Başkanlar hesap vermeli

Bismillâhirrahmânirrahîm;

YENİ bir yerel seçim dönemindeyiz. Belediye başkanları içinde 1, 2, 3 dönemdir görev yapanlar var. Bu süreçte belediyeler hakkında çok şey konuşuldu. Yolsuzluklardan israfa, metal yorgunluğundan plansızlığa kadar... Söylenenler ışığında yeni seçilecek “başkan”ların pozisyonu nedir? Halka, seçeceği adayı yeteri kadar tanıma fırsatı verilmelidir.

Hepimiz, “İstanbul’a ihanet ettik” türünden sözler duyduk. Başka hangi il ve ilçelere ihanet edilmiştir? İtirafçılar ihanet ettikleri şehirler için hangi adımı attılar; hangi tedbirleri aldılar? Bu ve benzeri konularda, görevde bulunan başkanlar hesap vermeli; yeni seçilecek olanlar da, göreve başlamadan önce mutlaka “mal beyanı”nda bulunmalılar. Konu o kadar önemli ki! Hayat yalnız dünyadan ibaret değil. Bir de “öte”si var. “Adalet”le iş gören yöneticiler manevî büyük dereceler elde eder; “Hiçbir gölgenin bulunmadığı mahşer gününde arşın gölgesinde gölgelenir.” (Buharî) Hz. Ebubekir (r.a.), Hz. Ömer (r.a.) gibi. Hakkını vererek insanlara hizmet etmek ne büyük hayır!

“Başkan”, Allah korusun, adaletten şaşar, emanete sahip çıkmaz, ehil olanları arayıp bulmaz, torpil üzerine kurulmuş bir yönetim anlayışıyla görevini sürdürürse “ateşten gömlek” giymeye hazır olsun. Böylesi, dünya imparatoru olsa bile, kıyamet günü “büyük azap”tan kurtulamaz. Mağarada kendi halimde yaşasaydım da, bunlar başıma gelmeseydi, pişmanlığını yaşar.

Unutmayın! O gün mutlaka gelecek. Sabitlenmiş vakit yakındır. İnsan başıboş değil. Akıl, işin sonunu görmektir.

YANLIŞLIK SÜRECEK Mİ?

SAYIŞTAY 5 senedir, yolsuzluk ve usulsüzlük gerekçesiyle 1.522 belediyeye soruşturma açtı. Göz boyama ve rant uğruna bazı şehirlerin kaldırım taşlarının “defalarca” değiştirildiği konuşuldu. Hatta Bursa Büyükşehir Belediyesi hızını alamadı. Stadyum yapma görevi Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait olmasına rağmen, stadyum bile yaptı. Bu ne fütursuzluk! Plansız icraatların hesapları sorulmayacak mı?

Millî iradenin yansıması olarak yönetime gelenler, kendilerini seçen halka karşı sorumludurlar. Millî Görüşçülerin “Seçtiklerini Denetle (SE-DE) Projesi” bu maksatla hazırlandı. Halk seçer; başkanın icraatını görür; yeniden karar verir. Millî irade, seçimle göreve gelenin seçimle gitmesini gerektirir. Hukukça, ülkeye zarar verdiği sabit olanlar dışında; halkın yetki verdiği kişiyi hiç kimse görevden alamaz. Millî irade, takdir yetkisini halka vermiştir. İstanbul, Ankara başta olmak üzere, bazı il ve ilçelerde başkanların görevlerinden alındığını biliyorsunuz. Halk, bunun iç yüzünü anlayamadı. En bilinen söylem “metal yorgunu” olduklarıydı. Kanunlarımızda bu gerekçe ile görevden alınma yöntemi yok. Başkanların suçu neyse, halkın bunu bilme hakkı vardır. Bunlar seçim öncesi açıklanmalıdır.

Halk, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve 113 ülkede Türkiye’yi temsilen efsane hizmetlere imza atmış Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez’in de görevlerinden alınmasına anlam veremedi. Bu görüntüler devlet millet kaynaşmasını yaralar. Kimseyi suçlamıyorum. Dışa karşı “tek yürek” olmamız gereken süreçte şaibelerin giderilmesi gerekir.

GiZLiBiR ŞEY KALMASIN!

ÜLKE TV Genel Yayın Yönetmeni, Yeni Şafak yazarı Hasan Öztürk, AKP’de “parti içi rekabetin bel altına indiğini”; “il ve ilçeleriyle özdeşleşmiş isimlerin itibarsızlaştırılması için ‘satılık kalemler’ kullanıldığını” (27.11.2018) yazdı. Ne kadar çirkin bir olay! “Satılık kalem” sözünü ülkemizin tek ferdine bile yakıştıramıyorum. Halk, işin iç yüzünü merak ediyor.

Bazı siyasiler rakiplerine “illet”; “hain”; “terörist” gibi yakıştırmalar yapıyorlar. Çok tehlikeli sözler… İddia sahipleri iddialarını ispat etmekle yükümlüdürler. Böyle suçlular varsa, adalet kurumuna delilleriyle bildirmeliler ki; ülkemizde bu sıfatlarla dolaşan tek fert kalmasın. İddiasını ispat edemeyenler “müfteri” ilân edilmeli; “hiçliğe” mahkûm olmalıdır. Kimse hukukun üstünde değildir.

Abdurrahman Dilipak, “Lâf ile verirler âleme binlerce nizâmât” başlıklı yazısında, “Meddahlık moda, trollerimiz, amigolarımız var” diyerek, konunun muhataplarına seslendi: “Hani haksız yere kimseyi suçlamayacak, iftira etmeyecek, yalan söylemeyecek, insanların kişisel zaaflarını alay konusu yapmayacak, dedikodu ve gıybet etmeyecek, kişisel özelliklerinden dolayı onlara lâkap takmayacak, hakaret etmeyecektik!” (Yeni Akit, 03.01.2019)

Siyasîler birbirinin düşmanı değil, rakibidirler. Seçimler tatlı bir rekabet havasında geçmeli. Halk düğüne, bayrama gider gibi gitmeli sandığa. Herkes birbirine saygılı olmalı; tercihler zenginlik olarak görülmelidir. Kutuplaştıran, ayrıştıran kişinin yöneticilik vasfı yoktur.

Halk, bazılarının “sivri”, “sert” söylemlerine aklıselimle, sabırla yaklaşıyor. Çirkin söylemlerin sahipleri, sabrın da bir sonu olduğunu unutmamalı.

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (212) 697 10 00
Bilgi için tıklayın

Anket 2019 yılı için belirlenen asgari ücret hakkında ne düşünüyorsunuz?