Şebeke mi, ambalajlı su mu güvenilir?

Ambalajlı sularla ilgili olarak şikâyetler, daha doğrusu aleyhte kampanyalar giderek artıyor. Özellikle plastik kaplarda piyasaya sürülen suların kanser yapıcı zerreler taşıdıkları hemen her ağızdan dile getiriliyor. Bu iddialar doğru ise sanıyorum suların plastik kaplarda piyasaya sürülmesinin devlet tarafından yasaklanması lazım. Eğer böyle bir adım atmayı atacak tehlike söz konusu değilse meselenin ikide bir gündeme getirilmesi yanlıştır. Özellikle de konunun ticari amaçlar için kullanması işi iyice çirkinleştiriyor.

Bu noktada yaşadığım bazı olayları hatırlatmak istiyorum. Ankara’ya ilk geldiğim yıllarda oturduğumuz mahallede su şebekesi yoktu. Daha doğrusu mahalle çeşmesi vardı. Bu bakımdan her türlü su ihtiyacımızı mahalle çeşmesinden kovalarla taşıyarak karşılardık. Kullandığımız suyun Elmadağı’ndan geldiği, çok kaliteli olduğu söylenirdi. Sonraki yıllarda mahalle çeşmesinin suyu kesildi, evlere su alınmaya başlandı. Çok geçmeden de şebeke sularının aleyhine bir kampanya başlatıldı. Bitkisel yağların satışını artırmak için yıllarca tereyağı aleyhine yürütülen kampanyanın bir benzeri su çevresinde sürdürüldü. Ankara’nın etrafındaki barajların ve bu barajlara gelen sulara geçtikleri yerlerde bir takım pisliklerin katıldığı gibi örnekler verilerek insanımız musluklardan akan suları içemez hale getirildi. Sonraki yıllarda önceleri cam damacanalarda sular piyasaya sürüldü. İnsanlar en azından içecek sularını bu yolla karşılamaya çalıştılar. Bu iş giderek bir sektör haline geldi ve yüzlerce firma piyasaya çıktı.

Son yıllarda bu defa da plastik kaplar aleyhine bir takım ilim adamlarının açıklamaları sıkça medyaya yansımaya başladı. Böyle olunca şebeke suyunun aleyhinde oluşan olumsuz hava yetmiyormuş gibi bu defa plastik kaplar aleyhine kampanya yürütülmeye başlandı. Plastik kaplarla ilgi bu kapların kanser yapıcı bir tesiri olduğu iddialarının ne kadar doğru olduğunu bilmem mümkün değil. Doğru olmamasını arzu ederim. Ancak, meselenin gelişigüzel tartışmadan kurtarılması için olayın devlet olarak üzerine gidilmesi ve kesin durumun tespit edilerek plastik kapların tehlikesi söz konusu ise bunların yasaklanması gerekir. Aksi halde aleyhte kampanyanın durdurulması gerekir. Çünkü insanımızın şebeke ya da damacana suyu kullanmanın ötesinde bir alternatifi yok. Böyle olunca zaman zaman şebeke sularının, son zamanlarda ambalajlı sular aleyhine yürütülen kampa karşısında kafası karışmakta, bunun da ötesinde çaresiz kalmaktadır.

Tüm bu kampanyalara karşı devlet gerekli tedbirleri alıp söylenen aleyhte iddiaları ortadan kaldırmak durumundadır. Bu yapılmadığı takdirde bazen şebeke suyu bazen de ambalajlı sular aleyhine yürüten kampanyaların bir ticari rekabetin parçası olarak kullanıldığı akla geliyor. Buna yaşadığım bir olayı örnek olarak vermek istiyorum.

Bir gün kapımın zili çalındı. Kapıyı açtığımda karşımda bir bay ile bir bayan duruyordu. Bay şebeke suyumu ambalajlı su mu kullandığımı sordu. Bende içme suyu olarak ambalajlı su kullandığımı diğer ihtiyaçlarımı ise şebeke suyundan karışladığımı söyledim. Karşımdaki ambalajlı sularla ilgili özellikle kanserojen madde taşıdıklarını söyleyerek kullanımının zararlarını anlattı. Ardından da şebeke suyunun da güvenilir hale getirilmesi gerektiğini, bunun için arıtma cihazı kullanmak gerektiğini belirterek istersek bir arıtma cihazı verebileceklerini söyledi. O zaman anladım ki, adam ticaret peşinde, bunun için de şebeke suyunun da ambalajlı suların da zararlı olduğunu söylüyor. Yani bir ticari istismar söz konusu.

Dün bir gazetemizde de şebeke suyunun ambalajlı sulardan daha güvenli olduğu, ancak şebeke sularının kullanımında da arıtma cihazı kullanılmasının gerekli olduğu belirtiliyordu. Arıtma cihazı kullanmaya bir itirazım yok ama gerek şebeke suyu gerek ambalajlı suların kullanımında tehlike var ise bu işe devletin el atması gerekmez mi? Söz konusu iddialar doğru değilse bunun da yetkililer tarafından millete izah edilmesi görevleri gereği değil midir?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Bilgi için tıklayın

Anket 2019 yılı için belirlenen asgari ücret hakkında ne düşünüyorsunuz?