Reklamı Kapat

Bizim Çocuklarımız Ne Durumda?

            Salı günü köşemizde Dünya Çocuk Hakları Günü sebebiyle Filistin’deki çocukların durumunu ele almıştık. Çağdaş dünyada binlerce kız ve erkek çocuğu katil terörist İsrail’in hedefinde. Katliamda ölen sivillerin yarısı bebek ve çocuklardan oluşuyor. Filistin’de çocuklar hakları olan yaşamdan koparılıyor; hayatta kalıp ailesi kalmayan sahipsiz kalan çocuklar organ mafyasının hedefi halindeler. Ve çocuklar dünyanın birçok coğrafyasında insan eliyle oluşturulmuş tehditler ile karşı karşıyalar. Dünya çocuklar için güvenli bir yer değil.

            Peki, ülkemizde durum nasıl? Bizlerin dünyada yaşamasının temel motivasyon kaynağı olan çocuklarımız için nasıl bir ülke bırakıyoruz? Allah’ın bize emanet olarak verdiği çocuklarımıza nasıl bir yaşam sunuyoruz? Çocuklarımızın bir insan olarak maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ortamda büyümelerini sağlıyor muyuz? Kaç çocuğumuz en temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ailede büyüyor? Aile demiş iken, aile kurumumuzun durumu ne? Kaç aile, aile birlikteliğini sağlıklı şekilde devam ettirebiliyor? Son yıllarda açıklanan istatistikler boşanmaların her geçen yıl daha da arttığını gösteriyor. Bu da çocukların çocukluklarına dair bir travma olarak geçen bir durumdur. Okullarda her gün haberlere düşen akran zorbalığından çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Hem zorba olmaktan hem de zorbalığa maruz kalmaktan nasıl koruyacağız? Kapitalist sermaye sahiplerinin hedefi olmaktan çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Ülkemizde 2002’den beri hızla vahşi kapitalizme geçiş ile birlikte neşet eden eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlara ulaşmada fırsat eşitliği nasıl sağlanacak? Gelecek endişesi yüzünden çocukluklarını yaşayamayan bireylerin vicdan yaraları nasıl kapatılacak? Kariyer hedefleri sebebiyle kaçırılan hayatları çocuklara nasıl geri verilecek? Ve anneler ne zaman gönül rahatlığı ile evin dışına çocuklarını bırakabilecek, endişe duymadan?

            Ekonomik kriz ve iyi yönetilemeyen eğitim sisteminin ilk mağdurları maalesef ki çocuklarımız oluyor. Ülkemizde “ev genci” kavramından sonra “çocuk yoksulluğu” kavramı da girmiş durumda. Yönetilmeyen ekonomi sebebiyle dört asgari ücretin yoksulluk sınırına denk geldiği ülkemizde aileler artık çocuklarına bakmakta zorlanmaktalar. Okullardan açlık sebebiyle bayılan öğrenci haberleri geliyor. Aileler bırakalım dengeli beslenmeyi sağlamayı çocuklarını beslemede bile zorlanıyorlar. Yani en temel ihtiyaç olan gıda ihtiyacını bile karşılayamaz durumda. Bu durum şüphesiz öğrenci başarısını da etkiliyor. Barınma ihtiyacını karşılayamayacağı için kazandığı üniversiteye gidemeyen öğrencilerimiz, üniversiteye gitmiş olanların düşük bütçeleri sebebiyle en kalitesiz ürünlerle beslenmesi gibi sorunlar yaşanmakta.

            Çocuk yoksulluğu dediğimiz mesele Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın raporunda yayınlanan rakamlar ile çarpıcı bir şekilde önümüze sunuluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın raporuna göre ekonomik nedenlerle ailesinin bakamadığı çocuk sayısı 2002’de 12 bin 75 iken, bu sayı Temmuz 2023 itibarıyla 165 bine yükselmiş durumda. Bir yıl içinde ülkemizde düşen alım gücü, artan yoksulluğu gösteriyor. Raporlara girmeyen bireylerin olduğunu da düşünürsek ülkemizde çocuklarımızın düşürüldüğü vahim tabloyu daha iyi idrak edebiliriz.

            Daha çocuklarının en temel ihtiyacı olan gıdaya ulaşmakta zorlandığı bir ülkede güçlü olmaktan nasıl bahsedilebilinir? Aile Bakanlığı’nın açıkladığı rapor ortada olduğu halde ülkede açlık olmadığını bir bakan nasıl söyleyebilir? Her geçen gün sosyal yardım kurumlarından faydalanan vatandaş sayısının arttığı ülkede nasıl refah içinde yaşandığı iddia edilebilinir?

            Çocuklarımızın maruz kaldığı yoksulluğun yanında onları tehdit eden başka konular da mevcut. Çocuklarına bakmakta zorlanan ailelerin sayısında artış demek otomatik şekilde suça bulaştırılan çocuk sayısında artışı da beraberinde getirmiştir. Türkiye’de suça sürüklenen çocuk sayısı son 10 yılda hızla artarak ikiye katlanmış durumda. Uyuşturucu tacirlerinin açık hedefi haline gelen çocuklarımız hem kullanıcı hem de satıcı olarak maalesef kötü yaşam şartlarına terk edilmiş durumdalar. Sosyal medyadaki meydan okumalar sebebiyle insanlıkla bağdaşmayacak işler yapmaya sürüklenmekteler. Maddi ve manevi açıdan güçsüz bırakılan çocuklarımızın masumiyetlerinden uzaklaştıklarını görüyoruz. Ekranda gördükleri yaşam ile yaşadıkları arasındaki refah farkını gören çocuklarımızda hayata karşı öfke doğmakta bu öfkeyi de yeri geldiğinde kendinden aciz gördüğü sınıflar üzerinde göstermekteler ya da otorite olarak gördükleri her şeye karşı yansıtmaktalar.

            Bu gerçekleri konuşmadan ve çözüm bulmadan sadece öğretmenlerin beyaz önlük giymelerine indirgenen reform hareketleri sorunları, meseleleri daha da derinleştirecektir. Çocuklarımız okullarımızda, sokaklarımızda ve dahi evlerimizde tehlike altındalar. Filistin’de çocuklarımız kapitalist sistemin bombaları altında kalırken bizim çocuklarımız da böyle küresel güçlere kurban verilmektedir. Bu sorunları da çözmek başta iktidar sahibi olanlardır. Milletin vermiş olduğu yetkileri milletimizin sorunlarını, meselelerini çözmek için kullanmak zorundadırlar. Her yetkili kişi öncelikle millete karşı sorumludur. Bugün alınmayan tedbirler bize emanet olarak verilen çocuklarımızın geleceğinde daha büyük sorunları doğuracak; şu an çözülebilecek konular o zaman çözülemeyecek kördüğüm haline gelecektir.

            Hamaseti artık kenara bırakalım; rakamlar ortada!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatandaş - Ne durumda olacak? Oligarşiye köle yetiştiriyoruz. Nerede fırsat eşitliği? Nerede Adil gelir dağılımı?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 17:30


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler