Yeni liderin imkânı

Bu yazıda bütün siyasi süreçler dikkate alındığında herhangi bir siyasi harekette yeni bir liderin çıkışının imkânı sorgulanmaktadır. Bu imkân parti ayrımı gözetmeksizin -Türkiye de artık partilerin ayrımları sunileşmiştir- yeni liderin ve ülkenin kalkınmasının ön adımı olacaktır. Yazının başında ilk cümleyi hemen şöyle kurmak gerekiyor sanırım; karizma bir liderin varlığında yapılması gerek liderin tabi yollarla devrilmesini beklemektir. Aksi durumda çok ciddi kırılmalar meydana gelir ki bölünmeleri ve ayrışmaları doğurur. Ne lider eski lider kadar yetkin ne de yeni kitle eskisi kadar değerlerine sahip olur.

Kitleleri inandıkları lider ve liderliklerden ayırmak liderin sağlığında imkânsıza yakındır. Çünkü liderle kitlesi arasındaki ilişki âşık ile maşuk arasındaki tarifsiz ilişkiye benzer. Bu ilişkideki belirsizlik ilişkinin başlangıç ve bitiş süreçlerinin tam olarak izah edilememesindendir. Birey âşık olmanın gerekçesini açıklayamaz. Âşık olma fiili niçin sorusunun mahalli değildir. Bu yüzden aşklarda ikinci ve üçüncü menfaatler hesap edilemez. Bu hesap edilemeyiş tarafları çoğu zaman zarara uğratır yahut yok eder.

Her kitle kendi liderini çıkarır. Liderlerin bilhassa karizma sahibi liderlerin, kendi kitleleri içerisinden gelmesi liderliğin ilk şartını oluşturur. Bu şart o kadar önemlidir ki ithal liderler bile kendi toplumların değerlerine sahip olduğu görüntüsü vermek zorundadır. Aksi durumda kitlesi ile lider arasında bir açı farkı oluşur. Bu fark zamanla liderin inandırıcılığını zedeler. Yakın dönemde Türkiye’de de denenen ithal lider çalışmalarının başarısızlığı, bu liderlerin toplum değerlerini göstermelik de olsa taşıyamamasındandır. Yine lider değişikliği dikkate alındığında örneğin Aziz Yıldırım devrilmesi ancak aynı mahallenin -beyaz Türk mahallesi- içinden gelen zamanında birlikte hareket ettiği, daha genç daha güçlü, daha vizyon sahibi bir Ali Koç tarafından yapılabilir.

Liderin ikincil sıfatı olan “karizma” kelimesi  “İlahi vergi, İlahi yeti” anlamlarına yakın bir kök manasına sahiptir. Bu açıdan Karizma Liderlik kişiye başka bir üst ilke tarafından verilir. Ancak karizmanın süreç içerisinde oluşan yönleri de mevcuttur. Mesela lider geldiği kitlenin değerlerine bağlılıkta göstermiş olduğu başarılar nedeni ile karizmasını yükseltebilir. Yine lider kitlesinin kanıksadığı problemlerinin çözümünde göstermiş olduğu küçük açılımlarla karizmasını pekiştirebilir. Bu pekiştirme liderin kitlelerini sürüklemede dayanağı olacaktır. Neticede liderin gücü kendisine inananların inançlarını diri tutmasıyla alakalı bir durumdur. Son dönemde Türkiye’de yaşanan liderlik tecrübesi tam olarak bu durumla alakalıdır.

Karizma liderlerin bir diğer ortak noktası da ortaya çıkışlarının krizlerle olan ilişkisidir. Her toplumda Karizma Liderler kriz dönemlerinde ortaya çıkmıştır. Tarihte bunun bilinen bir istisnası yoktur. Bu kriz, devleti sarsan bir durum olabileceği gibi devlet karşısında yahut toplum karşısında varlıksal bir tehdit de olabilir. Karizma Liderleri doğuran süreçleri inceleyen uzmanlara göre; değişimi zorunlu kılan bir kriz durumunun mevcudiyeti, mevcut koşullardan tatminsizlik duygusu yaşayan bir grup insanın varlığı kriz durumunun temel özelliklerindendir. Toplumu taşıyan liderlerde ortaya çıkan toplum değerlerine yabancılaşma ve toplumlar için rahatsız edici düzeyde bir belirsizlik hâli, panik içeren durumların mevcudiyeti, yetersizlik, korku, suçluluk, pişmanlık, yenilgi duygularını, insan yaşamını tehdit edecek ya da kendisine saygısını kaybettirecek ölçüde bir kriz durumunun mevcudiyeti, karizma liderlerin çıktığı zeminin başka özelliklerindendir. Son olarak uzmanlara göre; bastırılmış duygu ve tepkileri harekete geçirecek bir “Dava’nın” mevcudiyeti karizma liderin çıkış zemini olarak sayılabilir.

Süreç içerisinde inandırdıkları kitleleri belirli bir hedefe sürükleyen liderlerin bulundukları konumları kaybetmeleri imkânsıza yakındır. Bu imkânsızlığı ortadan kaldırabilecek birinci yol hikâye tekrarıdır. Aynı kitle içerisinden çıkacak, yeni liderin maddi ve manevi önceki liderin vaat ettiklerinden bir adım ötesini vaat etmesi gerekir. Ancak bu vaatlerin inandırıcılık zemininden hiçbir şekilde kopmaması esastır. Bu esas yeni liderin toplumun kanıksadığı problemleri çöze çöze yükselmesini zorunlu kılar. Türkiye özelinde yeni bir liderliğin yolunun İstanbul Belediye Başkanlığı’ndan geçeceği kuşkusuz bir gerçeklik. Muhalefet partisinin başkanının, parti başkanlığına -asla liderliğine değil- yükselmesindeki sürecin İBB Başkan adaylığı ile başladığını hatırlamamız yeterli.

Hikâye tekrarı sürecinde yeni çıkacak liderin aynı kitle içerisinden gelmesi meselesini açmak gerekiyor. “Aynı Kitle” seksenlerin başında Anadolu’dan büyükşehirlere göç etmiş köylü kesimine işaret ederken,  doksanların sonunda “Aynı Kitle” ifadesi büyükşehirlerde kendilerine yer bulamamış varoşları ifade etmekteydi. Bu gün bu kitle ne durumdadır. Bu başka bir tartışmanın konusudur. Kitle varoştan şehre yolculuğun tam ortasındadır. Bu yüzden kitle şuan taşralığı temsil etmektedir. Hikâye tekrarında aynı kitleden olmanın olmazsa olmaz bir konumu vardır.

Yeni bir liderin doğuşunun ikinci yolu ise yeni bir kitlenin varlığa çıkışının sağlanmasıdır. Yeni ve makul talepleri olan bir kitlenin varlığının inşa edilmesi ister istemez kendi içerisinden bir lider çıkaracak ve zamanla bu lider başarıya ulaşacaktır. Türkiye toplumunun yaşamış olduğu kriz hali artık aşikâr. Bu kriz halinin bir kitle inşası kadar belirleyici olup olmadığını ise zaman gösterecek. Fakat adalet, eşitlik, ahlâk, nimet ve külfet paylaşımında denge ve kucaklayıcılık ilkelerine önem veren ayrıca bu ilkeler etrafında yeni varlık alanları oluşturan bir kitlenin doğum sancıları duyulmaya başlandı.

Türkiye en basit ifadesi ile kriz hali yaşamaktadır. Krizler yeni idrak biçimlerinin ve yeni oluşumların vücuda geliş sancılardır. Güç sahipleri suni gündemlerle bu krizleri uzatabilir fakat yeni bir kitlenin doğuşunu engelleyemez. Bu durumda yapılması gereken ya var olan liderin hikâye tekrarını başarmak ya da Türkiye’de oluşan kriz durumunun çözüm yolu olan kavramlar etrafında oluşan akl-ı selim kitlenin değerlerini taşıyan yapılar kurarak yeni liderin çıkış zeminini hazırlamaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İdris Cevahir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Soğan fiyatlarının yükselmesindeki sebep sizce nedir?