Peygamber efendimiz, hayatı en çok okunan insandır

Peygamber Efendimiz Miladi 571 yılında dünyayı teşrif ettiler. Onunla ilgili Efendimizin hadislerine bakacağız. Peygamber Efendimizin Annesi Âmine Hanım Âlemlere Rahmet Peygamberimizin doğumunda şahit olduğu olayları anlatmış. Peygamber Efendimiz nuru ilk yaratılandır. O nurdan yaratılmıştır her şey.  Öyle olmasına rağmen son peygamber olarak gönderilmiştir. Ondan sonra hiç peygamber gelmeyecek ve kıyamet kopacak. Kıyametin de ne zaman kopacağını bir tek Allah biliyor. Peygamber Efendimizin Nur’u ilk önce Hz. Âdem’e ilkah edilmiş. Sonra, oğluna ve peygamberlere geçe geçe Peygamber Efendimizin babası, Âmine annemizin kocası Abdullah’a intikal etmiştir. Bu konu Arap şiirlerinde bile geçiyor.  Çok güzel nur vardı, güzel insandı diye. Âmine annemiz Abdullah ile evlendikten sonra Peygamber Efendimize hamile kalmıştır. Sonrasında da nur Âmine annemize geçiyor ve bunu da ona söylemişler. Peygamber Efendimiz de Âmine annemizle ilgili olarak şöyle buyurmuştur, “Benim annem gördü. Ben-i Züheyre kadınlarının efendisidir. Babası da Vehb bin Abdulmenaf’tır. Annem Âmine bana yüklendiği sırada bir rüya gördü ve ‘Karnımdan bir nur çıktı, bu nur Busra şehrini aydınlattı’ dedi.” Evet, gerçekten de İslam’da ilk fetih edilen topraklar burasıdır.

“İNSANLAR PUTPEREST OLMUŞLAR AMA ÇOK SEVİYORLAR KÂBE’Yİ”

Peygamber Efendimiz Mekke’de dünyaya şeref verdiler. Pazartesi sabahı, imsak vakti doğdu. Fil Yılı’nda doğduğunu söylüyorlarmış. Eskiden şu yıl doğdun bu yıl doğdun diye bir şey yoktu. Meşhur bir olay olduğu zaman o yaşanan olayı tarih olarak bilirdi insanlar. Kâbe-i Muazzama’ya Hz. İbrahim’den beri herkes hürmet ederdi. Tabi tevhit inancı sulanmış, bulanmış ve insanlar putperest olmuşlar ama çok seviyorlar Kâbe’yi. İçerisini de putlarla doldurmuşlar. Etrafındaki insanlar da oraya çok saygı duyuyorlar. Ama Sina’da bulunan Ebrehe adında bir kral, ‘Kâbe’yi buraya yapacağım ve diğer Kabe’yi yıkacağım’ demiş. Ordusuyla Mekke’ye doğru yola çıkmış. Ordusunda da şimdiki gibi uçak tank yok. Filler varmış. Bu filler ağır ve güçlü hayvanlar olduğu için o orduyla Mekke’yi fethedip Kâbe’yi yıkabilirdi.

“HACCIN TEMEL RÜKÜNLERİNDEN BİRİSİDİR ARAFAT”

Fakat burada bir noktaya değinmek gerek. Hacılar bilirler Arafat’ta arife günü öğleden sonra bulunmak lazımdır. Haccın temel rükünlerinden birisidir Arafat yapmak. Ondan sonra da gelip Kâbe’yi tavaf etmesi gereklidir. İşte Ebrehe de ordusuyla birlikte Arafat’a kadar gelmiştir. Mekkeliler büyük bir telaşa kapılmış ama Peygamber Efendimizin dedesi hiç telaşlanmamış. ‘Kâbe benim evim değil ki, Allah’ın evi. Allah evini korur’ demiş. Mekke’den Arafat’a doğru gidilen yerde durmak çok doğru değil. Çünkü orada Ebrehe ve ordusuna kırlangıca benzeyen Ebabil Kuşlar aracılığıyla helak, lanet gönderilmiştir. Ebabil kuşlarının ağızlarındaki kızgın taş parçaları orduyu yerle bir etmiştir. Kuran’da da var. Allah, ‘Ebabil kuşlarını gönderdim’ diyor. İşte böyle bir mucize. Bu olayın gerçekleştiği yer halen biliniyor.

“MEDİNE ŞEREFİNİ PEYGAMBERİMİZDEN ALMIŞTIR”

İşte Peygamber Efendimiz de o Fil Yılı’nda yani Rebiülevvel ayının 12. günü  dünyaya şeref vermiştir. Peygamber Efendimizin doğduğu ev halen daha korunuyor. Kütüphane olarak kullanılıyor ve ciddi bir koruması var. Ama oraya hacıları sokmuyorlar. Ama özel izinleri var onları alırsanız içine girebilirsiniz. Resulullah’ın doğduğu gün hakkında çok yanlış bilgiler veriliyor. Peygamberimiz Cuma günü doğmadı. Doğduğu ay Muharrem ayı değil. Peygamber Efendimiz daha sonra vefat edince de Medine’ye defnedildi, Mekke’ye değil. Bu da çok yanlış bilinen bir şey. Medine şerefini Peygamberimizden almıştır.  Peygamber Efendimizin annesi hakkında söylediği hadiste bahsedilen nur, yeryüzüne bahşedilmiş bir hidayet nurudur. Bu nurla birlikte şirk zulmü, küfür zulmü son buldu. Ayet-i Kerime’de, ‘Ey insanlar! Allah’tan size nur gönderildi’ diyor. İşte o nur İslam’dır.

“PEYGAMBER EFENDİMİZİN TERTEMİZ OLDUĞUNU KÂFİRLER BİLE SÖYLÜYOR”

Resulullah babasız yetim büyümüş ama ‘Yetimken biz seni koruduk’ diye ayetler de var. Peygamber Efendimizin hayatı kadar hiç kimsenin hayatı bilinmiyor. Her noktasına kadar Peygamberimizin hayatı ve yaşamı biliniyor. Dünyada hayatı en çok okunan insan Peygamber Efendimiz. Ne güzel, ne iyi bir şey. Gâvuru, Müslümanı herkes Peygamberimizi araştırıyor, daha çok tanımaya çalışıyor. Müslüman tabii ki okuyacak, Peygamberini örnek alacak. Gavur da merak ediyor o yüzden araştırıyor. Bakın Peygamberimiz 25 yaşında bozuk bir toplumda evlenmiş. Hiçbir lekesi yoktur. Hayatının her safhası biliniyor. Putperest bir toplumda yetişmiş ama hiç putlara tapmamış. Ticaret ile uğraşmış, ticarette iyi olduğu için ve ahlakından dolayı Hz. Hatice annemiz onunla evlenmek istemiş. Bakın 2 kocadan dul olan Hz. Hatice ile evlenen Peygamberimiz, o vefat edene kadar kimseyle evlenmemiş. Bunları size anlatıyorum çünkü iyi öğrenmelisiniz. Peygamber Efendimiz Allah’ın emri ile birçok defa evlenmiştir.  İslam’ı yaymak için, dini sebeplerden dolayı. Bizlere bazı şeyler öğretmek için eşleriyle ilişkisini örnek almamız için iyi düşünülmüş bir hareket.  Resulullah Allah’ın izin verdiği kadar kadınla, siyasi, ahlaki sosyal ve daha birçok sebeple evlenmiştir. Peygamber Efendimiz hakkında çok saçma sapan sözler sarf ediliyor. Bakın Peygamber Efendimizin tertemiz olduğunu kâfirler bile söylüyor. O evlenmeden önce hiçbir ilişkiye girmemiştir. 25 yaşındayken de 40 yaşında bir kadınla evleniyor. Şimdi söyledikleri sözlerle bu hiç örtüşmüyor. Bazıları da saçma sözlerden etkilenip kitaplar, köşe yazıları yazıyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?