Gencim; açıklayabilirim!

Olanları açıklayabilen ama olayları anlamakta zorlanan bir gençlikle yol alıyoruz. Çünkü ona sunulan her şey onu anlamak için değil, onu geleceğe hazırlamak için yapılıyor. Hâlbuki gençler bugüne dair ne varsa onda yer almak istiyor. İşte bu noktada gençlik hakkında yapılan araştırmaları “açıklama” yerine, “anlama” moduyla yeniden yorumlamak gerekiyor.

Rakamlar diyor ki; gençlerin %80’i apartmanda yaşıyor. O zaman, gelecekte komşuluk ilişkileri azalacak! İstatistikler diyor ki; gençlerin %75’i anne-babası ile yaşıyor, demek ki evlilik yaşı gecikiyor. Her 100 gençten sadece 7’sinin sivil toplum çalışmasında yer alması, gönüllülüğün kurumsallaşmasında alınacak yolun uzun olduğunu gösteriyor. Gençlerin %20’si hiç kitap okumuyor ve bunlar en fazla kitap okuyan %20 ile hiçbir zaman anlaşamayacak. Yaşları arttıkça kitap okuma oranı düştüğünden, birbirini anlama ihtimalleri de düşecek gibi… Gençlerin yarısı “süreli yayın” takip etmediğinden “fikri takip” mekanizması gelişmiyor. Sadece gündelik meşguliyetleri artıyor, savruluyor.

Televizyon izleme oranları düşse de gençlerin çoğunluğu kendilerini sosyal medyaya attıkları için yalnızlıkları da katlanıyor. Türk halk müziği ve Türk sanat müziği dinleme oranları azalıyor, sevgi ile aralarındaki bağ giderek zayıflıyor. Boş zamanlarını gezerek geçirenler çoğunlukta ama ilgili gözükseler de spor ve tiyatro gibi konularda zaman harcayan az. Sigaradan nargileye, enerji içeceğinden alkollü içeceğe doğru bir evrim yaşanıyor. Bağımlılık türleri arttıkça aidiyet sorunu da artıyor. Hedeflerinin gerçekleşme oranını düşük görüyorlar. Doğal hakları olan iş ve eş sahibi olmak onları mutlu edecek ilk iki gösterge olmasına rağmen hak ettiklerine ulaşamama korkusu yaşıyorlar.

Gençler yaşadıklarını çok güzel açıklıyor ve çözümü eğitimde ve sosyo-ekonomik kalkınmada görüyorlar. Biz ise onları anlamakta gecikiyor, yaşadığımız coğrafyanın maddi imkânları kadar manevi imkânları olduğunu onlara hissettiremiyoruz. Mevlid-i Nebi Haftası’nın “Peygamberimiz ve Gençlik” konusuyla konuya ışık tutması onları anlama yolunda önemli bir adımdır. Gönül ve ruh dünyasına ulaşabilecek yeni bir dil ve üslup geliştirmek, gençlerin “bugününe dair” yapılması gereken en büyük katkı olacaktır. Yarın artık bugündür.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?