Reklamı Kapat

Sedat Anar’ın “Sokakname”si

Üç beş adam bir araya gelir ve o kadar tartışmalarına rağmen bir konuda uzlaşamazlar. İşte tam o arada karasızlıktan doğan can sıkıcı bir sessizlik olur. İçlerinden en sağduyulu olanı iki elini arkadan boynuna kavuşturarak kafası yukarda şunu söyler: “Ah keşke şimdi Sedat Anar olsa santur çalsa da dinlesek!”  Böyle bir adamdır Sedat Anar. Yılardır yurt içinde ve yurt dışında müzik yaparak sokağın sesi olmuştur. Üstelik Türkiye’de hiç bilinmeyen bir enstrümanı yani santuru icra ederek. Sedat Anar santur aşkını bir süre bulunduğu İran’da kapmıştır. Santuri ünvanını hak edecek derecede ustalık kazanarak tabi ki. Bununla da kalmamış erbane (def) ve tenbur dersleri de almıştır.

Şanlıurfa-Halfeti’den tarihçi olmak için yola çıkan Sedat Anar’ın kısmetine yolda kendisine refakat eden müzik, edebiyat ve tasavvuf düşmüştür. Müzik, edebiyat ve de tasavvuf, birbirini tamamlayan bu üç unsur insana o vecd haliyle neler yaptırmaz ki? Hacettepe Tarih Bölümü’nü üçüncü sınıfta bırakmak ancak böyle bir buluş (vecd) ile mümkündür. Bundan sonrası kovanının yağmalanmasına aldırış etmeyen bir derviş edasıdır.

Hem yazar hem çalar hem de söyler. Sokak her üç eylem için de hazır bir sofra gibidir. 2007-2014 arası memleket memleket, sokak sokak günlükler tutar. Günü insan günlük kıvamında en net sokakta görebilir ancak. Ramazan hilalini çıplak gözle görmek gibidir bu. 2014-2018 arası süreci de eklemeyi ihmal etmez.

İlk zamanlar bu yolların bir kitaba doğru gideceğinin hiç farkında değildir. Art arda dost teşvikleri gelir. Ercan Yılmaz, Yıldız Ramazanoğlu, Cahit Koytak ve daha birçok kişi Sedat Anar’ı cesaretlendirirler. Yazar Tanıl Bora ve Ali Karatay hocanın da katkılarıyla günlükler “Sokakname” adıyla kitaplaşır.

“Bir Sokak Müzisyeninin Kaleminden” şunu öğreniyoruz ki Türkiye’de sokak müziği kültürü 90’lı yılların sonlarına doğru ortaya çıkmış olup yaklaşık 20 yıllık bir geçmişi vardır. Sedat Anar’ın müziğe ilgisi babaannesinin erbane çalıp ilahi söylemesiyle başlamıştır. Sazla ilk karşılaşması ise ilkokul 2. sınıfta, Emin amca dediği komşularının evinde olmuştur. Dayısının Almanya’dan getirip annesine hediye ettiği teypten Mahzuni Şerif dinleyip çalmaya başlamış. İlk konserini babasının isteği üzerine evlerindeki misafirlere vermiştir.

İlkokul dördüncü sınıfta cura çalmaya başlar. İlkokul öğretmeni ona sahnede çalması için Hasret Gültekin’in “Güle Yel Değdi” türküsünü öğretir. Urfa-Ankara arası otobüs maceralarına kadar daha birçok şey Sedat Anar’ın tatlı üslubuyla anlatılmış. Sokağın dili yazı dili ile adeta kucaklaşmış gibi.

Sedat Anar ile çok eski olmayan bir tanışıklığım var. Bu yeni ve kısa tanışıklık bile onun dostluğu için kâfi geldi. Doğrusu bir gün bir kitapla karşımıza çıkıp da onun böyle bir sürpriz yapacağını tahmin ediyordum. İlk tanışanda hemen son derece donanımlı biri olduğu intibaı oluşuyordu.

Bir keresinde de bir televizyon programında beraber olmuştuk. Biz sormuş o söylemişti. Ayrılırken daha anlatacak, çaya kıtlama sadedinden çok şey var, bir gün geniş geniş oturup sohbet edelim demişti. Araya acılar girdi. Rabbim acılarını sabırla ve teslimiyetle söndürsün. İyisi mi ben yarım kalan sohbeti “Sokakname” kitabıyla sürdürmeye çalışayım. Her bölümde bir paşa çayı sohbetimize eşlik etsin.

Sevgili okuyucu, şayet Sedat Anar ismini yeni duymuş, santur çalgısını yeni işitmişsen hiç durma ikisi ile de tanış. Gerçi ikisi de birdir, ama sen yine de aralarına bir sütre koyabilirsin. Sütre ne mi? Sedat Anar’ın dilinden kendi hikâyesini anlattığı kitabı “Sokakname” say ki sütredir. İletişim Yayınları’ndan çıktı. 2018’in son aylarında çıktı kitap. Sadece yazarın kalemini değil, santur müziğini de sokağı da seveceksiniz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?