Reklamı Kapat

Mesele Basit: Gebereceksiniz!

ABD’nin 41. Başkanı George Herbert Walker Bush (Kızılderili ismi gibi. Kısaltılmışı George H. W. Bush, ya da kısaca “baba Bush”) öldü. Bu dünyada yaptıklarının karşılığını tam çekmedi. Ettiklerinin karşılığını göreceği mekâna gitti.

Bu ölen Bush’un oğlu da (George W. Bush) başkan oldu. O da 43. Başkan. Baba Bush’un da Bush oğlu Bush’un da ortak özellikleri Körfez Savaşları’na katılmış olmaları. Baba 1’nciye oğul 2’nciye katıldı. 1’incinin bahanesi, “Saddam’ın Kuveyt’i işgali” idi. Gerçekte bu büyük bir oyundu. “Kuveyt yemi”ni Saddam’a sunan Amerika idi. Biz bunu belgeleriyle “Ortadoğu Üzerine Oynanan Oyunlar” kitabımızda anlattık. İkinci Körfez Savaşı ise büyük yalanlara dayanıyordu. Irak’ın kimyasal silahlara sahip olması ve El-Kaide’yi desteklemesi yalanlarına. Sonraları bunların yalan olduğu ortaya çıkacaktı. Ama atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra…

Her iki Körfez Savaşı da çok önceden yapılan bir planın uygulanması, ya da yazılan senaryonun çekiminin gerçekleşmesi idi. İşin aslı şuydu: Amerika’da iktidarın gizli patronu Evangelistler (Yahudi Hıristiyanlar) “Tanrıyı kıyamete zorlamak” (Bu adla yazılmış kitap var) için düğmeye basmışlardı. Onlara göre BOP’un da dâhil olduğu bir dizi operasyonlar neticesinde Mesih’in gelmesi çabuklaştırılacaktı. Ronald W. Reagan da bu ekolün ağababalarındandı. G. H. W. Bush, yani “baba Bush” da onun iki devre (1981-1989) yardımcısı… Daha sonra ABD Başkanı (1989-1993) ve 1. Körfez Savaşı’nın baş aktörü…

Her iki Körfez Savaşı neticesinde 1,5 milyona yakın Iraklı Müslüman hayatını kaybetti. On binlerce kadına, kıza tecavüz edildi. Koca ülke viran oldu. Irak’ın petrol dâhil bütün gelirlerine el konuldu.

“Zulm ile âbâd olan, kahr ile berbad olur” denilir. Peki, Irak’ı perişan edenlerin büyüğüne ne oldu? Birinci Körfez Savaşı’ndan hemen sonra bir dizi hastalığa yakalandı. Bunlardan biri LYME idi. Bu, 350’den fazla hastalığı taklit edebilen bir bakteri idi. Bu hastalıklar içerisinde; epilepsi, MS, ALS, Alzheimer, Parkinson, otizm, beyin tümörü, cilt hastalığı da vardı. Baba Bush ise bu hastalıkların pek çoğuna birden yakalanmıştı. Üstelik 2015 yılında Maine’deki yazlık evinde düşmüş, boyun kemiklerinden biri kırılmıştı. Hiç yürüyemez olmuştu. Cilt hastalığı ile de derisi lime lime dökülüyordu. Aslında, Kızılderili reisin dediği gibi, mesele basitti, adım adım geberiyordu. Tıpkı merhum Erbakan hocamızın anlattığı filmde denildiği gibi. Baba Bush’un hastalığa yakalandığı anlaşılmasından sonra Erbakan Hocamız onunla ilgili bir Amerikan filmindeki bir sahneyi anlatarak şöyle konuşmuştu:

“Bu arkadaşlarımız bir gün bir filme gitmişler. Bu film bir Amerikan filmi, içerisinde Kızılderililer gösteriliyor. Kızılderililer bir beyazı yakalamışlar ve ağaca bağlamışlar. Kızılderili reis bir kayanın üzerinde oturuyor. Karşısında da dumanlı dağlara bakarak piposunu içiyor. Diğer tarafta altında harıl harıl ateş yanan bir kazan fokur fokur kaynıyor. Ağaca bağlanmış beyazı yiyecekler, sahne bu. Ortada tam tam dansı da başlamış, ölüm saati geliyor. Kazanın fokurtusu arttıkça beyaz adam tepinip duruyor. Boncuk boncuk terliyor. Beyaz adam bir yandan Kızılderililere yalvarıyor, bir yandan da bir şekilde iplerden kurtulmaya çalışıyor. Uzun bu sahne devam ettikten sonra beyaz adam nihayet ipini gevşetiyor. Bu esnada reis hiç istifini bozmuyor. Beyaz adamın kaçması mümkün değil. Ne yapacak? Reisin önüne gelip daha candan yalvarmak. Nitekim öyle yapıyor ve yalvarıyor. Tam o esnada Kızılderili reis beyaz adama dönüp, ‘Mesele basit, gebereceksin!’ diyor. Şimdi 40 sene sonra niye bu olayı anlatıyorum. Çünkü Bush’a söylenecek söz bu da onun için. Ne olacak, ‘Mesele basit, gebereceksin.’ İster Bağdat’ı, ister Afganistan’ı, ister Keşmir’i, ister Filistin’i bombala, senin kanserine merhem olmaz. Firavunluğu bırakacaksın, hakkı üstün tutan medeniyete, âdil düzene döneceksin. Başka çaresi yok!”

Kızılderili reisin dediği gibi, aslında mesele basit: Ey zalimler! Ey zalim oğlu zalimler! Mesele basit! Hepiniz gebereceksiniz!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mülayim - Zalimlerin er ya da geç gebermesi hak. Müslümanlar ne yapıyor? Kafirler yaptığıyla kalıyor. Müslüman beldeler kan ağlıyor. Elbette zalimler amma bu dünyada amma ahirette cezasını çekecek. Bu kaçınılmaz. Biz Müslümanlarında büyük vebali var. Rabbim Ümmet-i Muhammed'e feraset ve birlik beraberlik versin.

Yanıtla . 7Beğen 07 Aralık 16:40

Anket Soğan fiyatlarının yükselmesindeki sebep sizce nedir?