a çekmeyi başardılar. Halkı Müslüman olsun olmasın 100’den fazla ülkede kendilerine destek için eylem yapılmasına vesile oldular. Liderlerden taraftarlar kazandılar. Ezilmediler. Ezdiler. Gurur kibir abidesi, maddi imkanları bol, silahları modern, güçlü propaganda kanallarına sahip düşmanları ile dünyayı parmağında oynatan süper güçlerden oluşan destekçilerinin tarihlerinde bir ilk olarak korkulu rüyaları olmayı başardılar. Onların süper silahlarını ve araçlarını kendi imanları ile hurda yığını haline getirmeyi başardılar. O süper güçlerden korktuğu için gıkını çıkaramayan birçok milletin ve liderinin de basiretlerini açmaya muvaffak oldular. En önemlisi de açıkça belli olduğunu müşahede ettiğimiz Allah’ın yardımını aldılar. Onlar, Nisa Suresi 95’te de ifadesini bulan üstünlüğü kazandılar.

Şehitler; bebek, çocuk, kadın, erkek, yetişkin, sivil, asker, hasta, meslek sahibi on binlerce şehit. Hepimize gözyaşı döktüren şehitler. Tüm dünyada milyonların kalplerini yumuşattılar. İslam’a bakışı ısıtarak değiştirdiler, binlerce insanın hidayetine vesile oldular ve inşallah daha çoklarının imana gelmesine vesile olacaklar. Kim gaddar, kim zalim, kim suçlu, kim mikrop, kim merhametli anlaşılmasına vesile oldular. Onlar zaten ölmediler, kazandılar.

Halkı Müslüman devletlerin yöneticileri; hem sözleri hem de fiilleri ile korkmadan çekinmeden haklının yanında duran, elinden gelen tüm imkanlarını seferber eden yöneticiler -ki çok az sayıdadır- kazandılar.

Gerek korkusundan, gerek gafletinden, gerek rahatının veya koltuğunun gitmesinden endişe ettiğinden, gerek hesaplarını iyi yapamamaktan dolayı etliye sütlüye karışmayan yöneticiler kaybettiler.

Halkı Müslüman olan ama kendileri mücahitleri terörist olarak ya da düşmanın kendilerine biçtiği rolü oynamakla suçlayan veya düşmana övgüler düzen yöneticiler de kaybettiler.

Halkı Müslüman olup ikili oynayan yöneticiler; konuşurken mücahitleri savunuyormuş gibi çok usturuplu ve yüksek perdeden sözler söyleyen ama İslam İşbirliği Teşkilatı’nın belgelerinde mücahitleri tümden gayrimeşru gibi gösteren satırlara itiraz dahi etmeyen, düşmanla münasebetlerinde normal zamanda imiş gibi devam ederken bile düşman yöneticilerine en galiz sözler söylerken, ticaret adı altında düşman ordusunun ihtiyaç duyduğu tüm ikmal maddelerini aralıksız karadan, havadan ve denizden tedarik edilmesine müsaade eden yöneticiler… Üstelik düşman için hayati istihbarat ve destek tesislerini faaliyette tutan, bu tesislerden düşmana silah ve mühimmat gönderildiği iddialarının; bırakın yalanlamayı, araştırılmasına dahi müsaade etmeyen yöneticiler. Bunlar için “kaybetti” değerlendirmesi çok hafif kalır. Sözleriyle mücahitlerden yana imiş gibi gözüken ama fiiliyatta düşmana her türlü desteği sağlayan bu tip yöneticilere belki “esfele safiline yuvarlandı” demek gerekir.

Tarih bunları kaydetti. Gelecek kuşaklar bunları değerlendirecektir elbette. Elbette amel defterlerine de işlendi. Tevbe etmedikleri takdirde işlerinin çözümsüz olacağını tahmin etmek zor olmasa gerekir.

KURU YORUM

Ben Türkiye’yi yöneten zihniyetim,

Düşman takımlarla oyun kuruyorum.

 

Ben Haçlı’ya, Siyonist’e muhtacım,

Hep soğuk duşta ıslatılıp, kuruyorum.

Ben hep Avrupa kapısında beklerim,

Yaptığım ise ham tahmin, kuru yorum…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler