İslam’ın ölçütleri

İslam’ın ölçütleri (kıstas, kriter) vardır. Okumuş Müslüman bu ölçütleri bilir ve onlara riayet eder, bağlı olur. Kur’ana, Sünnete, Şeriata dayalı islamî bir hüküm varken, Müslüman kendi aklı ve re’yi ile düşünüp hüküm vermez.

***

Müslüman ama İslamın ölçütlerini bilmiyor, onları uygulamıyor; böylesi vasıflı, iyi, olgun, şuurlu Müslüman değildir, yarı Müslümandır, sosyolojik Müslümandır.

***

Müslümanın iyi’lerikötü’leri, doğru’larıyanlış’ları, güzel’leriçirkin’leri İslam ölçütlerine göre olmalıdır.

***

Kur’ana, Sünnete, Şeriata aykırı ve zıt olan her şey kötüdür, hederdir.

***

Âlimler, şeyhler, ziyalılar Müslüman halka, gençlere İslam ölçütlerini öğretmekle yükümlüdür. Öğretmezlerse sorumlu olurlar, vebal altında kalırlar. Diyanet bu hizmeti yapmazsa, ileride hesabını veremez.

***

İslam’ın iyi doğru güzel gördüğü şeylere mâruf; kötü yanlış çirkin gördüğü şeylere münker denir. Marufu kötü görmek, münkeri iyi görmek küfre kadar götüren bir densizlik, dengesizlik ve sapıklıktır.

***

Kalben emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan bir Müslümanın imanı tehlikeye girer.

***

Din güncellenemez, güncelleşmesi gerekenler Müslümanlardır. Çağ kültürüne, ilme irfana hikmete sahip olacaklar ve İslam’ı doğru şekilde öğrenip hayata uygulayacaklardır.

***

İslam ahkâmı Kıyamet’e kadar yürürlüktedir. Temel, zarurî hükümler değişmez. Zamanın değişmesi ile hüküm de değişir kuralı, istisnaî ayrıntılar içindir. Vasinin velinin idaresine verilen küçük çocuk, zamanın ilerlemesi ile büyür reşid olur, vesalet ve velayet hükmü ortadan kalkar... Bunun gibi. Ana hükümlerde değişiklik olmaz.

***

Namaz eskidendi, şimdi beş vakit namaz farz değildir. Namazın farziyeti tarihseldir demek küfre götürür.

***

Fazlurrahman sağlam pabuç olsaydı, oğlu İslamı terk edip Hıristiyan olmazdı.

***

Mânevî derecesi yüksek, rasih ve muhlis ulemanın, fukahanın, meşayihin, kamilmüşidlerin, salihlerin başları belalardan, çilelerden, ağır sınavlardan kurtulmaz.

***

Onların derunlarında fitne, fesat olduğu için dedikoduya, gıybete, iftira etmeye bayılırlar.  Polemiklerden çok zevk alırlar. Faydalı şeyler okumazlar, öğrenmezler ama horoz veya deve döğüşü yapılırsa, çamur savaşı yapılırsa hemen seyre koşarlar. Mütecessistirler, başkalarının gizli günah, ayıplarını öğrenmeye ve necasetlerini karıştırmaya can atarlar. Kendi ayıp ve günahlarını hiç düşünmezler. Onlarda linç kültürü vardır. Vur denilince öldürürler. Bütün bunlara rağmen kendilerini iyi salih sofu dindar Müslüman sanırlar. Vah onlara, yazık onlara, eyvah onlara...

***

Elifi görse mertek sanan cahillerin Türkçe Kur’an tefsiri dersleri okumaları gülünçtür, son derece tehlikeli ve sakıncalıdır. Tefsir dersi okuyabilmek için hepsi Arapça on dört alet ilmi ve ‘âli ilmini bilmek gerekir. En basit ve özet şekliyle ilmihalini bilmeyenlerin “Ben tefsir okuyorum, sen ne okuyorsun ya...” diye böbürlenmelerine, gururlanmalarına, caka satmalarına şaşmak gerekir.

***

İslamı içinden yıkmak isteyenler, cahil mukallid avamdan Müslümanlara, “Al eline bir Kur’an tercümesi, meali, Türkçe tefsir, dinini ana kaynağından öğren” diyorlar. Cahil iki sene Kur’an tercümesi okusa, iki rekât namaz kılmayı öğrenemez. İlmihal okursa yarım saatte öğrenir.  Son bir asır boyunca kötü niyetliler İslamı içten yıkmak için tercümeleri, mealleri kullandılar.  Halkın meal ve tercümelerle, Türkçe tefsirlerle İslam’ı öğreneceğini iddia eden yerli oryantalistler, kimisi Kemalist reformcu ilahiyatçılar İslam’a ve Ümmet’e büyük kötülük ediyor, dinin içini boşaltıyorlar. Tokatlara, sillelere hazır olsunlar. Vazifelerini yapmayan Sünnî ulema ve ziyalılar da tokat yiyecektir.

***

Yaş 19, boylu poslu Müslüman bir genç. Boyu 1,80 kilosu 92. En az 12 kilo fazlası var. Bu onun için fazlalık değildir, büyük bir eksikliktir.

***

Bir Müslüman yaşamak için yemiyor, yemek için yaşıyorsa, o kesinlikle olgun ve salih bir Müslüman değildir.

***

Muhterem bir zata: Davetiniz için çok teşekkür ediyorum. Devlethaneleri bir apartmanın altıncı katındadır ve asansör yoktur. Artık merdiven çıkamıyorum. Fakiri davet ederek şereflendirdiğiniz için minnettarım efendim. Mazeretimin kabulünü istirham ediyorum.

***

Kibar ve anlayışlı insanlar herkese açık kapalı mekânlarda sigara içmez. Bu hem ahlaka aykırıdır, hem de kanunen suçtur, cezası vardır.

***

O adam âlim geçiniyor, gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor. İslam hukukunda recm cezası vardır. Resulullah Efendimiz bu cezayı iki kere uygulamıştır. 

***

Kendini çok beğenen, nefsini putlaştıran o adama: Senden olabildiğince uzak durmalıyım.

***

İslama en fazla hizmet etmiş aile, Hanedan-ı Âl-i Osmandır. Onların hataları, günahları meziyetlerini ve faziletlerini ibtal etmez. Ölenlerine rahmet olsun, sağ olanları için sıhhat afiyet selamet dilerim.

***

Bir âsi zabite perestiş edenler...

***

Şeriat elden gitti, din elden gidiyor, imanlar tehlikede...

***

Tarihi camilere pimapen kapı, pencere, giriş yapılmaz.

***

Camilerdeki çirkin ve iğrenç klima cihazları zarif kafeslerle gizlenmelidir. Bunları teşhir eden, bunlarla öğünenlere yazıklar olsun!

***

Diyanet’in emri, genelgesi var, hoparlörler 80 desibelden fazla bağırtılmayacak diye. Onlarsa madenî sesli bağırtlakları 100 desibel şiddetinde açıyor, Ezana ve mü’minlerin kulaklarına eza veriyor.

***

İslam’da holiganlık yoktur. Holiganlar gerçek dindar değil, sözde dindardır. Bilmeyerek de olsa Dine ve Ümmete zarar verirler. Cenab-ı Hak şerlerinden muhafaza buyursun.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?