Reklamı Kapat

Herifler, İslam'a düşmanlar

Kendimizi kandırmayalım.

“Ilımlı İslam’a karşı değiller, şiddet taraftarı Müslümanlara karşılar” diyerek, kendini aldatarak katiline âşık olmaya çalışanlar var.

Dünyanın şimdilik en ünlü boksörü Clay iken, ellerde taşınırken, siyahî olmasına rağmen gönüllerine de almışlardı.

Bir gün İslam’a girdiğini açıklayıverince ve adının da Muhammet Ali olduğunu söyleyince, Amerikan boksörü olmaktan çıkardılar, Vietnam’a askere gönderip orada öldürmeye karar verdiler.

Ömründe eline silah almayan bu insana yapılanları hatırlayın.

Elinde gitar varken, adı da Cat Stevens iken, Amerika hava alanında on binlerce insan tarafından karşılanan, Amerikan cumhurbaşkanından polisine kadar herkesin dinlediği ve kasetlerine dolar ödediği insan Müslüman olup adı da Yusuf İslâm olduktan sonra 2004’te gönlünde Kur’an’la Amerika’ya girmek istediğinde, Amerikan’ın CIA’sı, federalleri ve askeri birlikleri, cumhurbaşkanlarının bilgisi dâhilinde Yusuf İslam’ı Amerika’ya sokmadılar ve hava alanından İngiltere’ye geri çevirdiler.

Ben bu haberi televizyondan duyduğumda hatırıma ilk gelen şey şu ayet oldu:

“İlk sürgünde ehli kitap kâfirlerini (Beni Nadr) yurtlarından çı¬karan O’dur. Siz çıkacaklarını zan¬netmiyordunuz. Onlar da kale¬lerinin ken¬dilerini ko¬ruyacağını sanıyorlardı. Allah (‘ın azabı) on¬lara hiç hesap etmedikleri yerden geldi. Kalplerine korku saldı. Evlerini kendi elle¬riyle ve mü’minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey akıl sahipleri, ibret alınız” (Haşr süresi 2).

Üstün teknolojisine rağmen ülkesinin beyni olan Pentagon’u ve ekonomisinin kalbi olan ticaret merkezini koruyamayan bir ülke dünyanın öbür ucundaki insanlara güvenlik vaat edemez. Yolunun yanlışlığını altı milyar insan anladı.

Sevgili Peygamberimiz:

“Eğer ömrün uzun olursa (Kûfe yakınındaki) Hîre’den bir kadının deve üzerinde  gelip Kâbe’yi  ziyaret edeceği günleri  göreceksin. O kadın  (yolculuğu esnasında)  Allah’tan başka  hiçbir kimseden korkmayacaktır” buyurur.

Bu hadisi Sevgili Peygamberimiz, Adiy b. Hatem’e söylemiş. Adiy b. Hatem: “İran’ın fethinden sonra bir kadın, Allah’tan başka kimseden korkmadan  Hîre’den Kâbe’ye  geldiğini gördüm” diyor. (Buhari, menakip hadis no: 3365).

Aradan 1400 yıl geçmiş. Çağdaş dünyamızda üç aylık yollar  üç saate inmiş.

Teknoloji ilerlemiş ama insanlar  teknolojide ilerlediği oranda  medeniyetten vahşete doğru gerilemiş.

Teknoloji harikası  elektrik ışıkları altında  şehrin merkezinde Amerikalılar tarafından düğün evleri taranıyor, masum insanlar evlerinden kaçırılıyor.

Yöneticiler, güvenliğini sağlayan  korumaları tarafından öldürülüyor.

Medeniyetin merkezi kabul edilen Amerika’da  şehrin arka sokaklarına   gün battıktan sonra polis giremiyor.

Öğrenci kendi okuluna  makineli tüfekle   geliyor, arkadaşlarını kurşunla tarıyor.

Batmamızı isteyen Batı’ya olan hayranlığımız nedeniyle ateist bir eğitimden geçen yeni nesil,  imanın emniyetini kaybedince  güvenlik sektörü devreye giriyor ve trilyonluk  bir pazar oluşuyor.

Sevgili Peygamberimiz:

“Zekâtla mallarınızı  koruyunuz” buyurmuş. (Taberani, Kebir, 170/128 hadis no 10196, Beyhaki, Sünen, 3/382, hadis no 6385, Hatıb, Tarihü Bağdat, 13/20).

Zekâtı ortadan kaldıranlar  zekâta verecekleri paranın  yüz katını güvenlik harcamasına  yatırıyorlar.

Bu da fayda vermiyor ve her katı güvenlik önlemleriyle donanmış olduğu halde yirmi beşinci katta Türkiye’nin en zenginlerinden biri teröristin kurşununa hedef olabiliyor ve o terörist de şu anda Avrupa tarafından korunuyor.

Küçük bir çete bir adama musallat olur. O da gider büyük mafyayı  kiralar. Büyük mafya adamın iş yerine  gelir.  Alım-satımı, hesapları, kasayı kontrol altına alır, küçük mafyayı adamın gözleri önünde döver. Adama  gözdağı vermiş olur ve  adamın malının  üzerine korumak için  otururlar.

Adam sonra görür ki  küçük çete  de büyük mafyanın adamlarıymış.

1400 sene önce Kûfe’den  Kâbe’ye bir kadın, hiçbir insandan korkmadan yolculuk yapabilirken bu günlerde   Kûfe valisi  yol emniyeti olmadığı için  hacca gidememekte. 

Irak’ı işgal eden Amerika,  küçük çetenin elinden  Kuveyt’i ve Irak’ı kurtarmış ve büyüklüğünü gösterip her şeyine el koymuştur.

İmansız eğitimi körükleyenler inkâr ateşinin kıvılcımlarından  kendileri de  alev alıp yanarlar.

Güvenlik: Çocuğun anne veya babasının     kucağında iken  duyduğu mutluluğu,  vatanın bağrında  gezerken duymaktır.

Bülbülün gül dalındaki  sevinci ve hüznü  birlikte yaşadığı gibi vatandaşlarıyla birlikte düğün evinde oynamak, ölü evinde  ağlamaktır.

Yoksa çelik  kafesler içinde her türlü yırtıcı kuş tehlikesinden  koruyoruz diye   bülbülün kafese konduğu    gibi insanların da  kanun kalıpları arasında  korumaya almak değildir.

Mısır’da suçsuz insanları hapse atan, soyluları, yöneticileri kayıran,  fuhşu yaygınlaştıran  sistemi rafa kaldıran  Yusuf Aleyhisselâmın  yanına babası, annesi  ve kardeşleri geldiklerinde,  “Allah’ın dilemesiyle  güvenle Mısır’a girin” diyerek güvenliğin önemine dikkat çekmişti. (Yusuf süresi ayet 99).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Müjdat Bayar - Son paragrafta anlam çok tehlikeli bir noktaya sehven gitmiş.Düzeltilmesi lazın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 08:38


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?