Sorumluluk Bilinci

Yüce Rabbimiz pek çok alem yaratmıştır, kendisini de    “RABBÜL ALEMİN” olarak vasıflandırmıştır. “Alemiin” kelimesi arapça  olup “alem” kelimesinin çoğuludur.İnsanlar bir alemdir, cinler bir alem, melekler başka bir alemdir.Hayvanlar alemi, nebatat alemi... gibi pek çok alemi saymak mümkün. Bütün bu alemlerin Rabbi, mürebbisi, eğitimcisi, yöneticisi, sahibi, maliki ve yaratanıdır. Cenabı Hak büyük bir sanat eseri olan bu alemleri belli bir gayeye matuf olarak  yaratmıştır.

***

Yegane yaratıcı ve “Kadir’i Mutlak” olan Yüce Allah’ın, büyüklüğünü, azametini gösteren ve eşi benzeri olmayan bu şaheser kainatı, “eşrefi mahluk” olan insanın emrine sunmuş ve bu amaca hizmet etmek üzere yaratmıştır. Demek ki insan en şerefli mahluktur ve kainatın içindeki bütün nimetler onun emrine verilmiştir. Alemler  içerisinde “insanlık alemi” nin böyle değerli ve şerefli bir yeri vardır. Halık’ın (cc) mahlukatı içerisinde böyle ulvi bir değere sahip olan  insanın yegane görevi ve sorumluluğu ise, “kulluktur”, Rabbine ibadettir, dua ve tazarrudur,  Yüce Allah’ın kuvvet ve kudretini idrak etmektir, insanlara, hayvanlara, bitki  ve nebatata karşı iyi davranmaktır, iyilik yapmaktır.

***

       “İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olan kişidir.” diyor Allah’ın Sevgilisi (sav). Sadece müslümanlara da değil, her insana, özellikle mağdur ve muhtaç olan  insanlara iyilik yapmak, bir mükellefiyettir, sorumluluktur. “ Anne baba hakları, akraba, komşu ve diğer bütün insanlara karşı az veya çok görev ve sorumluluklarımız vardır. İnsanlığın faydasına olan bir işe vesile olan kişi, o hayırlı işi direk yapan Kişiler kadar sevap kazanır. “Efendimiz ( sav) bu konuda:” Hayra sebep olan kişi, onu yapan kişi gibidir.”  buyuruyor.  Diğer bir hadisinde ise: “Sizden biriniz bir münker, bir günah görürse onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalben buğzetsin, (tepkisini öyle versin). Bu da imanın en zayıf mertebesidir.”  buyurarak sorumluk bilincinin önemini vurguluyor

***

Herkes gücü ve bilgisi kadar sorumludur: Baba ailesine, evlatlarına karşı, öğretmen öğrencilerine karşı, kaymakam ilçesine karşı, vali iline karşı,...sorumludur. İslam hukukuna göre akıllı ve baliğ olan her müslüman sorumludur, mükelleftir. “Efali Mükellefin” diye ilmihal kitaplarımızda geçen bir çok davranış sıralanmaktadır: Farz, vacip, sünnet, helal, haram, mekruh, mübah, müstehab... gibi. Akıllı ve büluğ çağına Ermiş her müslümanın muhatap olduğu, mükafaat, ceza veya ne mükafaat ve nede cezanın alındığı fiillerdir. Mesela mükellef ( sorumlu) olan bir kimsenin, farz olan bir davranışı muhakkak yerine getirmesi gerekir. Yapmadığı takdirde mesul olur, günah işlemiş olur, cezayı hakeder. Beş vakit namaz gibi, Ramazan orucu gibi, zengin bir kimsenin zekat vermesi gibi, insanlara “emri bil  maruf  ve nehyi anilmünker ” görevi gibi, yani iyiliğe davet kötülükten de men etme görevi. Bu görev, yani  davet, tebliğ, irşad dediğimiz bu önemli görevi yapmayanlar, namaz kılmayanlar gibi suç ve günah işlemiş olurlar.

***

            Birazda “Haram” kavramı üzerinde duralım. Cenab’ı Hakk’ın kesin olarak yasakladığı, Nas (ayet ve hadis) ile sabit olan bütün yasaklar ve yapılmaması gereken bütün davranışlardır. İçki içmek, kumar oynamak, milli piyango, toto, Loto gibi şans oyunları, haksız yere adam öldürmek, gasp, hırsızlık, ölçü ve tartıda hile yapmak, insanları kandırmak, hangi şekil ve yolla olursa olsun kul hakkına girmek, ırz ve namusa el uzatmak, nazar etmek, zina suçunu işlemek, faizin her türlüsüne bulaşmak, gıybet, dedikodu, iftira...gibi yasaklar, “Kebair” denilen büyük günahlardan olup haram kılınmıştır. Bunların cezası ağıdır. Mükellef olan bir kimse, yani aklı başında olan ve çocuk olmayan her müslüman, bu gibi davranışlardan uzak durmak zorundadır. Hatta şüpheli şeylerden bile kaçınmamızı istiyor Allah’ın Habibi(sav).

           Yüce Allah(cc), bütün bu yasakları bizim bireysel ve toplumsal menfaatlarımız için koymuş olduğu yasaklardır. Aslında bütün haramlar beş ana başlıkta toplanabilir. “Zarurat-ı Diniyye” veya “Zarurat-ı Xamse” de denilen bu  hususlar şunlardır:1.Din emniyeti 2.Can emniyeti. 3.Mal emniyeti.4.Akıl emniyeti. 5. Nesil emniyeti. Yüce Rabbimiz bunları emniyete almış ve korumuştur.Bu sınırları aşan kimseleri cezalandıracağını buyurmuştur. Bununla da yetinmeyip, haddini aşanları uyarma ve engel olma görevini de kesin bir emir olarak bizlere vermiş ve farz kılmıştır. Onun için her müslümanın gücü, bilgisi ve etki alanı kadar sorumlu olduğunu idrak etmesi mecburiyeti vardır.

***

           Şuurlu müslüman, sorumluluğunu bilen ve gereğini yapan müslümandır. Bilinçli müslüman, uyuyan müslümanları da uyandıran insandır. Müttakimüslüman, görev ve sorumluluklarını en iyi yapan kişidir. Rabbini bilen ve tanıyan mümin, Yegane Razık olarak inandığı Rabbinin bütün nimetlerini de düşünür ve şükreder, hamdeder, kulluk edip itaat eder, sorumluluklarını yerine getirir, nankörlük etmez,  ve Rabbimiz tarafından bahşedilen  bu sayısız nimetleri görmemezlikten gelmez, gelemez.                                                                               

***

           Değerli kardeşlerim, Küfür, yada “Küfranı Nimet” dediğimiz  şey, gerçekleri, Hakikatleri, Rabbimin İnan’ın dediği şeyleri ve sonsuz nimetlerini yok saymak, görmemek, ve örtmektir.? Akıllı kimseler bu korkunç inançsızlık buhranından uzak duran kimselerdir, inancını yaşayan ve yaşatmaya çalışan kimselerdir. Sorumsuzluk ve vurdumduymazlık müminin vasfı olamaz. Akıllı  olalım, Rabbimize  teslim olup boyun bükelim, işittik ve itaat ettik diyelim, mükellef olduğumuz andan ölünceye kadar, gaflete düşmeden, “Vehn”’e kapılmadan, sadece O’nun rızasını umarak, sadece O’nun sevgisini ümid ederek, sadece O’ndan korkarak, hayatımızı tanzim etmek zorundayız. Görev ve sorumluluğumuz bunu gerektirir. Uyumadan uyaralım, uyananlarla kolkola girelim. Düşmüş  kardeşlerimizi birlikte ayağa kaldıralım. Bunları yaparken kendimizi de sık sık kontrol edelim, ettirelim. Rabbim bizleri akıllı kullarından eylesin, sorumluluğunu  bilen uyanık ve salih kullarından eylesin, mazlum bütün İslam coğrafyasının, hatta bütün mazlum insanların derdini dert edinen duyarlı ve sorumluluğunu idrak edenlerden eylesin. Aminbi hürmeti Taha ve Yasin velhamdülillahiRabbil alemin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdurrahman Sevgili - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?