Yolculuk Sınavımız/Kaderimiz

*Hayatımız yolculuk… Yolculuk; kaderimiz, sınavımız… Bu yola kendi isteğimizle mi çıktık?
Ezelde yazılan ilahi senaryo(kader)nun yeryüzü sahnesindeki oyuncuları mıyız?!
*Cennetten yeryüzüne, Adem (a.s) atamız ile Havva anamızın indirilmesiyle, yolculuğumuz başlamış; burda yaşayacak, burda ölecek, burda tekrar diriltileceğiz… (Araf/ 24-25)
*Yeryüzüne sınav için gönderildik. (Mülk/2, İnsan/2). Doğru yol da gösterildi; ya şükür veya nankörlük tercihiyle deneniyoruz.

*Şükrün tercihinin karşılığında, dünyada güven, huzur ve refah/güzel bir hayat var. Nankörlükteyse, korkular ve geçim darlığı var. (Nahl/97, 112)
Hayat kısa bir yolculuk. Bu yolculuğumuzun güvenli, huzurlu, güzel geçmesi için gerekli her şey (yol, yoldaki kurallar/işaretler, ışık, harita, pusula, arkadaş, dost- düşman, rehber, araç vb.) de bildirilip gösterilmiştir. Bunun için akıl nimeti, seçme yeteneği verilmiştir.

*İyi veya kötü rollerimizde “zorunlu” değiliz. Bu alan, sorumluluk alanımız. İrademiz, tercihlerimizle hareket alanımız. İyi veya kötü oyunculuk, bize ezelde verilen rol değil. Sonsuz/sınırsız ilim sahibi Allah Teâlâ’nın, iyi veya kötü olacağımızı önceden bilmesi, sonradan da zamanı gelince yaratması ile oyuncuyuz. İlahi iradeyle, rağmen değil. İlmi, iradesi, yaratması; izni veya rızasıyla her şey... Bu, alan, kelam/itikadi mezheplerin farklılaştığı alan... Evrende her şey, her yeniden oluş, ilahi iradeyle, bilgiyle...

Sınavda, sorumlu olmamız eylemlerimizde özgür/serbest olmamızı gerektiriyor... Adalet gereği... Zorunlulukta sorumluluk olur mu?
Seçebilmek yeteneklerimizle yolda deneniyoruz... Doğru ve yanlış yollar da bildirilmiş, gösterilmiş... İki doğru/hak rehber… Kitap/Kur’an rehber ve insan/peygamber rehberle, aynı zamanda da şeytanın çağırdığı yanlış yollarda şeytanın saptırıcı rehberliği arasındaki tercihlerimizle deneniyoruz.

Zamanımız/ömür de çok değerli bir nimet. Nakitten de değerli; ne ödünç alınabiliyor ne de biriktirilebiliyor. İsrafından kaçınmalı, değersiz şeylerle değiştirip de zararda olmamalı/bunun, en verimli şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Her şeyin hakikatini bilebilmek mümkün değil. Yararlı, doğru bilgilerle meşgul olmalıyız… Her şeyi seçmiyor muyuz, seçmeli değil miyiz? O halde doğrusunu, güzelini bilmeliyiz ki, seçebilelim. Her şeyin/mutlak doğrunun bilgisi, ölçüsü de, ancak Allah Teala'nın bize vahiylerindedir. Yaratan'ın, insanın, evrenin doğru bilgisi de vahiydedir. O halde, her şeyi ancak O'nun (c.c) adıyla doğru "oku"yabiliriz, seçebiliriz… Yanlışsız, yalansız bilgi ve okumada insanlarınkilerine tam olarak nasıl inanabilir, güvenebiliriz? Aslında vahiyle, bütün okuyanların okumalarını da doğru okuyabiliriz:
*Her gün kırk kez, "doğru yol"a hidayet ile yanlış yollardan da sakınma/korunma duasına muhtacız... (Fatiha/ 6-7)
*Hak, doğru, güvenli tek yolun tevhid/İslâm olduğu, öteki yolların tamamının batıl/yanlış ve tehlikeli olduğu da bildirilmiştir. (Fatiha/ 6-7, Maide/3, En’am/153, Yasin/69-61)
*O'ndan (c.c), dünyaya, O'nunla (c.c) geldik; ölümle O'na (c.c) döndürülüyoruz.
Bu doğru yolda adalet, erdem, güvenlik, huzur, refah... tüm iyilikler ve güzellikler toplanmıştır. (Nahl/90/97, 112, Hud/112, Yasin/1 Hadid/25 vb.)

Allah Teâlâ’nın verdiği akıl nimetini iyiye kullanmak ve bunun için de aklımızı vahye uyarlamak sorumluluğundayız; aklımız vahye uymadığında, düşmanımız şeytanın ve nefsin esaretine düşer ve sahibini helak eder.
*Düşmanımız şeytan, bizi sürekli olarak aldatıp, İslam'ın dışındaki batıl/yanlış yollara/ideolojilere/dinlere, ölçülere, ilkelere, değerlere çağırır. Yanlışları doğru, doğruyu da yanlış göstermeye çabalar. Sapkınlığı, haramları süsler. Fıtratın değiştirilmesini, tefrikayı, düşmanlığı, fesadı, cimriliği, israfı, fuhşu, savaşı... emreder. Özetle, Rahmân’ın emirlerini engellemeye, haramlarını da yapmaya çağırır... Yüzünü Kur’an'dan çevirenlere rehberlik, arkadaşlık eder. Ateşe çağırır... Şeytanın aldatamadıkları ise Allah'a tevekkül eden ve ihlâslı müminlerdir. Şeytan, hem cinlerden hem de insanlardan olur. İkisinin de şerrinden Rabbimiz, Melik'imiz, İlah’ımız Allah Teâlâ’ya sığınırız. (Nas). *Rabbimiz, şeytana değil, Kendisine kulluk etmemizi emrediyor. (Yasin/ 60-61)
*Doğru veya yanlış tercihlerimizin karşılığını/yarar ve zararını hem dünyada hem de ahiret hayatımızda görürüz. "Doğru" vahye/sünnete uygun olan, "yanlış" da aykırı olandır.
*Rahman'In (c.c) yönetimi/yolu yerine şeytanın/tagutunkilerini tercih, ne büyük gaflet ve zulümdür.
*Vahye uymayan akıl, şeytana veya hevaya uyarak şaşar, sapar.
*Doğru tercihlerimiz, doğru yerde/yolda olduğumuzu gösterir. Doğru yerden yanlışlar görülür; yanlış yerlerden doğru ise nasıl görünür? Doğruyu görmek yetmez. Doğruda/istikamette olmak ve sebat da gerekir. Kimsenin, istikamette/hidayette olma/kalma garantisi yoktur. Her an, sapma/kayma tehlikesi vardır. Bu, her gün istiğfar, muhasebe ve istikamet ayarı yapılmasını gerektirir.
*Namazda/Fatiha'daki duamız, istikamete/doğru yola hidayet, yanlış yollardan da kaçınmak.
*Makbul namaz bizi, doğrultma/düzeltme vesilesi oluyor; namazla istikamet ayarı yapıyoruz.
*Mutlak doğru/terazisi/ölçüsü şeriattır. Biz de kendimizi/kalbimizi ona uyarlamak, ayarlamak çabasında olmalıyız. Günahlarımız, terazimizin ayarını, ölçüsünü, görüntüsünü bozabilir. Bu halde, her şeyi, herkesi yanlış görüp değerlendiririz...
*Dünyada uykuda, rüyada gibiymiş; ölümle, ahirete/gerçek hayata/yeniden doğuyormuşuz... Ölüm, yokluk değil ki... Başka bir hayata intikal...
Ölüm yok oluş değil; dünya yolculuğundan ahirete döndürülüşümüzdür.
*Dünya yolculuğumuzu, “İslam” kimliğiyle/güvenle sürdürüp, tevhid vizesiyle sonlandırabilmek, ne büyük saadettir... Bunun için, doğru yolda sabretmek, sabit kadem olmak, koşmak gerekiyor...
Güzel dönüşler ola, vesselam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler