Reklamı Kapat

Para nedir?

Para nedir ve ne demektir? Kaç gündür düşünüyorum bu sorunun cevabını hâlâ bulamadım. Emekli Tahsin amcaya sordum, en iyi o bilir diyerek. “Ne olacak elinin kiri!” cevabını verdi hiç düşünmeden. Evine ve işyerine daha geçen hafta icracı gelen Bahadır Bey’e bu soru dokunmuş olmalı ki imalı imalı “Ölünün körü!” diye kükreyiverdi. Niye kimse gerçek ismiyle hitap etmiyordu para denilen bu Allah’ın belasına? Ansiklopedileri karıştırdım, Ana Britannnica, Meydan Larousse’a falan baktım. Bundan otuz kırk yıl evvelinin tedavülden düşmüş anlamlarını veriyorlardı. Konuşmasına ikinci bir emre kadar yasak getirilen Wikipedi yarım ağız bir şeyler mırıldanarak: “Mal ve hizmetlerin değiş tokuşu için kullanılan araçların en yaygın olanı” diye lafı yuvarlayıverdi. İyisi mi telefon hakkımı kullanayım dedim, hemen yakın akrabamız Müftü Muzaffer’i aradım. Daha ağzımdan “para” çıkmıştı ki Müftü Muzaffer kelimenin gerisini getirmeme izin vermeden, “İnan beş kuruşum yok, olsa dükkân senin!” demez mi? “Ben senden para istemiyorum, paranın ne olduğunu sorup cevabını almak istiyorum” der demez Müftü Muzaffer rahatladı. Kelimeleri dişleri arasında eze eze anlatmaya başladı: “Azizim para kıymet zannedilen kıyamettir. Kefenler bu yüzden cepsiz yapılmıştır. Bazı paragözler hızını alamayıp hesaptaki paralarını öbür dünya hesaplarına aktaramasınlar diye!” Teşekkür edip kapadım telefonu. Bir senedir işsiz gezen Necati’yi aramak geçti içimden.

Necati İstanbul Üniversitesi Makine bölümü mezunuydu. Okulu bitirir bitirmez gazetelerin sarı sayfalarına doğru seyahatler yapmış, fakat bir türlü kendisini kabul edecek ne iş ne de işveren bulabilmişti. Kahvenin önünde çay içiyordu. Sordum Necati’ye: “Necati sence para neye derler? “Necati bir süre cevap vermekle vermemek arasında kaldıktan sonra cevabı yapıştırdı: “Para günah işlemeye yarayan şeydir!” Necati’nin bu sözü üzerine bir süre düşündüm. Hepten yabana atılacak bir yaklaşım değildi elbet. Yazı tura gibi yaklaşmak lazım paraya. Bazen varlığı günah bazen de yokluğu bu meretin. Bir insanın parasızlık yüzünden günah işlemesinde para sahiplerinin payı vardır. “Fakirlik neredeyse kafirlik olayazdı” hadisini bir de bu zaviyeden değerlendirmek lazım. Hayat koşulları bir Müslümanın inancını tehdit etmeye başlamışsa, hali vakti yerinde olanların bunu öngörerek yardımcı olmaları gerekir. Aradığım cevabı bulamasam da kendisinden ve kendisiyle sadır olan şeylere bakarak para ile ilgili bir neticeye pekâlâ ulaşabilirdim.

Hemen yerimden kalktım ve masaya yönelip üzerindeki kâğıt kalemi alarak kâğıda şunları yazdım: Para en çok nefret edip, en çok sevdiğimiz ve seviştiğimiz şey, elimize harita dilimize virt olandır. Sadece madeni olanı değil kâğıt olanı da bozuk para sayılmalıdır. Zira bütün bozuk paraların kanaatle tamir edilmesi şarttır. En çok kendisinden kaçtığımız ve aynı zamanda peşinden koştuğumuzdur para. Meziyetsiz ve de ruhsuz kimselerin sahip olarak yoksullara hükmetmeye çalıştıkları gücün adıdır. Muhafazakârların geç ulaştığı, erken bulaştığı, sözde savaştığı, ömür boyu elde etmek için uğraştığı maddi üstünlük vasıtası. Kimisi yastık altı yapar, kimi kara toprağın altında değerlendirir. Para kişiye sadece kendi ihtiyaçlarının masum ve kutsal olduğu yanılgısını üfler. “Çalış senin de olsun”, “Düdüğü çalan parayı verendir” gibi beylik laflarla ona sahip olmayanları acımasızca ezer. Yoksulluk tembellikle eşdeğerdir artık. Varsıllığa ulaşmamışsa bir kişi sebebi bellidir(!): Yeterince çalışmamak! Buna kimsenin inandığı falan yoktur. Maksat inanıyormuş gibi gözüküp vaziyeti idare etmektir. Ara açan bir anahtardır para. İnsanla insanın, insanla eşyanın, insanla tabiatın ve de insanla Allah’ın arasını açar. Bir başına kalır yığınak yaptığı paralarıyla beraber. Paranın insanı ulaştıracağı nokta yalnızlıktır. Fazla kilolar gibidir para. Onu atmazsan üzerinden varlığını yeryüzünde rahat taşıma sıkıntısı çekersin. Para zenginlik vadiyle kendisine sahip olanı yoksul kılar. Para, parasızlığı değersizleştirir. Oysa parasızlığın yaşı paradan daha yüksektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

iyildiz - Bazılarına göre her şey, bazılarına göre hiç bir şey...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 15:28

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?