Bir adanmış kişilik: Prof. Dr. Nevzat Kor

“Marifet iltifata tabidir” deyişini, belki “iltifat marifete tabi” olmalıdır şeklinde düşünmek daha doğru olur gibi geliyor bana. “Marifet”i bilgiyle bilimin ön şartı olan erdem ile bütünleşmiş olgu sayarsak, itibarın, yani saygının ona yönelik olması gerekir. Böylece, bilginin ve bilimin gereği olan erdemi de yerli yerine oturtmuş oluruz. Gerçekte, bilgi ve bilim, öznesi olan insanın hayatını ve davranışlarını belli ölçülere dayandırmasını öngörür. Hakikate bağlılık, onu arama, onun uğrunda çaba gösterme, onu diğer insanlara aktarma gibi davranışlar, aynı zamanda birer ölçü değerini içerirler. Elbette bilgi ve bilimin, mahiyetleri gereği erdemi içkin olduğunun kavranması, bu alanda çaba gösterenin bilincinde, ruhunda ve varlığında, hayatında ve yaşayışında belirleyici bir etkiyi işaret eder. Kısaca, bu durumu ifade etmek için “bilim ahlakı” olgusuna göndermede bulunuruz. Ancak, bilim ahlakı deyimi, bir yönüyle nesneldir. Ahlakı, dolayısıyla erdemi, genel olarak kavramak istediğimizde, kaçınılmaz olarak onun hitap ettiği kişinin öznelliğini, maneviliğini de kuşattığını göz önüne almamız gerekir. Bilim adamı da, öncelikle insan olduğuna göre, ahlaki olgunluğunu oluştururken, asıl faaliyet alanı olan bilgi ve bilim yönünde gerçekleştirmek durumundadır. Bu bakımdan, bilim adamının ayrıca hayatını ve yaşayışını erdemlilik temelinde kavrayıp oluşturmasının ayrı bir yeri ve önemi vardır.

Ankara’dan ve yapmakta olduğum İş Müfettişliği görevinden ayrılmama düşüncesini, 1977 yılı Kasım’ında girdiğim Sakarya Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nin asistanlık sınavının mülakat aşamasına kadar korumuştum. Ancak, mülakat jürisinde bulunan rahmetli Prof. Dr. Sabahattin Zaim hocanın; “kazandığında gelecek misin?” sorusu, bu düşünceyi bir anda çeldirmiş ve akademyaya girmemi sağlamıştı. İşte, bir bakıma “evet” demekten başka seçenek bırakmayan bu soruya verdiğim cevap, o zaman SDMMA Başkanı olan Prof. Dr. Nevzat Kor hocayla yollarımızı kesiştirmiş oldu. Yeni bir bölüm olarak kurulan İşletme Mühendisliği (daha sonra Endüstri Mühendisliği olacaktır)’ninilk öğretim elemanları kadrosu böylece oluşturulacaktı.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nce görevlendirilen Kor hoca, Akademi Başkanlığı görevini de üstlenir. Burada öncelikle gerçekleştirdiği Akademi’deki öğrenim seviyesini yükseltmek olur. Bunun gereği olarak, çeşitli kaynaklardan öğretim kadrosunu kurup genişletmek ikinci adım olacaktır. Nitekim kısa bir süre sonra Akademi, 1970’de kurulan diğer Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademileri arasında belirgin bir yer alacaktır.

Öte yandan Prof Dr. Nevzat Kor, İTÜ İnşaat Fakültesi’nde mensup olduğu kürsüde atık su konusunda çalışmaya başlar ve ilk olarak Haliç’in temizlenmesi çerçevesinde yaptığı doktora çalışmasıyla dikkat çeker. Aslında, şehirler bakımından hayati önem arzeden konuyu kamu ve özel sektörün gündemine taşır. Almanya, İngiltere, Amerika gibi ülkelerde yaptığı kuramsal ve uygulamaya yönelik araştırmaları, ülkemiz bakımından da ele alınması gereken temel bir sorun olarak ortaya konulur, bunun önemi somut örneklerle gerçekleştirilir. Üniversiteden ayrıldıktan sonra da boş durmaz, kurduğu bir şirketle faaliyetlerini geniş çerçevede sürdürür, hala da sürdürmektedir. Bunun yanında, başta İTÜ olmak üzere, ODTÜ gibi üniversitelerde bölümlerin açılmasında ilham kaynağı olur. Yeni bilim adamlarının yetişmelerinde büyük katkılar sağlar.

Üniversite kurumu, öncelikle teamüle dayalı kurumdur. Bu teamülün gereği olarak, bilim alanında emek vermiş olanların değerini gözetmek, tanıtmak, en önemlisi de vefa gösterisinde bulunmaktır. Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun böyle bir vefa örneği göstermekle erdemli bir davranışta bulunmuştur. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve değerli Rektörü Prof. Dr. M. Fatih Andı, Halıcıoğlu Yerleşkesi’ndeProf Dr. Nevzat Kor’a saygı etkinliğine mekan sağlamak suretiyle katkıda bulunmuştur. Her iki vefakar bilim adamını tebrik etmek gerekir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?