Modern çağın hastalıkları

Hastalık deyince tasavvurlarımızda baş ağrısı, mide ağrısı, bulantı, halsizlik vb. sorunlar canlanıyor öyle değil mi? Fakat kırk yıl önceki hastalık tasavvurlarımıza artık onlarcası daha eklendi. Bugün bilim dünyası çağın getirdiği hastalıkları ve bu hastalıklardan kurtulmanın yollarını tartışıyor. Fertlerin gereksinimleri, beklentileri, mutluluk algıları ve yaşam tarzları ile örtüşen yeni yeni sağlık sorunları ortaya çıktı. Ne gariptir ki, bu sorunlar günümüz insanının sıradanlaştırdığı hatta yaşamlarının bir parçası olarak gördüğü sorunlar haline geldi. Kırk yıl evvel ruhsal sorunları ile başa çıkamayan kişi dışlanmaktan, tecrit edilmekten korktuğundan doktora gidemez, yarasını kendi imkânları ile sarmaya çalışırdı. Bu elbette marazi bir düşünce… Zira bedenimizde ortaya çıkan rahatsızlıklar için nasıl ki dâhiliye uzmanına gidiyorsak ruhsal alanda yaşadığımız sorunların çözümü için de ruh hekimine gidebilir ve çözüm arayabiliriz. Günümüzde geçmiş döneme karşın insanlar, bırakın ciddi sorunları, ottan sudan meseleleri dahi büyüterek soluğu terapistlerde alıyorlar. Her konuda olduğu gibi bu konuda da ifrat ve tefrit arasında gidip geliyoruz.

Çağın getirdiği sorunları dikkate alan İngiliz sağlık muhabiri John Naish Modern Hastalık Sendromu adlı bir kitap çıkardı ve çağımızın hastalıklarını şu başlıklar altında topladı:

Ünlülere tapınma hastalığı: Bu hastalığın ülkemizde de yaygın olduğuna dair tereddüdünüz varsa, ünlülerin satılığa çıkardıkları eski giysileri fahiş paralar vererek satın alan kimselerin yüzündeki memnuniyeti gözlemleyiniz.

Kendine yetme düşüncesi: Fertler bir tamiratçı çağırmak yerine, kendi işimizi kendimiz yaparız paramız da cebimize kalır diyor ve ev kazalarına maruz kalıyorlar. Oysa bir tamircinin de mesleği üzerinden rızkını kazanma ve çocuklarına ekmek götürme hakkı vardır.

Güzel ya da yakışıklı eşe sahip olma isteği: İslam evlenecek kişiye eş adayının ahlaki değerlerini dikkate almasını tavsiye eder. Fakat bugün ben odaklı bir bakış açısına sahip narsist bireyler, eş seçiminde sadece görünürlüğü ya da maddiyatı dikkate alıyorlar. Medya üzerinden güzellik vurgusu o kadar kuvvetli yapılıyor ki, kendilerini güzel hissetmeyen kadınlar ruhsal sorunlara maruz kalıyorlar.

Kafein bağımlılığı: Son günlerde ülkemizde de yaygın hale gelen Batı kökenli içecekler ne yazık ki epey rağbet görüyor. İnsanlar yoğun kafein içeren bu içeceklere bağımlı hale geliyor, içmediklerinde kendilerini kötü hissediyorlar.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?