Reklamı Kapat

Gündelik hayat

Gündelik hayat kendi müfredatını kaybetti. İçine zaaf katılmamış bir anımız yok gibi. İnsan insana iletişimin kodları allak bullak oldu. Bir ortamda içinde insan isimleri geçmeyen konuşma ararsanız bulamazsınız. Dedikodu, yalan ve malayani o kadar sıradanlaştı ki artık onlar olmadan birbirimizi anlayamıyoruz bile. Temiz suya kirli su karışır gibi konuşmaya hile, abartı, sahtelik ve samimiyetsizlik karıştı. Kimsenin sözü kimseye güven vermiyor. Modern hayat sözü doğru bir eylem için vasıta addetmiyor. Çünkü sözle eylemin arası açık.

KİTAP OKUMUYORMUŞUZ

Okuyup okumadığımıza dair her gün yeni bir istatistik haberi geliyor. Dünyada yine sonlardaymışız okumakta. Yazmayı kimse araştırmıyor. O büsbütün diplerdedir herhalde. Kitap okumadığımızdan yakınanlar arasında en çok ilgimi çeken kitapla hiç ilgisi olmayan insanlar. Bir de o kadar iştahlı ve hararetli anlatıyorlar ki kitap okumanın faziletlerini görseniz bu şahısları kütüphanelerden çıkmıyor zannedersiniz. İlginçtir, artık kitap okumaktan ziyade kitap okumanın ne denli önemli olduğunu savunmak prim yapıp takdir topluyor. Ne tuhaf milletiz kitap okumayı bile kitabına uyduruyoruz!

KAPİTALİZMLE MÜCADELE DERNEĞİ NİYE KURULMUYOR?

Biliyorum birçok kişi bu sorumu içten içe yadırgayacak. Şimdi durduk yerde bu da nereden çıktı diyecek belki de. “Kime ne zararı var kapitalizmin?” diyenler bile çıkacak. Komünizmle mücadeleyi yurdun dört bir yanında teşkilatlanıp dernek kuracak kadar dini duyarlılığın parçası haline getirenler aynı şeyi kapitalizm konusunda hiç göstermiyorlar. Halbuki aile yapısından şahsiyet terbiyesine kadar insanın kimyasını bozan kapitalizmden başkası değildir. Parayı ve tüketimi kutsayan da kapitalist zihniyettir. Böyle olduğu halde bir Allah’ın kulu çıkıp da “Kapitalizmle Mücadele Derneği” diye bir dernek kurmaya kalkmıyor. O bir yana kimsenin aklının ucundan bile geçmiyor bu. Belki bu yazıdan sonra birileri çıkarsa o başka tabi.

YOZLAŞMANIN ADRESİ: HAZIRLIKSIZLIK

Durumu tespit etmede üstümüze yok, lakin sebebi kaybettiğimiz yerde değil işimize gelen yerde arıyoruz. Gençlerin itikadi ve zihinsel çözülüşü, yetişkinlerin idealsizleşmesi, ihtiyarların yaşlarının gereğine uygun bir bilgelikten mahrum olması hep yeterli din eğitiminin verilmemesinde yahut manevi erozyonda aranıyor. Mektepleri baştan sona din dersleriyle doldursanız, her sokak başına bir cami kondursanız bile yok olmayacak bir çürüme yaşıyoruz. Çünkü değişim, dönüşüm ve çürümenin sebebi yukarıdan aşağıya doğru toplumu çekip çeviren kurum ve de mekanizmaların değiştirme ve dönüştürme hızı ile doğru orantılı. Aileyi dönüşecek biçimde tesis ediyoruz. Eğitimi kalplerde ve zihinlerde maya tutmayacak şekilde yapıp bozuyoruz. Dini gündelik hayatın çeperlerine sızmayacak yüzeysellikte yukarıdan aşağıya doğru dimağlara boca ediyoruz. Toplumdaki fasit unsurlar salim unsurlardan çok daha organize ve çok daha hazırlıklı. Cuma namazını kıldıracak imamdan yeryüzüne güzelliğin kalıcılığına nişane olsun diye ev bina etmeye yönelen mimar ve müteahhite kadar bir görev ifa eden herkes yaptığı işin insana hitap eden tarafına odaklanmıyor. Tek kelimeyle hazırlıksız! Okula giden öğrenci, derse girecek öğretmen, hastasına yönelen doktor, hakka hükmedecek hâkim çok yönlü bir hazırlıksızlık içerisinde. Yapıp ettiklerimizde bile hazıra konuyoruz. Dünyaya gelen insanın hazırlıksızlığı ile dünyadan göçen insanın hazırlıksızlığı aynı trajediye yaslı: Ne olacaksa olacağı gibi olsun! “Elinle düzelt” aşaması dünyanın eğilen boynunu düzeltmeye değil eğik minareye el atma şeklinde anlaşılıyor. Ölüm meleği geldiğinde ev ödevlerini tamamlayamamış üşengeç öğrenci edasıyla kuracağımız cümleyi çoktan ısmarladık: Kendimi ölmek için hazır hissetmiyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

F. Yakut - Hocam birlikte kuracaktık ya. :((

Yanıtla . 1Beğen 05 Şubat 18:52

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?