Reklamı Kapat

Müslüman Mahallesinde Salyangoz Satmayın!

Bu ülkenin nüfusunun yüzde 99’u Müslüman. Müslüman ne demek? Allah u Teâlâ’nın hükümlerini, Allah u Zülcelâl Hazretleri’nin son peygamberi olan Efendimiz’in (asm) vahy-i zımnî ile tebliğ ettiği hükümleri bütünüyle kabullenen, o hükümlere taraftar olan, o hükümlerin hâkimiyetini cân u gönülden arzulayan, demek. Bu inancın komprime halindeki ifadesi: “Lâ ilâhe illallah. Muhammedürresûlullah” ve “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûluhü” mübarek kelimeleridir. Onun için İslâmiyet’i kabullenenler, ilk iş olarak gusül abdesti ve abdest aldıktan sonra bu mübarek kelimeyi söylerler ve böylece “Müslüman” olmuş olurlar.

İslâmiyet, 124 bin peygamberin tebliğ ettiği dinin adıdır. Allah’ın seçtiği ve beğendiği yegâne dindir. İslâmiyet bu dünya seferini selâmetle tamamlamanın rehberidir. İnsanı ebedî hayatta, ebedî saâdete vâsıl edecek yoldur.

Biz Müslümanlar, dinimizden memnunuz. Bütün hükümlerini kabullenmişiz. Allah’ın emirlerini bütünüyle uygulayamasak bile kabullenmişiz. Günah işlediğimizde, o fiilin günah olduğunu bilmekteyiz ve bundan dolayı çok pişman oluyoruz ve derhal tevbe istiğfar ediyoruz.

Gelgelelim, hayli zamandır bir tâife zuhûr etti. Kur’an’ımıza el ve dil uzatıyor, hadis-i şeriflere dil uzatıyor, gözümüzün nûru Peygamber Efendimiz’e (asm) dil uzatıyor. Akıllarını, İslâmiyet’i tahrip etmek için yüz milyarlarca dolarlar harcayan, bu tahribat için müesseseler kuran ecnebilerin cebine koymuş o kimseler, haramları helal, helalleri haram kılmaya çalışıyor. Hadis-i şerifleri ortadan kaldırarak, Peygamber Efendimiz’in (asm) vazifesini devreden çıkarmak istiyor. Yaptıklarından dolayı kendilerini hesaba çekecek bir merci, yaptıklarının karşılığı olacak bir müeyyide olmamasından cesaret alıyorlar. Onları televizyonda, medyada muhatap almaya gerek yok. Zira muhatap alınmaya değmezler. Ecdâdımız sağ olsa onlara, “zındık!” der, tek kelime ile işi bitirirlerdi. Biz ise sözü uzatmadan onlara şöyle diyoruz:

“Ulan beyefendi! Allahu Teâlâ’nın gönderdiği, sahabe-i kiramın yaşadığı, tabiînin yaşadığı, tebe-i tâbiînin yaşadığı, 1400 seneden beri “gerçek Müslümanların” yaşadığı, yüz binlerce evliyânın, asfiyânın, müçtehidin, müceddidin, ulemânın yaşadığı ve anlattığı, yüz binlerce kitaplarla tesbit edilmiş, bu muhteşem, muallâ ve her bir zerresi arşa bağlı dini beğenmiyor musunuz? O halde cehennemin dibine kadar yolunuz var. Gidin ineğe tapanların yanına, güneşe tapanların yanına, Hıristiyanların yanına, Yahudilerin yanına… Ya da kendiniz kendinize uygun bir görüş ortaya koyun, ona uyun! Bizim dinimizden elinizi çekin! Hem kucağımızda oturup hem sakalımızı yolmayı bırakın! Müslüman mahallesinde salyangoz satmayın!

“Ey Peygamber Efendimiz’e salavat-ı şerife okumayı, Allahu Azimüşşan’dan bahsederken “Celle Celeluhu” gibi hürmet ifadesini kullanmayı “yağcılık” olarak vasıflandıran zırtapoz efendi! Sen çatlasan da patlasan da, biz Ahzâb Sûresi’nin 56. âyet-i kerimesine imtisâlen ve pek çok hadis-i şeriflerin beyan buyurması ile Peygamber Efendimiz’e Aleyhisselâtü Vesselam’a salavat-ı şerife getirmeye devam edeceğiz. Bu güzel dinin bütün helallerini helal, bütün haramlarını haram bilmeye, farzları yerine getirmeye, günahlardan şiddetle kaçınmaya devam edeceğiz.

“Güzel dinimizin bütün hükümlerine can baş üstüne imtisâl edeceğiz. Fâizin haram oluşuna, haremlik-selamlık uygulamasına, cihad hükmüne, kadınların aslî fıtratının annelik ve aslî yerlerinin evleri oluşuna, namazın beş vakit oluşuna, kadınların tesettürüne, namazın sünnetleri ile âdâbıyla kılınmasına, ilmî, amelî ve edebî sahada Allah’ın hükümlerinin uygulanmasına, elhasıl, Rabbimiz Zülcelâl Hazretleri nasıl bir din göndermişse, canımız, gözümüzün nûru Peygamber Efendimiz (asm) nasıl bir din tebliğ etmiş ve yaşayarak göstermişse, sahabe-i kiram nasıl bir din yaşamışsa, biz o dine inanıyoruz. Elinizi ve o cerbezeli dilinizi bizim dinimizden çekiniz. Gidiniz kendinize başka bir meşgâle bulun! Bizimle uğraşmayın! Daha fazla canımızı sıkmayın! Zaten Müslümanlar olarak bizim derdimiz bize yeter. Biz de sizlerle uğraşmayalım. Gidin başka kapıya…”

Not: Mübarek Mevlid Kandilinizi tebrik ederim. Yâ Rabbi! Efendimiz’in (asm) âhirzamanda Kur’ân’ın hâkimiyeti ile ilgili vermiş olduğu müjdeleri görmeyi nasip eyle! (Âmin)

  

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

EBA ALPEREN - Bu tür insanlar Teyyo dini olan deizm in neticeleridir. Kim ne derse desin bu bir gerçektir. Ama BELAM lar hala insanların beyinlerini uyuşturmaya devam ediyorlar.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 14:28

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?