Reklamı Kapat

İslâm İşbirliği Teşkilatı Ne İşe Yarar?

Siyonist İsrail’in 36 gündür Gazze’de uyguladığı insanlık dışı katliama çözüm için Birleşmiş Milletler, 7 defa toplandı. Bu toplantıların her birinde ABD, İngiltere ve Fransa’nın klasikleşen İsrail koruyuculuğuna şahit olduk.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne Rusya tarafından sunulan ve Gazze’de “insani ateşkes” önerisine veto hakkı bulunan beş daimî üyeden “Rusya ve Çin” destek verirken “ABD, İngiltere, Fransa” hayır oyu kullandı. Geçici üyelerden “Birleşik Arap Emirlikleri, Mozambik ve Gabon” tasarıyı desteklerken “Japonya” hayır oyu kullandı. “Arnavutluk, Brezilya, Ekvador, Gana, Malta ve İsviçre” ise çekimser kaldı.

Bilindiği gibi BM Güvenlik Konseyi 5 daimî, 10 geçici üyeden oluşmaktadır. Karar çıkabilmesi için 15 daimî üyeden 9’unun kabul oyu ile beş daimî üyeden (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) herhangi birinin veto etmemesi gerekiyor.

BM Güvenlik Konseyi’nin, bu çarpık yapısından dolayı ABD, İngiltere ve Fransa, İsrail aleyhinde karar çıkmasına engel olmaktadır. Rusya ve Çin’in gayretlerine rağmen BM Güvenlik Konseyi’nden Gazze’de ateşkes yapılması kararı çıkmadı maalesef.

Siyonist İsrail’in Gazze’deki katliamı hengâmında Birleşmiş Milletler 7 defa toplanırken, İslâm İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi katliamın 36’ncı gününde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da toplanmayı başardı.

Siyonist rejim, günlerdir bebeklerin, çocukların, yaşlıların ve kadınların üzerine bomba yağdırırken; 10 binin üzerinde masumu katletmişken, İslâm İşbirliği Teşkilatı olağanüstü toplamayı başarmış, lütfetmiş.

Bilindiği gibi, İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT), “Üye devletler arasında iş birliği ve dayanışmayı güçlendirmek, İslam dünyasının hak ve çıkarlarını korumak” amacıyla 25 Eylül 1969’da kurulmuştur. Teşkilata üye 57 devlet bulunmaktadır. Bunlar: “Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brunei Darüsselam, Burkina Faso, Cezayir, Cibuti, Çad, Endonezya, Fas, Fildişi Sahili, Filistin, Gabon, Gambiya, Gine, Gine Bissau, Guyana, Irak, İran, Kamerun, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Komorlar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Maldivler, Malezya, Mali, Mısır, Moritanya, Mozambik, Nijer, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Surinam, Suriye, Suudi Arabistan, Tacikistan, Togo, Tunus, Türkiye, Türkmenistan, Uganda, Umman, Ürdün, Yemen”.

Gazze katliamının 36’ncı gününde toplanabilmeyi başaran İslâm İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Ortak Zirvesi sonrası yayınlanan sonuç bildirgesinde şöyle denilmektedir:

“-Filistin halkı güvenlik ve barışa kavuşmadan İsrail'in ve diğer hiçbir bölge ülkesinin güvenlik ve barışa kavuşamayacağını teyit eder.

-Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden, İsrail'in işlediği savaş suçlarına ilişkin soruşturmayı tamamlamasını talep ediyoruz.

-İsrail'in savaş suçlarını, insanlık dışı katliamlarını kınıyoruz.

-Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütüne, İsrail'in kimyasal silah kullanımını araştırması yönünde çağrı yapıyoruz.

-Gazze'ye yönelik ablukanın kırılarak, yardım konvoylarının derhal girmesinin mecbur kılınmasını talep ediyoruz.

-Devletleri, işgal ordusu ve terörist yerleşimcilerin Filistinlileri öldürmede kullandığı silah ihracatını derhal durdurmaya çağırıyoruz.

-Uluslararası bir barış konferansının en kısa zamanda toplanması çağrısını yapıyoruz.

-Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütüne, İsrail’in kimyasal silah kullanımını araştırması yönünde çağrı yapıyoruz”.

Bla, bla, bla...

Askeri operasyon kararının alınamayacağı baştan belliydi ancak siyasi ve ekonomik hiçbir yaptırımdan bahsedilmediği gibi sadra şifa hiçbir ciddi adım yok.

Asrın lideri Erbakan Hoca, bu toplantılardan bir sonuç çıkmayacağını yıllar önce yaptığı bir konuşmada şöyle ifade etmişti: “Siz bunu toplantıda söylüyorsunuz. Irkçı emperyalizmin öncüleri sizi dinliyor, Kahvesinden bir yudum alıyor ‘keh, keh, keh’ gülüyor. Bunlar böyle oyalansın diyor. Efendim zirve toplantısı yaptık, sonuç bildirgesi yayınladık. Aferin, yaşa, var ol. Yayınladın da ne oldu? Adamlar ‘Siz Müslümanlar, bu boş nihai bildirilerle vakit kaybedip durun. Biz, hedefimize adım adım yürüyoruz’ diyor”.

Sonuç olarak, İslâm İşbirliği Teşkilatı, miadını doldurmuştur. “İslâm” ve “işbirliği” kelimeleriyle uzaktan yakından alakası yoktur. Mukaddes “İslâm” kelimesinin “pasif, korkak, Haçlı-Siyonist ittifakına karşı mağlubiyet hissiyle hareket eden ülkeler topluluğunun” adıyla birlikte anılması yakışık almadığı gibi isimde geçen “işbirliği” kelimesi de bu ülkeler topluluğu için fazla lükstür.

İçlerindeki mağlubiyet psikolojisini yenememiş, batıya, ABD’ye ve Siyonist İsrail’e karşı dik durmayı başaramamış ülkeler topluluğunun “İslâm Ülkeleri veya İslâm İşbirliği Teşkilatı” gibi büyük isimlerle tanımlanması doğru değildir.

Müslümanların izzeti çiğnenirken sesini çıkartmayan, İsrail’le normalleşme anlaşması imzalayan, siyasi, askeri ve ekonomik işbirliği devam eden; ABD’yle müttefik olan, ABD çıkarlarına uygun politikaları uygulayan ülkeler topluluğuna ne ad verilir dersiniz?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?
Tüm anketler