Reklamı Kapat

Kriz miriz yok! Çok iyiyiz, çok!

Son döviz krizinden sonra (Aman ağzımızdan yel alsın. Kriz miriz yok!) fiyatlar çıldırdı. Daha doğrusu bazıları içlerindeki canavarı dışa vurdu. Haydi dövizle alınan malzeme alıp satanları bir yerde anlarız. Onlar döviz artışlarına ve muhtemel artışlara göre fiyatlarını ayarladılar. Peki, peynir, zeytin, patates ve daha pek çok gıda maddelerinin dövizle ne ilgisi var? Çok çok işin içine akaryakıt fiyatının artışına bağlı olarak nakliye ücretlerinin artması girer. Ancak o artış da makul bir nispette olur. Bazı maddelerde yüzde yüze varan artış oldu. Bu artışların birçoğunun sebebi psikolojik değil, ahlaksızlıktır. Fırsatı ganimet bilmektir. Ama olan vatandaşa olmaktadır. Peki, döviz düştü. Siz de fiyatları düşürün! Ne gezer… Diyanet bile hac ve umre organizasyonuna yüzde 57 zam yaptı. Haydi git, gidebilirsen!..

Adımız gazeteciye çıkmış ya, bizi tanıyanlar yakamıza yapışıyor. “Allah aşkına şunu da yazın! Bunu da yazın!” diye. Yahu daha geçenlerde yazdık, yazmak kolaysa gel sen yaz, diye… Vatandaşlar da haklı. Alın teriyle kazanıyorlar. Ancak yama küçük, delik büyük. Ayaklarını yorgana göre uzatacaklar, ama yorgan gittikçe küçülüyor. Bizim arabaya koyduğumuz 50 liralık benzinle gittiğimiz mesafenin gittikçe azalması gibi…

Son üç ayda elektriğe ve doğalgaza peş peşe zam geldi. Zamların nispeti yüzde 24 ila yüzde 27 arasında değişiyor. Tam vatandaşların sigortası atmışken güler yüzlü bakandan müjde geldi: “Yeni yıla kadar zam yapmayacağız!” Hay Allah razı olsun. Yani Kasım ve Aralık’ta zam yok. Oh iki ay rahatız!..

Bazı vatandaşlar bize elektrik faturasını gösteriyor. Ve o faturada belirtilen rakamları. Tam on kalem: 1. Elektrik bedeli 2. Kayıp-kaçak bedeli 3. Dağıtım bedeli 4. Perakende satış bedeli 5. İletim Bedeli 6. Sayaç okuma bedeli 7. Enerji fonu 8. TRT payı 9. Belediye Tüketim Vergisi 10. KDV… Bu tabloya söylenecek çok söz var. Beni en çok rahatsız eden “kayıp-kaçak bedeli”. Yahu kaçak elektriği kim kullanıyorsa, gidip onun yakasına yapışıp tahsil edin. Dürüst vatandaştan ne istiyorsunuz. Söylenecek söz çok ama en iyisi ağzımıza kilit vuralım ve “kriz miriz yok! Çok iyiyiz, çok!” diyelim. Tıpkı köylü Memet emminin “çok iyiyim, çok!” demesi gibi. Buyurun Sadi Köylü’nün Facebook’ta paylaştığı hikâyeyi okuyun:

“Bir kamyonun çarpmasıyla yaralanmış olan çiftçi Mehmet amca kazadan sorumlu tuttuğu taşıma şirketine dava açıyor. Mahkeme salonunda şirketin avukatı ile Mehmet amca karşı karşıyalar ve Avukat soruyor: ‘Ama siz kazadan sonra gelen polis memuruna ‘ben çok iyiyim’ demediniz mi?’

‘Anlatayım ağam; ben bizim eşeği gasabada satışa götürmek üzere gamyonetime bindirmiştim ki…’ Avukat tekrar adamın sözünü kesti ve hâkime dönerek: ‘Sayın hâkim, size olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini davacının kendi ifadesiyle almaya çalışıyorum ama soruma cevap vermiyor. Bu bey, kazadan hemen sonra olay yerine ulaşan polis memuruna ifadesinde ‘çok iyi’ olduğunu söylemiş. Kayıtlara geçmiş. Şimdi, aradan kaç hafta sonra müvekkilime dava açıyor. Ben bu davada bu şahsın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığına inanıyorum. Lütfen, sadece soruya cevap vermesini söyler misiniz?’ Yargıç çiftçinin hikâyesi ile ilgilenir gibiydi:

‘Eşek hakkında söyleyeceklerini merak ettim aslında; Bırakalım da anlatsın…’ Memet amca yargıca teşekkür ederek devam etti: ‘İşte dediğim gibi, Sayın Hâkimim, tam eşeğimi gamyonetime bindirmiş şehre doğru gidiyordum ki, bu şirkete ait gucuman bir kamyon ‘Dur’ tabelasına aldırmadan üzerime sürdü ve bize çarptı. Ben yolun bir yanına fırladım, garagaçanbi yana… Nasıl kötüyüm, nasıl kötü, anlatamam… Gıpırdanamıyom sancıdan… Öte yandan garagaçan bir anırıyo, bir anırıyokine, ortalık inliyo. Derkenebipulis memuru geliveedi, garagaçanın sesini duymasile önce ona doru getti, eğildi, bahtı, tabancasına davrandı, alnının göbeeendengaragaçanımıurmasın mı? Soonacııma, yolun garşı tarafına geçti, bana doooru geldi, dedikine:

‘Eşeğin hali berbattı, vurmak zorunda galdım, sen nassın?’ dedi…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Vatansever - Kesinlikke kriz yok. Ellerinize yüreğinize sağlık. İnsanları ilgilendiren fiyat şahlanışını fevkalade ifade etmişsiniz. Hayrına sokak hayvanlarına mama veriyorum. 150 TL lik kedi maması 250 TL oldu. Dolar 7.40 tan 6.60 civarına düştüğünde kardeşimize sordum kaç para.Dedi 250. Dedi ki Türkiye'de fiyat arttımı inmiyo bilmiyomusun sen. Vallahi cevap veremedim. Daha ucuzunu aldım. Döviz esnafı vurdumu iflas etmemek için çaresizlikten (fırsatçılar hariç) fiyatı bir süreliğine sabitleniyor. Zararı kapatiim sonra düşürürüüm diyor. Birbakmışız geçici artış oluvermiş sabit artış. Dünya perişan halde. Doğası, hayvanı, insanı. Rabbim iman edenlere yardım etsin.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 16:30
01

Abdurrahman Serdar - HÜKUMET Haksız ve YERSİZ ZAM YAPANLARI Tesbit ediyoruz. Cezalarını vereceğiz, dedi ve ekledi Zamlar geri alınacak. Peki, ne zaman ? Peki, hükumet nerede ; yaptığı Zamları ne ZAMAN geri alacak, aldıracak. Elektrikte, oto yollarda, köprülerde, ette ?

.... Hepsini fiatı kendi hegemonyası altında değil mi ?

Kayıp-kaçakla - bu durumda - niye mücadele etsinler ? Ne gerek var ! Hele şu TRT PAYI. Hele, hele ben seyretmiyorsam, dinlemiyorsam. Kasap zam yapmış, ekmekçi zam yapmış. Seni gidi,gidi. UTANIN be. bunları söylemiye. Gücünüz Bunlara YETIYOR. Hey MİLLET ve Vekilleri, hesap sorun, uyanık olun.

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 10:58

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?