Ne söylersin, ne yaparsın?

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (c.c.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

Unutmak, hem iyidir, hem de kötüdür. İnsan yaptığı kötü şeylerden pişman olur, tövbe eder, yaptığı kötülükleri ve de kötülük yapmayı unutursa bu kendisi için iyidir. İnsan; Allah’ın yarattığı kul olduğunu unutursa, Allah’ı unutursa, hesap günün unutursa, adil olmayı unutursa, Kur’an’ı ve ahkâmını unutursa, ölümü ve sonrasını unutursa, faizden, kumardan, içkiden, israftan hayır gelmeyeceğini unutursa ve de unutmaması gereken benzeri şeyleri unutursa bu unutma kötüdür ve tehlikelidir. Ben Müslüman’ım diyor, İslam’ın bir hayat nizamı olduğunu unutuyor. Kur’an okuyor, haramını ve helalini unutuyor. İyiliği konuşuyor, kötülüğü yürütüyor. Allah, iman edenlere sesleniyor. SAFF 2-3: “Ey iman edenler; yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?  Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında en nefret edilen şeydir.” Bu ayet, müminler için önemli bir uyarıdır. Mümin, bir antlaşma yaptığında, Allah’ın antlaşmalar ile ilgili emir ve yasaklarına uyar, haddi aşmaz. Mümin, yeminine sadık kalır. Bozgunculuk yapmaz. Mümin bilir ki, Allah evlat edinmemiştir. O’ndan başka ilah da yoktur. Böyle inanan bir mümin, “Allah çocuk edinmiştir, üçün üçüncüsüdür” diyen İsrail’i, Hıristiyan batıyı, ABD’yi veli ve sırdaş edinip, onların nezdinde izzet ve şeref aramaz.  Bir mümin, faizin kesin haram olduğuna inandıktan sonra, iktidar hırsı için “faizci kapitalist düzene” itibar ve iltifat etmez. Faizle ülkesini borçlandırmaz. Haksız vergiler ile milletini ezmez. IMF’ye borcumuzu ödedik dedikten sonra, 2019 yılı için meclise sunulan bütçede 117,1 milyarlık faiz giderini, alınan başka borçların karşılığı olduğunu milletinden gizlemeye çalışmaz. Bir mümin, “inandığı peygamberin ahlakının Kur’an olduğunu” bildikten sonra, batı ahlakını toplumda ikame etmek için deliler gibi çalışmaz. Bunları idrak edip sadıklar ile birlikte hareket etmeyen bir toplum da iflah olmaz.

ENFLASYON RAKAMLARI

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, her geçen gün derinleşiyor. Uzun zamandır yaklaşan tehlikeli durum hakkında Saadet Partisi anlamlı açıklamalar yapıyor. Hükümeti uyarıyor ve yol gösteriyor. Ekonominin adeta damarı olan büyük firmalar iflâs anlaşması ilan ediyorlar. Türkiye, yüksek faiz oranlarıyla borçlanmaya devam ediyor. Bu ise maliyetlere yansıyor ve enflasyonu azdırıyor. Açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları, durumun vahametini ortaya koyuyor. Ekim ayı enflasyon rakamı %25.24 olarak ilan edildi. Son 5 aya bakacak olursak; Haziran: %15.39, Temmuz: %15.85, Ağustos: %17.90, Eylül: %24.52, Ekim: %25.24. Ülkede kriz falan yok deniyor ama halimiz de ortadadır. Başkanlık sistemine geçince istikrar gelecek deniyordu, gerçekten de ülkeye istikrar geldi. Başkanlık sistemine geçildiği günden itibaren, enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor, her ay bir başka rekor kırıyor. Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor. Bu istikrar, Türkiye’yi uçuruma ve yok olmaya götürüyor. Peki, enflasyonla mücadele etmesi gereken iktidar ne yapıyor. Ülkede kriz yok diyebilmek ve değişikliği abartmak için ilgili bakan:  “Dolar 8.00-8.50’dan bu noktalara geldi” diye açıklama yapıyor. İlgili bakan görülüyor ki, ekonomiyi onarmak yerine, mükemmel bir edebiyat yapıyor. Sahi dolar ne zaman 8 lirayı gördü de bizim haberimiz olmadı? Beyler ekonomi, sanayileşerek, tarım ve hayvancılığı geliştirerek, üretim yaparak, “adil ekonomik düzene” geçerek düzeltilir. Parayı, toprağa ve betona gömerek ancak yok olunur. Gidişat da orayadır.

ÖNEMİNE BİNAEN

AK Parti Yozgat Milletvekili’nin yaptığı açıklamayı önemine binaen dikkatlerinize sunuyorum. Vekil diyor ki; “Yakın zamanda açılışını yapacağımız Yozgat Cezaevi’nin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. 4 bin kişinin yatacağı, 2.700 personelin istihdam edileceği bacasız fabrika gibi çalışacak cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum.” Dikkat buyurun yapılacak cezaevinde 4 bin kişi yatacak, 2.700 personel çalışacak ve böylelikle Yozgat; 4 bin suçluyu barındıran il olarak kalkınmış olacak. Yozgat’ta, binlerce insanı ilgilendiren şeker fabrikası, nisan ayındaki özelleştirmede 275 milyon liraya satıldı. 110 milyon liraya Yozgat Cezaevi yaptırılıyor. Kırşehir şeker fabrikasını 330 milyon liraya satan hükümet, aynı Kırşehir’e KDV’si içinde 338 milyona cezaevi yaptırıyor. Kırşehir, Yozgat’a göre daha fazla kalkınmış olacak anlaşılan! Fabrika satmayı başarı, cezaevi açmayı yatırım sanan bir iktidarımız vardır. Ne kadar övünsek azdır değil mi?

BURS BEDAVACILIĞI!

Bizim inancımızda okuyan öğrencinin elinden tutmak, önemli bir görev sayılır. Tarihimiz, bu görev için kurulan vakıflar ile doludur. Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan “Gençlik Zirvesinde” yaptığı konuşmada; “Öğrencilerin burs konusunda ısrarcı olmamalarını, kredi almalarını, bedavacılığa alışmamalarını” tavsiye etmiş! Öğrenciler; burslu değil, bankalardan kredi alarak okusunlar, isteniyor. Öyle bedavadan okumak olmaz ki? Sormak gerekir. Geleceğimizin teminatı olan okuyan gençlerimize, burs istemek bedavacılıktır denilebilir mi? Bu bir açıklama, bizim medeniyet değerlerimize uygun mudur? “Faiz dünya gerçeğidir” diyen bu anlayış, gençlerimizi de faize bulaştırsın ki, Siyonist efendilerinden kocaman bir aferin alabilsin yani. Bugün, bedavadan okumayalım diye kredi çeken 279 bin gencimiz, öğrenim kredilerini ödeyemediği için icralık olmuşlar. Manzara bu…

ÇARE VAR

Çare din ve düzen olarak İslam’a dönmektir. Adil Düzen’e geçmektir. Önce ahlak ve maneviyat olmadan olmaz. İslam bizim Milli Görüş’ümüzdür. Milli Görüş; hakkı ve haklılığı talep etmektir. Bunun tek adresi Saadet Partisi’dir. Gelecekten ümit var olmalıyız. Saadet Partisi’nde bütünleşerek bu kötü gidişata dur diyenlerden olmalıyız. Şüphesiz ki güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’tır. Zafer hakka inananlarındır ve zafer yakındır. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Ahi̇r Zaman - ALLAH RAZI OLSUN.AYNEN KATILIYORUM...

Yanıtla . 0Beğen 10 Kasım 21:23
01

Okumayı Sev - Her burs yada kırediyle okuyana okuyana işbulamayız deniyor.Ama okumayanlara iş buluna biliniyor.Çevremde gördüğüm kahvede oyun oynayan birisi kahve haneden genci alıp işe yerleştirirken, mihrabta namaz kılan camideki genci işe veremiyorsa neden .Toplumda etki nerde kalıyor.kim etkili.Kim etkili olur.

Yanıtla . 0Beğen 10 Kasım 21:22

Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?