Şiir Maraş’tan ses verir

Bismillâhirrahmânirrahim;

Seçkin bir ekiple Kahramanmaraş’ın merkez ve ilçelerini ziyaret ettik. Saadet Partisi Kahramanmaraş İl Başkanım Erkan Pınarbaşı, İl Müfettişim Mustafa Tüten, Eğitim Başkanım Ahmet Dinçaslan, Afşin İlçe Başkanım Yusuf Doğan’la beraber. Her birinin güzel meziyetleri var. İçten, esprili, şiirsel konuşma üslûbuna sahipler. Sabah saatlerinden geç vakte kadar süren çalışmalarımızda zaman o kadar hızlı akıp gitti ki!

İlk olarak beni kendi eserleri olan Altın Bilgi Okulları’nı gezdirdiler. 10 bin cemaatin aldığı Abdülhamit Camii ve kadim dostum Hacı Ali Kulaç’ın müdürlüğünü yaptığı Necmettin Erbakan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yanında.

Buranın diğer eğitim kurumlarından farkı, 4. katında “uzay bilgisi” veren bir rasathanesinin bulunması. Son kata merdivenlerden çıkarken gördüğünüz gökyüzü ve astronot manzaraları uzay yolculuğuna hazırlıyor sizi. Yukarıda yarım ay yüzeyli kubbemsi yapıyla karşılaşıyorsunuz. İçerisinde “gözlem odası” var. 20’er kişilik gruplar halinde yapılıyor dersler. Yönü gökyüzüne bakan kemerli koltuklara oturuyor; uzayın sonsuzluğunda kaybediyorsunuz kendinizi.

Altın Bilgi Okulları Maraşlının “ufkunun açıklığını”; insanın da “sonsuzluk özlemi”ni sembolize ediyor.

Ekip, Andırın’a götürüyor beni. Çok merak ederdim bu ilçeyi. Tabiat harikası Andırın ilçesi ve “Andırın Postası”nı başka yazımda anlatacağım. Geçmişte ilçeye ilk gelen bir araştırmacı “Bana ilçenizi anlat” deyince şiirselliğini konuşturmuş Andırınlı: “İki dükkân, bir fırın: İşte Andırın!”

ŞİİR VE ESPRİ KERVANI

SÜTÇÜ İmam’lar, Rıdvan Hoca’larla anılan Kahramanmaraş şairler diyarıdır da: Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, AlâattinÖzdenören, Mehmet Atillâ Maraş, Ahmet Maraşlı...

Andırın İlçe Kongresi’nde konuşan Saadet Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı Erkan Pınarbaşı’nın hitabına Necip Fazıl’ın sözleri hâkimdi. Üstadın diliyle seslendi gençlere: “Genç adam! Bundan böyle senden istediğim Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymandır.”

Kaptanımız Erkan Başkan direksiyonda iken fazla konuşmuyor. Söz üstadı Mustafa Tüten dolduruyor ondan kalan boşluğu. Millî Görüş’ü yok etmek için kurulan “proje partileri” konusunda uzman. İç yüzlerini iyi irdelemiş. Onlar için şu tabiri kullanıyor: “Palyaço partileri”.

Mustafa Başkan, Erbakan Hoca’nın destanlık mücadelesini şiirsel olarak anlatıyor: “Besmeleyle, Nizam’la çıktı yollara / Selâmet’le girdi hep gönüllere / Refah’la, Fazilet’le dilden dillere / Kurtuluş müjdemin dili Erbakan // Asya’da, Afrika’da kanlar akıyor / Balkanlar, Kafkaslar boyun büküyor / Mazlum Ayasofya’m ona bakıyor / Saadet bahçemin gülü Erbakan.”

Şiir, espri, anekdot zirvede. Elbistan ilçemizin genç başkanı göl kenarında balık ikram ediyor. Menüdeki “haşlanmış soğan cücüğü” Erkan Başkan’ı espriye yönlendirdi:

Maraşlı arkadaşına sormuş: “En çok sevdiğin yemek hangisi?” “Soğanın cücüğü” cevabını almış. Merakla “Sen hangisini seversin?” diye sorunca arkadaşı, “Ne diyeyim kardeş” demiş; “Bana bir şey bırakmadın ki!”

AFŞİN DAHA BİR FARKLI

ANADOLU hazine. Anadolu üretken. Anadolu insanı derinlikli; içinde volkanlar çalkalanıyor. Afşin’deki ilk durağımızda çay içerken, “Aramızda şairler var” dedi biri. Sosyal hiciv şiirleri yazan Afşinli Bayram Ayhan’a işaret ettiler. “Haydi bakalım” denince zamane kızlarının tasvirini yaptı:

“Anası, babası ölmüş, öksüz kalacak / Kemerinde takılı 3 anahtar (ev, araba, iş yeri) olacak / Ancak ondan sonra düğün çalacak / Biri eksik olursa ‘varmam’ diyor Dezzoğlu // Evde istemem de bir çift kanepe / Kız ne derse ‘tamam’ diyor sünepe / Daima bu ev senin başına kefe / Yalnız kalsa mutlu mu olacak, Dezzoğlu.”

Bunlar sadece rasgele dinlediklerimiz. Afşinli şairlerin onlarca antolojisi varmış. Bölgeyi gezen bir araştırmacının sözü yaygın: “Nurhak Dağları’yla Binboğa Dağları arasındaki şair bolluğunun sırrını anlayamadım.”

Ekibimizde bulunan Eğitim Başkanım Ahmet Dinçaslan Hoca’ya bölgede Millî Görüş’ün hafızası desek yeri. Eğitim, teşkilat, hayır çalışmalarında güzel hizmetler yapmış. Repertuarında ibretlik çok hatıra var. Birlikteliğimizde beni etkileyen en çarpıcı cümlesi şu: “Akıllıya sözün yarısı söylenir; kalanını da kendisi anlar.”

Bölgenin dinî, tarihî, coğrafî, sosyal ve ekonomik şartları Kahramanmaraş insanının hayat tasavvurunu zenginleştirmiş. Tam bir “millîlik” hâkim Maraş’ta. Tek istisnası üniversite çevresindeki çoğu yabancı isimli barlar, eğlence yerleri, flû görünümlü mekânlar. Adını yüzde yüz yerli, millî bir değerimiz “Sütçü İmam”dan alan bir üniversitenin dışa bakan görüntüsü böyle mi olmalı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Seçim ittifaklarını faydalı görüyor musunuz?