Fıtratı bozulan insan

Doğru ile yanlışın birbirine boca edildiği bir çağda yaşıyoruz. Doğru olan, hak olan, adaletle kaim olan değerler miadı geçmiş alışkanlıklar olarak addedilirken, Allah’ın haram kıldığı birçok şey modernliğin, çağdaşlığın ve gelişmişliğin bir sembolü olarak sunulmaya çalışılıyor. İnsanoğlu kendi icraatları ve kendi özgür seçimi ile öz kimliğini, insan olmayı reddediyor ne acı değil mi?

Geçtiğimiz hafta gazetelerin ilk sayfalarına yansıyan bir haber beni derinden sarstı ve gayriihtiyarî “nereye doğru sürükleniyoruz” diye sordum. Söz konusu haberde eşcinsel iki erkeğin sözde düğün görüntüleri vardı. Gayr-i ahlaki tavırları ile arz-ı endam eden iki adam sanırım topluma gizli bir mesaj vermeye çalışıyorlardı. Zira haram olan bir fiile alışmak ve bunu sıradan bir davranış olarak algılamak en büyük tehlikedir. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz ay yine ülkemizin güzide şehirlerinden birinde eşcinsel iki kişi daha sözde düğün görüntülerini yayınlamış, bu kokuşmuş yaşamlarını ballandıra ballandıra anlatmışlardı.

Bizler neler yapabiliriz sorusunu sormaktan kaçınırken, uzmanlar cinsel sapmaların özellikle eşcinselliğin yaygınlaştığını ve bu durumun ergenlik çağına gelmiş genç bireyler için büyük bir risk taşıdığını ifade ediyorlar.

Eşcinsellik tarihte bir kavmin helakine sebep olmuş patolojik bir sorundur, aynı zamanda haramdır. Yanlış fiilde bulunmadıkları müddetçe, bu hissi taşımalarının kendilerine bir mesuliyet getirmeyeceği belirtilmiştir. Zira İslam dini, imkanat değil, vukuat ile hüküm verir. Yani, bir insanın kendi içinde bir his taşıması onu mesul kılmaz, bu hissi eyleme dönüştürdüğünde ise mesul olur.

Kendilerini erkek oldukları halde kadın gibi hisseden ya da kadın oldukları halde erkek gibi hisseden kişilerin sorunlarından bahsediliyor peki bu kişiler nasıl davranmalıdır? Bu eğilimlere sahip olan fertler öncelikle tedavi seçeneklerini dikkate almalı ve yaşamlarını fıtratına uygun şekilde sürdürebilmek için çaba göstermelidirler. İçinde yaşadığımız dünya bir imtihan meydanıdır. Herkesin bir imtihanı vardır. Allah hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. İnsanlar çeşitli imtihanlarla sınavdan geçerler. Eğer kişi böyle bir soruna maruz kalmışsa öncelikle tedavi seçeneklerini değerlendirmeli ve teslimiyet gösterip dua ile Allah’tan yardım istemelidir.

İslam dini neslin ve aile bütünlüğünün korunmasına büyük önem vermiştir. Zira toplumları ayakta tutan en etkin dinamik ailedir, ailenin çatısı ise fıtratlarına uygun yaşayan bir kadın ve erkekten oluşur. Bu anlamda eşcinselliğin desteklenmesi aile kurumuna atılan en büyük dinamittir.

Anne-babalar çocuklarımızın sağlıklı bir cinsel kimlik kazanabilmeleri için hangi önlemleri almalıyız diye soruyorlar.

Sevgili anne-babalar bu konuda şu tavsiyelerimizi dikkate alınız:

Çocuklarınıza oyunlarında ve aile içi ilişkilerinizde cinsiyetine uygun roller verin. Kız çocuğunuzu kız rolüne erkek çocuğunuzu erkek rolüne teşvik edin.

Çocuklarınızı sevginizden mahrum bırakmayın, onların en büyük destekçisi olun.

Çocuklarınızın maruz kaldığı travmatik bir olay varsa, vakit kaybetmeden yardım alın, sorunları kronik hale getirmeyin.

Çocuklarınıza arkadaş seçimi konusunda destek verin… Onları dualarınızdan eksik etmeyin.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?