Reklamı Kapat

Kalkınma ahlakı

Yapay zekâ tartışmaları “ahlaki” boyutlara geldiyse, kalkınmanın da ahlakı sorgulanmalıdır. Almanya, kendi kendine çalışan otomobiller için dünyanın ilk etik kurallarını hazırlamış ve AI DeepMind şirketi bir etik ve toplum birliği kurmuşsa, kalkınmayı yönlendiren temel ilke ve politikalar meselesi ilk sıraya alınmalıdır. Özel sektörün başını çektiği, teknolojinin ivme kazandırdığı, sivil toplumun yakından takip ettiği “kalkınmanın ahlakı”, araştırmacıların ortak görüşleri üzerinden genel bir çerçeveye kavuşmalıdır.

Bu çerçeve, sorularla ve sorgulamalarla belirlenebilir. Mesela, “gelişmekte olan ülkeler kaç yılda gelişir” sorusuyla başlanabilir. Gelişmekte olan ülkelerin yatırım ve kalkınma paradigması, hastalığa direnç oluşturacak şekilde dönüştürülerek işe başlanabilir. Mavi yaka, beyaz yaka, “metal yaka” rekabeti yerine, beşeri sermayenin potansiyeli ve performansını artırma yolunda ilerlenebilir.

Ülkemiz adına soracaksak; “Türkiye’de 1600 dolar olan kişi başına sanayi üretimini katlamanın yolu nedir?” Bunun için “desteklenen projelerin ürüne dönüştürülme oranı nasıl yükseltilebilir”! Dünyanın siyasi ve ekonomik güç merkezinin batıdan doğuya doğru kaydığı bir dönemde Türkiye olarak yeni fırsatlardan en iyi biçimde yararlanabilmek adına bize; bulduklarımız değil, aradıklarımız yol gösterecek. Sermaye boyut değiştiriyor ve başarı örnekleri gösteriyor ki; “yetkinlik kullanabilme, örgütsel zekâ, fikir yönetimi ve dijital dönüşüm” gibi dinamik yeteneklere odaklanmalıyız.

Türkiye ekonomisi “envanter ve bilgi vizyonu”na dayanan bir açılım göstermelidir. “TÜBİTAK 2003-2023 Vizyonu” çalışması odaklanma alanlarını “veriye dayalı” olarak belirlemiştir. Tarım, hayvancılık, elektrik, elektronik, raylı sistemler, enerji bunlarla ilgili bilim, teknoloji, nano teknolojide hangi alanlarda yapılması gereken çalışmalar belirtmiştir. O halde bugün önemli olan; bilgiyi faydalı bir şekilde uygulayabilmektir. İşte bu noktada kalkınma ahlakı, bilmek kadar “yapabilmek”tir.

Şu anda 1,44 sentle ihraç ettiğimiz ürünleri 3 dolar üzerine çıkaracak katma değer hamlesi, kalkınma ahlakımızın da göstergesi olacaktır. Bilgiyi değerlendirecek bir ahlak, kaçış yolu aramaz, çıkış yolu arar! Çünkü krizi fırsata dönüştüren hatadan dönme hızıdır. Türkiye’de yönetim sistemi bir kez daha değişirken, uzun vadeli düşünmek ve dünyada ortaya çıkan yeni trendlere uygun bir sistem tasarlamak “kalkınma ahlakı”mıza bağlıdır! O halde; potansiyelinizi hafife almayın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?