Reklamı Kapat

Linç edilmek istenen Profesör; İbrahim Emiroğlu...

Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu…

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi. Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Mantık Ana Bilim Dalı Başkanı.

İbrahim Emiroğlu’nu yıllardır tanırım. Eski ‘Akıncı’lardan…

“Tam bir Mevlana uzmanı” diyebilirim…

Babası merhum Bekir Emiroğlu, bana Kur’an-ı Kerim’i öğreten adamdır. Nebi Gül hoca ile birlikte…

Naif, nazik, kimseyi kırmak istemeyen, kul hakkına riayet eden bir kişiliği var.

İzmir’de Güzelbahçe Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi etkinlikleri haftası kapsamında düzenlenen ‘Peygamberimiz ve Gençlik’ adlı konferanstaki konuşması bazı gazete ve internet siteleri tarafından bambaşka yerlere sürüklendi.

Bir sendikacının iddialarından yola çıkılarak âdeta linç edilmek istendi…

İddia edilen konuşmaları yaptığına ilişkin bir ses kaydı var mı? Hayır.

Bu haberler neye istinaden yapıldı, gerçekten güvenilir kaynaklardan gelen haberler mi? Bu sorunun cevabı da hayır!

Dediğim gibi sadece ve yalnızca “iddialar” söz konusu.

Kaldı ki, Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, Yavuz Oğhan’ın radyo programına çıkıp, tüm iddiaları açıklıkla cevaplandırdı.

Ne dedi Emiroğlu; “Kayıtlarım var, öyle konuşmadım. Nerede, neyi, nasıl konuşacağımı biliyorum. Tamamen düzmece. Bunu söyleyenlerin amacının ne olduğunu bilmiyorum. Kişileri mi yıpratmak istiyorlar, kurumları mı yıpratmak istiyorlar; bilemiyorum. Bunu da bilemiyorum. Zaten kaymakamlık da bunu inceledi ve uydurma olduğunu gördü. Tekzip gönderilecek. Söylediğim iddia edilen sözlerin hiçbirini dile getirmedim. Ben böyle ifadeler kullanmadım. Bir ilim adamı böyle kaba saba ifadeler kullanır mı? Pes doğrusu. Ne işim var benim çocuğun adeti ile? Hijyenik şartlardan bahsettim. Çocuk ve ergenlik psikolojisinden bahsettim. Pozitif etkilerden bahsettim ama bunun dışındakiler düzmece. Cımbızla bile çekilmemiş. İnandırıcı değil. Tamamen yalan…”

***

Karalamak kolay! Hele hele günümüzde, başta sosyal medyada o kadar büyük karalamalar ve çamur atmalar yapılıyor ki!

Adam doğrusunu anlatana kadar ve haklı olduğunu ortaya çıkarana dek ‘ay bacayı çoktan aşmış’ oluyor. Mağdur olmuş ama derdini anlatamayan, olayın gerçeğini duyuracak bir kanal bulamayan o kadar çok insan var ki...

* Bu türden karalamalar kul hakkı mı? Evet, hem de sapına kadar kul hakkı!

* Bu türden karalamalar vebal mi? Evet, hem de sapına kadar vebal!

Çağımızın en büyük hastalıklarından biri de bu olsa gerek…

ERBAKAN HOCA’NIN MÜTHİŞ BASİRETİ

Mustafa Yılmaz anlattı;

“Suriye ile kanka olduğumuz yıllardı…

Ortak Bakanlar Kurulu yapılıyor, her iki ülkenin liderleri birlikte kamuoyuna sıcak fotoğraflar veriyordu.

Hatta o kadar ki, iktidar partisi kadın kolları ile Suriye’deki iktidarın kadın yetkililerinin ortak çalışmalar yaptıkları bir dönem.

Hatırlayacaksınız, o dönemde Suriye ile vizeler de karşılıklı olarak kaldırılmıştı.

İşte tam da böyle bir dönemde, Numan (Kurtulmuş) bey Saadet Partisi Genel Başkanı idi. Suriye’deki bu yakınlaşmayla alakalı olarak bir de açıklama yapılmıştı. Allah rahmet eylesin, Erbakan Hocamız namazı kıldıktan sonra parti genel merkezine geçerek bir kahve içti. Ben de o sohbette idim. Erbakan Hocamıza, “Suriye ile vizelerin karşılıklı olarak kaldırılmasının ne anlama geldiği” soruldu. Hiç unutamam, hocamız, kahveden bir yudum aldıktan sonra şu tarihi cümleyi sarf etti; ‘Bunlar bugün vizeleri kaldırtırlar, yarın da saldırtırlar…’

Saadet Partisi, Suriye ile ilgili sorunların çözümü için temaslarda bulunduğu zaman olmadık hakaret ve ağır eleştirilere maruz kaldı.

Ama bugünden geriye baktığımız zaman Milli Görüş hassasiyetinin bu noktada da ileriyi gören politikalar olduğu apaçık ortada…”

Mustafa Yılmaz, bu anekdotu TV5’te ‘Kupür Haber’ programında anlattı…

İlginç geldi bana…

***

Bugüne kadar Milli Görüş’ün uzağından yakınından geçmemiş, hiç alakasız insanlar, “Ya, Erbakan Hoca yıllar öncesinden nasıl da uyarmış! Nasıl da yıllar öncesinden Erbakan Hoca’nın dile getirdikleri bir bir gerçek çıktı, çıkıyor…” demeye başladılar…

İşte bu da Erbakan Hoca basireti ve feraseti…

Önemli olan, bundan ders almak ve adımları atarken bu tecrübeden istifade etmek.

Sizce de öyle değil mi?

OCAĞINA DÜŞTÜM BAŞKAN!

Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz’e buradan seslenmek istiyorum;

Sevgili Başkanım, size bir güzergâhı hatırlatmak istiyorum.

Sabah makamınıza gelmeden önce şoförünüze Çınaryolu’na gitmek istediğiniz talimatını verin. Yukardan Çınaryolu’na girin.

Eğim bittiğinde hemen sağda ‘Dere Sokak’ var. Bu sokağın devamında da Milli Gazete, TV5, Milsan, Evimevim var.

Dere Sokak’a girin, lütfen!.

Ulusoy TIR garajının hemen yanından geçerek Ayamama Deresi’ne kadar gelin.

Ne gördünüz sahi?

Bu yol şu anda tam anlamıyla tabir yerindeyse ‘patates tarlası’na dönüşmüş durumda. Delik deşik…

Yağmurlu günlerde burada değil yürümek, zıplayarak gitmek bile mümkün değil!

Ocağına düştüm Başkanım, bu yola iki kürek asfalt atsanız…

Müteşekkir oluruz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

03

Ihsan - iftira büyük günah atanlar hesap verecek

Yanıtla . 2Beğen 07 Aralık 10:32
02

Tamer Havutçu - Heralde gelmiştir ekipler asfaltlama yapmak için... İnşallah diyelim... Koca gazeteye yapılana bak hele....

Yanıtla . 2Beğen 07 Aralık 10:24
01

Kalbikirık - önemli olan ALLAH ın önünde linç olmaması halkın önünde linç etmişler .. Muhiddin arabi ne demişti sizin tabtığınız ayağımın altında demişti ve idam edilmişti sonra ne dediği anlaşılmış idi.. eee zaman kötü müslümannın dini para kıblesi kadınlar olmaya gidiyor...

Yanıtla . 3Beğen 07 Aralık 08:59

Anket Soğan fiyatlarının yükselmesindeki sebep sizce nedir?