Kuru soğan

“Mevafu “Mutfaktaki yangın” diye bir terim var bizde. Enflasyonun hanehalkına yansımasını son derece öz bir şekilde anlatan ve açıklayan, belki de uzun uzun cümlelerin anlatacağından çok daha fazlasını söyleyiveren bir veciz ifade… İnsan bazen düşünüyor; Başka dillerde, kültürlerde, ülkelerde de böyle benzetmeler var mıdır acaba? Enflasyon gibi teknik bir meseleyi, bir benzetmeyle böylesine içselleştirmiş ve kendisine olan olumsuz etkisini bu kadar basitleştirerek anlatan kolay kolay bulunmaz muhtemelen.

Kasım ayında enflasyon “beklentilerin bile altında” düştü. Madem böyle bir düşüş varsa bunun çarşı pazara, insanların ceplerine de yansıması gerekmez mi? Böyle bir düşüşü gören, duyan, hisseden yok ama enflasyon düşmüş. Resmi enflasyonla “gerçek enflasyon”, yani halkın enflasyonu meselesine ise hiç girmeyelim!

Vatandaşın bütçesini, mutfağını saran yangın, dönüyor dolaşıyor bir zaman sonra yine önümüze geliyor. Halkın reel geliri azaldıktan, alım gücü düştükten sonra enflasyon ister %100 olmuş, ister %25, hiçbir şey fark etmiyor. Enflasyon belli bir düzeye inmedikten sonra gerisi laf-ü güzaf oluyor.

İşin tuhaf tarafı, fiyatlardaki artışlar ciddi şekilde insanların gündelik yaşamını etkiliyor. Evet, kredi kartlarına sarılan veya sarılmak zorunda kalan insanlar, kartları arasında harcamalarını dağıttığı için durumun vahametini es geçiyorlar belki. Kredi kartı borcunun “asgari”sini ödeyince geçindiğini düşünenler var. Gerçekte ise birçok kimsenin geliri geçinmesine imkan vermiyor. Cüzdanlardaki kart sayısının artışı ve bankalara mahkum bir yaşantı da bundan değil mi zaten? Ve bankaların Avrupa’daki muadillerine taş çıkartırcasına karlar elde etmeleri de bu yüzden zaten.

Bir borç sarmalı içinde yaşamaya alıştırılmış kitleler, gelirini ve geleceğini ipotek etmeyi dert etmiyor bile. Günü kurtarayım telaşıyla asıl meseleyi ıskalar hale geliyorlar. Türkiye gibi tarım ve hayvancılık ülkesinde neden gıda fiyatlarının yüksek olduğunu sorgulayamaz hale geliyor toplum. Hatta öyle bir enteresan durum var ki, yüksek enflasyonun en önemli kalemi olarak gıda fiyatları öne çıkıyor. Güya kendi yetiştirdiğimiz ve ucuz olması gereken ürünleri çok pahalıya alıyoruz ve bunu bile mesele etmiyoruz artık.

Benzer şekilde insanlar, mesela emeklilikte yaşa takılmayı sorun ediyorlar ama emekliliğe hak kazanıp da “ekonomik koşullar” yüzünden çalışmaya devam etmek üzerine en ufak bir soru işareti bile yok. Toplumun kendi meselelerine yabancılaşması, içinde bulunduğu koşulları bile algılayamaz hale gelmesi gibi bir sorun var ortada.

Soğan fiyatları küf nedeniyle katlanıyor ve 10 liraya kadar çıkacağı söyleniyor. Bunun üzerine “ekipler” (marketlerdeki fiyatları kontrol ederek enflasyonu düşürme timleri benzeri) harekete geçiyor ve Ankara’daki depolara baskın veriyor! Hazine ve Maliye Bakanı, “fırsatçılara” aman vermeyeceklerini söylüyor ve “depolarda bekleyen soğanlar var” diyor. Halbuki, haber bültenlerine konuşan depo sahipleri ve tarım uzmanları diyor ki; “Hasattan sonra soğanın depoya konulması gerek. Nisan’a kadar hasat yok. Depoda soğan olmazsa önümüzdeki aylarda vatandaş ne yiyecek?” diyor zaten. Ama güce tapan medya için gerçeklerin hiçbir önemi yok!

Üreticiler, “stokçu” yaftasına öfkeli, tepkili.. Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, “Patates üreticileri stok yapmıyor, depoculuk yapıyor. Depodaki patates tespitlerinin stokçuluk gibi basına yansıması ve bir algı operasyonu yapılması bizleri üzüyor” diyor mesela. Bu insanların hakkına girmenin hiçbir önemi yok. Yeter ki gündem siyasetin istediği kıvama gelsin, sorumluluk üstlerinden gitsin!

Rekabet Kurulu’nun araştırma raporuna göre, “Ekili alanlar azaldı, zirai hastalıklar arttı.  Üretici ve esnafın rekabet karşıtı bir eyleminin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşıldı.” Ama kimin umurundaki hakikat!

Sözün özü, günlük politikalarla beli algıları kamuoyunun önüne koyarak kısa süreli başarılar(!) elde etmek, hiçbir meseleyi çözmeyecektir. Sorunları daha da büyütüp daha da büyük bir sıkıntıyı önümüze koyar sadece.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mücahide - Kalemine sağlık hocam..

Yanıtla . 1Beğen 04 Aralık 16:50

Anket Soğan fiyatlarının yükselmesindeki sebep sizce nedir?