Reklamı Kapat

Dinî modernizmin üç sövalyesi ve kirli ilişkileri

Dinde reform fitnesi, Osmanlı Devleti’nin nüfuz alanının azaldığı ya da kaybolduğu bölgelerde vücut bulmuş ve Batılı devletler tarafından desteklenerek büyütülmüştür. Devletin hâkimiyet alanının dışında kalan bölgelerde kendisine yer bulan Batıcı, ilerlemeci(!), seküler Müslüman tipler, Batı’da “Protestanlık”ta yapıldığı gibi reform ve ıslahatı öngören görüş ve tezlerle ortaya çıkmıştır. Batı’daki terakkiyi yakalamak için İslam dininde reform yapılması gerektiğine inanan bu kişiler, hâlihazırdaki Osmanlı Devleti’nin ve dolayısıyla Müslümanların kurtuluşuna yardımcı olmak yerine ifsadı daha da körüklemişlerdir.

Cemaleddin Afganî’yle başlayıp talebeleri Muhammed Abduh ve Reşid Rıza ile devam eden bu ifsad hareketi “mezhepleri telfîk, yeni ictihat, dini ıslah, İslâm birliği” fikirleriyle dinde reform için çalışmışlardır.

Sultan II. Abdülhamit hayatta ve Müslümanların halifesi rolü hâlihazırda Osmanlı Devleti’nin uhtesinde olduğu bir hengâmda “İslâm birliği” sloganıyla ortaya çıkan Cemaleddin Afganî’nin, hangi yetkiyle İngilizlerle görüştüğü, nasıl Yahudi ve Hıristiyanları etrafında toplayabildiği sorusunu sormak gerekir. Yine Afganî’nin İran, Afganistan, Hicaz, Mısır, Fransa, Avusturya, İngiltere ve Rusya’da elini kolunu sallayarak dolaşması ilginçtir. Hindistan’da ve Kuzey Afrika’da Müslümanları sömüren ve Osmanlı Devleti’ni yıkmak için uğraşan İngiltere ve Fransa’nın güya İslâm birliği için çırpınan Cemaleddin Afganî’ye engel olmaması da izaha muhtaçtır.

Üstad Muhammed Hüseyin, “Modernizmin İslam Dünyasına Girişi” adlı eserinde Cemaleddin Afganî’nin Mısır’da İskoç Mason Locası’na girdiğini daha sonra da Fransız Mason Locası’na bağlandığını delilleriyle ortaya koymaktadır. Bu konuda Dr. Hasib es-Samarraî’nin tezi, Alaeddin Yalçınkaya (tez), Nikki Keddie, Dr. Muhammed Reşad ve Ali Nar Hoca’nın eserleri ufuk açıcıdır.

Yine Cemaleddin Afganî’nin Mısır’da kurduğu “Genç Mısır” örgütü üyelerinin çoğunluğunun Yahudi olduğu, bizzat Afganî’nin talebesi Muhammed Abduh’un “Enbâbu’l-Havâdisi’il-Arâbiyye” adlı esirinde kayıtlıdır. Türkiye’de masonların çıkartığı “Mimar Sinan” dergisi Afganî’ye ayrı bir önem atfetmiştir.

Bu üçlüden Reşid Rıza, Afganî ve Abduh’un masonluğa girişiyle ilgili soruya, “Evet, onlar masonluğa girdiler, ama ben girmedim” demektedir. Afganî’nin talebesi Abduh’un İngiliz Lord Cromer ve Mr. Bulunt ile sıkı ilişki içinde olduğu Cromer’in yıllık raporlarından anlaşılmaktadır. Hatta Cromer, Abduh’un Mısır’daki rölünü “Kur’an İslâmı” ekolünü kuran Seyyid Ahmed Han’ın Hindistan’daki rolüne benzettir. Cromer’e göre dostu Abduh “agnostic”tir. Cromer, “Ben dostum Muhammed Abduh’un her ne kadar böyle bir tanımlamadan hoşlanmayacağını bilsem de O’nun La-edriyye-agnostic, yani bilinemezcilik felsefi ekolüne mensup olabileceğininden kuşkuluyum… Dostları kendisini takdir ettikleri için O’na filazof gözüyle bakarlar” demektedir.

Dinleri Birleştirme ve Dinlerarası Diyalog fikrini İngiliz papazı İsaac Taylor’la birlikte başlatan da Muhammed Abduh’tur. Prof. Tahsin Görgün hoca, Afganî, Abduh ve R. Rıza’nın fikirlerinin Charls C. Adams tarafından “Islamic modernizm” adıyla kategorize edildiği ve Tarihselcilik adı altında Fazlurrahman tarafından benimsendiğinden bahseder. Merhum Ali Nar Hoca’nun, Afganî, Abduh ve R. Rıza’nın fitnenin başı olduğundan bahisle, “İslam dünyasında yenilikçi, modernist, reformist, ıslahatçı, tecdidci kim varsa bu üçlüden bir koku ve esinti taşır” sözleri, son yıllarda sünnete ve Kur’an’a saldırıların kaynağını göstermesi açısından önemlidir. (Gelecek hafta Sultan Abdülhamid-i Sâni ve Dinde Reformcularla Mücadelesi bahsini işleyeceğiz İnşaallah).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?