Her Vahşette İsrail İzi, ABD Eli

            Filistin’de yaşananlar, geçmişte yaşanmış vahşetleri de gündeme getirdi. Söz gelimi İsrail’in işlediği cinayetler Filistin’de 50 yıldan beri işlenen cinayetleri, işgalleri ve işgallerin bir süre sonra nasıl ilhaka dönüştürdüğü tartışılır oldu. Bu tartışmalar geçmişte yaşanmışlıkları da hatırlatırken, aslında her vahşetin altından İsrail’in çıktığı ısrarlı bir şekilde tekrarlanırken, son Filistin olayları daha doğrusu İsrail soykırımı, ABD’nin bu yöndeki sicilinin de bozuk olduğunu hatırlattı. Özellikle de İsrail’in Filistin’de sergilenen olaylar öyle bir noktaya ulaştı ki, insan anlamakta güçlük çekiyor. Söz gelimi yeni doğmuş çocuklar İsrail soykırımına kurban giderken, bu defa işlenen cinayetlerde hayatını kaybeden çocukların organlarına İsrail’in el koyduğu gelen haberler arasında. Katlettiği insanların cesetlerinden çeşitli organları alan İsrail, bu organları depolayarak kullanıyor ve pazarlıyormuş. Gönül bu haberlerin doğru olmamasını istiyor ama verilen haberlerin masa başından harlanmamış olduğu da görülüyor.

            Hemen belirteyim ki, İsrail’in katlettiği insanların organlarını çıkartarak depoladığı haberi benim için sürpriz olmadı. Her ne kadar bu kadar da olmaz demek istiyorum ama yeni doğmuş çocukları katledenlerin katlettikleri insanların organlarını da kullanmaya kalkmaları fazla sürpriz gelmiyor insana. Ancak özellikle son Filistin olaylarında İsrail’in sergilediği soykırım ve insanlık suçunu işleyenlerin destekçisinin ABD olduğu ve ABD’nin bu destekçiliğini gizlemeye gerek duymadığı. Sanki İsrail’i desteklemeyi bir görevmişçesine pişkin pişkin aleni olarak hem sözlü hem de başta silah ve istihbarat olmak üzere her türlü desteği gizlemeye gerek duymadan veriyor. Hem de bu destek ABD yöneticilerinden geliyor. Kısacası ABD, İsrail’e Filistin’de yaptıklarına alenen destek verirken, sadece destek vermekle de kalmıyorlar, İsrail’i teşvik ediyorlar. Bir bakıma ABD yönetimi kendilerinin yapmak isteyip yapamadıklarını İsrail aracılığı ile uyguluyorlar. Çünkü geçmişleri hatırlandığında ABD’nin de en az İsrail kadar geçmişinde soykırım var. ABD’nin kuruluş yıllarında Amerika’nın yerlilerinin katledilerek her türlü varlıklarına el konulduğu hatırlandığında aslında ABD’nin de İsrail’den farkı yok.

            Bu noktada AB ülkeleri de Filistin’de yaşanan soykırımda görev almak hususunda geri kalmadılar. Böyle olunca da ister istemez insan geçmişte İslam dünyasına yönelik Haçlı Seferleri’ni hatırlamamak mümkün değil. Meseleye bu açıdan bakıldığında Haçlılar ve Siyonistlerin Müslüman düşmanlığı, bunun ötesinde de soykırım ilan etmemiş olsalar da bir ittifak oluşturduklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu bakımdan yaşanan vahşetlerde İsrail izini görmek zor değil. Bu arada İsrail izini yakalamış olsak soru tüm suçlularını görmek anlamına gelmiyor. Çünkü cephede açıktan yer almamakla birlikte söz konusu vahşetlerin arkasında ABD elinin bulunduğunu görmek ve olayları buna göre değerlendirmek gerekiyor. Sadece güncelde ön planda görülen İsrail’i görmek olayın bütününü görmek anlamına gelmiyor. İsrail, son iki ayda işlediği tüm cinayetlerin sorumluluğunu tek başına Netanyahu’ya yükleyerek kendini temize çıkarmaya çalışıyorsa, son olaylarda da sadece İsrail’i görüp başta ABD olmak üzere Haçlı ittifakını görmemek olayın eksik değerlendirilmesine yol açıyor. Bunun için de olaylara sadece dar alanlar içinde bakmak yerine dünya üzerindeki tüm yaşananlar ele alındığında yeryüzünde huzur ve barışın hâkim olması için İslam dünyasının birliğine ihtiyaç olduğu rahatlıkla görülür. Bu gerçek görüldüğünde sanıyorum Haçlı-Siyonist ittifakının hangi boyutlara ulaştığı görülecektir. Bu görüldüğünde sanıyorum yeryüzünde hakkı esas alan yeni bir düzene ihtiyaç olduğu netleşecektir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler