Reklamı Kapat

Dağlar denge unsurudur

Dünyamız kendi ekseni etrafında dönerken 1670 kilometre hız yaparmış, güneşin etrafında dönerken 108.000 (yüz sekiz bin) kilometre hızla dönermiş.

Beş saniyede 100 kilometreye çıkan bir arabayı hızla kaldıran bir şoförün arabasında olsanız ve sizin de kalkıştan haberiniz olmasa, sırtınız arka koltuğa yapışır kalır. Ani frenlerde de öne doğru gelir ve sizi kemeriniz korur.

Rabbimiz: “Sizi sarsmasın diye yeryüzüne dağları bıraktı, nehirleri ve yolları bıraktı ki, yolunuzu bulasınız” (Nahl süresi 16/15) buyurur. Şu anlık bilgilerimize göre dünyanın dönüşü esnasında denge dağlarla sağlanmakta imiş.

Dağların denizlere dik ve paralel oluşları bile dünyanın çeşitli kıtalarında rüzgârların çeşitli yönlerde esmesi yine denge sağlarmış.

Yeraltındaki kaymaların bol olduğu yerlerde dağların yaratılması oralardaki depremlerin daha fazla olmasını engellermiş.

Taklamakan çölünün altında depreme sebep olacak olaylar olmadığından oraların dağı da az olurmuş.

Sonra bir ayeti okuduğumuzda bu ayet şu anda bizim bilgilerimiz oranında biz ondan yararlanıyoruz. Bundan yüz yıl sonra gelecek ilim adamları ayetteki “sarsma” olayını yine kendi çağlarında bilimin ulaştığı seviyeyle orantılı olarak anlamaya ve yorumlamaya devam edeceklerdir.

Dağlar olmasaydı, dünyamız yumurta gibi dümdüz olsaydı demeyeyim çünkü yumurta dümdüz değildir. Yumurtanın hacmine göre üzerinde dağlar ve ovaları dikkatle bakarsak görebiliriz. O yumurta üzerindeki dağlar ve ovalar da yumurtanın içindekiler için denge sağlarlar.

Dünyamız pürüzsüz, dümdüz olsaydı, denizlerde küçük bir dalgalanma sonucunda meydana gelen rüzgâr, dünyanın öbür ucuna kadar her şeyi kökünden siler süpürürdü.

Dağlar olmasa çaylar, dereler, nehirler akamazdı. Rabbimiz: “O, yeri döşeyen, orada (yeryüzünde) dağlar ve nehirler yaratandır. Her çeşit meyveden çift çift yaratan ve geceyi gündüze bürüyendir. Şüphesiz bunda düşünen toplumlar için deliller vardır” (Ra’d süresi ayet 13/3) buyurur.

Dağlar, bulundukları bölgelere ve yüksekliklerine göre çeşitli bitkiler çıkararak dengeyi sağlar. Rabbimiz: “Yeryüzünü yaydık. Oraya dağlar koyduk. Orada her şeyden ölçülü (nebatlar) bitirdik” (Hıcr süresi ayet 15/19) buyurarak haber verir.

Dağ hayvanları, ova hayvanları, deniz hayvanları, ekvator canlıları, kutup canlıları diye çeşitli hayvanlar yaratmış Rabbimiz ve bütün bunların da tabiatı dengede tuttuğunu ilim adamları haber verir.

Rabbimiz ise bize: “Yahut yeryüzünü yerleşim yeri kılan, aralarından ırmaklar akıtan, yeryüzünde dağlar yaratan, iki deniz arasına perde kılan kimdir? Allah ile beraber başka ilah mı var? Hayır, onların çoğu bilmiyor” (Neml süresi ayet 27/61) buyurur.

“Gördüğünüz gökleri direksiz yarattı ve sizi sarsmasın diye yeryüzüne dağlar bıraktı ve orada bütün hayvanları yaydı. Gökyüzünden su indirdik ve orada her güzel çiftten nicelerini bitirdik” (Lokman süresi ayet 31/10, Enbiya süresi ayet 21/31) buyurarak haber verir.

Dağlar, aynı zamanda bize tatlı sular içirmede filtre görevi yaparlar. Rabbimiz buyurur: “Orada (yeryüzünde) yüce, sabit dağlar kılıp, size tatlı sular içirmedik mi?” (Mürselat süresi ayet 77/27).

Dağlarla ilgili bazı ayetlerin süre adı ve ayet numaraları: Fussılet 10, Hıcr 82, Nahl 68, Enbiya 31, 79, Hac 18, Mürselat 27, Kaf 7, Nebe 7, Naziat 32, Fatır 27, Sebe 10, Ahzab 72, Neml 88, Hac 18…

“Bülbül” deyince aklına bir yudumluk et gelen ve yüksek paralarla bülbül satın alanları akılsızlıkla suçlayan bir bilim adamı, ilk defa gittiği köyde balkabağını görür incecik dalda kocaman kabağı hayretle karşılar.

Kabağın yanındaki gölgeye sığınır, sırt üstü yatar ve beş metre yükseklikte olan ceviz ağacının dallarındaki cevizleri görünce hemen kalkar ve defterine, “Allah’ın yanlışlarından biri olarak küçük dalda kocaman kabağın olması, kocaman ağaçta küçücük cevizin yaratılması dengesizlik olduğunu, adaletsizlik olduğunu” not eder.

Yorgun argın gölgeye uzanıverip gözlerini de kapatarak Allah’ın da yanlışını bulduğunu ve bunu yayınladığı takdirde yeniden gündeme geleceğini hayal ederken kafasına yukardan bir şey düşünce kendine gelir.

Bir de bakar ki ceviz tanesi. Aklına, “Ya bu düşen kabak olsaydı…” der, not defterine yazdığını yırtar atar ve “Tabiatta dengesizlik yok, dengesizlik bizde” der.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Can - Hocam, yüreğinize sağlık.

Yanıtla . 1Beğen 18 Ocak 15:30
01

Levent - Hocam kaleminize ve gönlünüze sağlık anlayana anlamak çaba ister ondada mücadele gerek son nefese kadar.

Yanıtla . 1Beğen 18 Ocak 10:58

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?