Reklamı Kapat

Biz Şehit Olmayı Bekliyoruz, Müslüman Dünya Neyi Bekliyor?

Günlerden beri televizyonların karşısında ölmeden ölüyoruz. Çünkü elimizden fazla bir şey gelmiyor. Özellikle her an İsrail’in gerçekleştirdiği toplu katliamlar insanı getirip sözün bittiği yere kilitliyor. Gazze’de yaşananların kelimelerle yeteri kadar anlatılması mümkün değil. Özellikle eşini, çocuğunu bombardımanda kaybetmiş, taş toprak yığınları arasında yakınlarını sağ ya da ölü olarak bulabilmek için arayan insanların akan gözyaşları, acı feryatları inanın insanda konuşacak güç bırakmıyor. Bu arada yaşananlar karşısında sesi soluğu çıkmayan dünya ve özellikle de İslam dünyasının büründüğü sessizlik, yaşanan acıları daha da artırıyor. Olayları, “Filistin’e ölüm yağıyor” şeklinde dile getirmek bile sanıyorum yaşananları tam olarak hissetmeye yetmiyor. Çünkü bizler Filistin’deki yaşananları uzaktan izliyoruz. Bu uzaktan izlemek bile soluğumuzun kesilmesine yetiyor.

Filistin’de İsrail’in katliamları başlar başlamaz kardeşlerine elinden geldiği kadar yardımcı olmak için Türkiye’deki görevini bırakarak vatanı Filistin’e giden Dr. Malhis, TRT’de soruları cevaplandırırken söyledikleri hepimizi harekete geçmeye çağrıydı: “Zaten biz şehit olmayı bekliyoruz. Müslüman dünya ne zaman harekete geçecek? Bu sessizlik sebebiyle hakkımızı helal etmiyoruz” diyerek, sessizliğe karşı tepkisini dile getiriyordu.

Çünkü medyaya yansıyan haberlerde özellikle yoğun bombardıman altında günlerini geçirmek zorunda kalan Filistinliler ve onların yaşadıklarını her gün televizyonlardan seyredenlerin duygularını, “Gazze’nin nefesini kesenlerin nefesinin kesilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. Çünkü giderek bıçak kemiğe dayanmış, acılara insanların dayanacak gücü kalmamış durumda.

Bu noktada Filistin’de yaşananların her gün daha da ağırlaştığı, her biri bir ton ağırlığında bir bölgeye 6 bombanın atılmış olması ister istemez insanların tepkisini artırıyor. Çünkü atılan 6 bomba, kesin sayı bilinmemekle birlikte aynı bölgeye art arda atılmış olan birer tonluk 6 bombanın oluşturduğu sıkıntılar arasında kaç çocuğun kaldığı da bilinmiyor. Kısacası Gazze’nin nefesini kesenlerin nefesi hiç beklemeden kesilmeli. Yoksa İsrailliler akıttıkları kana doymayacaklar. Çünkü bir yandan ABD’den, öbür yandan Netanyahu’nun yaptığı açıklamalar ateşkesin telaffuz edilmesine bile karşı çıkıyorlar. Kısaca ateşkesin zamanı olmadığını dünyaya haykırıyorlar ama dünya, sessizliğini bozmuyor.

Kaldı ki Filistin’de karşılıklı bir savaşın olduğunu söylemeyi de yanlış buluyorum. Çünkü ortada iki cephe var da bu cepheler arasında bir çatışma söz konusu değil. İsrail, hiçbir kural tanımadan saldırılarını sürdürüyor. Bu arada ateşkesin zamanı olmadığını söyleyen Netanyahu ve bazı ABD’li yetkililer, ateşkes zamanı değilse neyin zamanı sorusunu da duymazdan geliyorlar. Kim bilir, belki bu soruya içlerinden, “Ateşkes değil, katliam zamanı” cevabını veriyorlardır. Çünkü böylesine kan akıtanların böyle bir cevap vermeleri de şaşırtıcı olmaz.

Bu arada tekrar hatırlatmak gerekirse özellikle Netanyahu, açıklamalarında İsrail’in Filistin’de insan kalmamasını istiyor, bu isteklerini de gizlemeye gerek duymuyorlar. Çünkü Filistin’de yapılan açıkça herkes tarafından kabul ediliyor ki, bir soykırım uygulanıyor. Dünya, Filistin’de yaşanan soykırım karşısında sessiz kalarak suç ortaklığını da kabullenmiş görünüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?