“Haramlar normalleşiyor”

Resul-ü Müştebâ Efendimiz buyuruyor; “Fitne zamanında insanların en hayırlısı, Allah yolunda çarpışarak cihattan aldığı ganimetten, kılıcının payından yiyen kimsedir.” Fitne; terör anarşi, haramın helalin seçilemediği, haramdan korunulumayan,  kargaşanın olduğu, ırz ve namusun korunamadığı durum demektir. Helal yemek çok zor, helal ve haram ayırt edilemiyor, insan kendini haramdan sakınamıyor. Böyle bir zamanda Peygamber Efendimizin de söylediği gibi, savaşta düşmana galip gelinip mücahitlere devletin verdiği ganimet en helal olandır. Peygamber Efendimiz bir başka hadiste, “Sizi Fitneden sakındırıyorum. Ondan uzak durun.” Bozgunculuk, anarşi ve terör, ortalık karışık helal mi haram mı ayırt edemiyorsunuz. Konuşuyorsun haram işliyorsun, harama maruz kalıyorsun.  Böyle bir ortamda olduğunuz zaman,  bir; yediğin içtiğin savaştan gelen kılıç parası olsun. İki; insanların arasında kalınca haramlardan sakınmak mümkün olmadığı için dağ başlarında kalan adam. Böylece haramdan kurtulmuş olur. Dağ başında kaldığı için insanların içine karışmamış olur ve gözünü, elini, dilini, belini haramdan kormuş olur. İkinci hayırlı adamda budur. Üç; koyunu var, kuzusu var, keçi sürüsü var, danası, sığırı var onların sütünden, yağından yiyip içiyor, kesip etini yiyor. Çünkü eti dışardan aldığı zaman, ‘Besmeleyle mi kesildi? Besmelesiz mi kesildi?’ bilinmiyor. Çünkü bir hayvan ister keçi olsun, ister sığır olsun kanı akıtılmadan kesiliyorsa, o leştir. Dinimize göre yenilmez. Şimdi kanda çok protein var diye Avrupa da hayvanı kesmiyorlar. Onların derdi haram, helal değil. E oradan da et ithal edip getiriyorlar. Sen biliyor musun? Bilmiyorsun. E ne yapacaksın o zaman?  Kendi hayvanını kesip yiyeceksin. İşte üç demiştik; Peygamber Efendimiz tarafından,  “Kendi hayvanının etinden, sütünden yer içer. O kişi insanların en hayırlısındadır” böyle buyrulmuş.

GÖZÜNÜ HARAMDAN SAKIN

İmam-ı Azam Hazretleri de oğluna vasiyet ederek, “Oğlum insanların içine çok karışma. Onlar seni haramın içine çekerler. Konuşurken dedikoduya başlar. Bir şeyler satın alırken haram işlersin. Ama onlardan da tamamen uzak kalma, sen hocasın.  Ara sıra git, din şudur, helal şudur, haram şudur diyerek öğret. Bu da senin görevindir. Ama tamamen girersen seni işlerine alet ederler” diyor. Herkes normal karşılar haramları. Benim korkum şu; Eskiden başı açık geziliyordu, son bir senedir de bakıyorum kadınlar göbeğine kadar göğüslerini açıyorlar. Göğüslerini gösteriyorlar herkese. Moda olmuş. Şimdi bu böyle devam ederse, ne olur? Normalleşir.  Sen tutup söylediğin zaman da, ‘Niye, herkes böyle. Nerden çıktı?’ diyorlar. Çok tuhaflarına gidiyor. Şimdi benim bu oturduğum mihrap, tahrîmen mekruhtur. Bütün kitaplar da bu konu var. İmam cemaatin durduğu seviyede duracak. Bu mihrap çok büyük olur, ayağı sizin durduğunuz yerde durmazsa, çok yanlış bir iş. Ama şimdi kim dikkat ediyor bunlara. Söylediğin zaman, ‘Senelerdir böyle’ diyor. ‘Bunu ben söylemiyorum kardeşim, bin yıl evvel yazılan kitaplarda var’ diyorsun. Alışmış, tuhafına gidiyor. Kadınların göğsünü açması da böyle, alışmış ona göre normal. Gözünü haramdan koruyamazsın. Konuşurken, şu adam nasıl deyip soruyor. Yahu adamın adını söyleme,’ Haram mı, helal mi?’ diye sor. Adamın yaptığı saçmaysa, söylediği saçmaysa adını söylediğin zaman bu sefer iş başlıyor dedikoduya. İşte hadiste bundan bahsediyor. ‘Git dağın başına helalinden ye, gözünü haramdan sakın. Hayırlı insan budur’ diyor Peygamber Efendimiz. Taktir sizin. 

 

EMR-İ BİL-MARUFNEHY-İ ANİ’L-MÜNKER   

Hayrülmecâlis, yani oturuşların en hayırlısı. ‘Yahu bunula da uğraşma hocam’ diyeceksiniz. Ben uğraşmıyorum Peygamber Efendimiz buyuruyor. Ben de bunları size anlatmakla mesulüm. Peygamberin (S.A.S) söylediği haktır, Allah’ın (c.c.) buyurduğu haktır. Bunları bildiğim halde sana söylemiyorsam, dilsiz şeytanım demektir. Peygamber Efendimizin hadisi böyledir. Sende öylesin, bildiğin halde helal haram sorulduğunda konuşmuyorsan dilsiz şeytansın. Müminler Emr-i bil-maruf nehy-i ani’l-münker yaparlar. Bu ahir zamanın alamet-i farikası. Şu elektiriğin bir markası var, bu saatin bir markası var. Ahir zaman ümmetinin markası,  Emr-i bil-maruftur. Şu haramdır, şu helaldir diye bildiğini söyler din kardeşine. Bunu yapamıyorsan, o zaman dağ başına çık diyor. Yapabildiğin ölçüde bunu yapmak zorundasın.  Yapabildiğin halde yapmıyorsan, istersen sabaha kadar anlın secdeden kalmasın gene de yakayı kurtaramazsın. Oğlunu kızını yetiştirmek zorundasın, anasın, babasın.  Sözün geçiyor. Onun namaz kılmamasına, sigara içmesine, kızla veya oğlanla düşüp kalmasına bildiğin halde ses çıkarmıyorsun ve yasaklamıyorsun. Sonra da sabaha kadar teşbih çekiyorsun. Boşuna kürek çekiyorsun güzel kardeşim. Bak ne diyor, ‘Ahir zaman ümmetinin markası, Emr-i bil-maruf yapar, nehy-i ani’l-münker yapar.’ Bu Kur’an-ı Kerim’de ayet. Peygamber Efendimiz de bunu söylüyor ve sende bunu yapmıyorsun.

HARAMA GÜZEL DENİR Mİ?

Bizim aziz milletimizin insanı dini terbiye görmüş bu örf haline gelmiş. Kabahatte gizli, ibadette gizlidir. Herkesin içinde gösteriş için namaz kılmak büyük günah. Git kendi evinde yap, gösteriş yapma. Şimdi herkesin ortasında tespih çekiyor, ‘Şak, şak, şak…’ mürai! Şimdi metroda, metrobüste kızı alıyor kucağına sıkıştırıyor öpüyor, sen de oradasın. Bu dinimizde haramdır. Sende Müslümansın, Müslüman da ‘Emr-i bil-maruf nehy-i ani’l-münker’  yapacak. Söyleyemiyorsun, çünkü kanun var. Kanuna karşı gel demiyorum tamam ama, ‘Gençlikte olur’ derseniz imanınızla oynarsınız.  Peygamber Efendimiz ne diyor, ‘Bir yanlış gördünüz onu elinizle düzeltin. Elinizle düzeltemiyorsanız dilinizle düzeltin. Dilinizle düzeltemiyorsanız , kalbinizlebuğzedin.’ Elinden bir şey gelmiyorsa buğzedceksin, yani ‘Ah kanun olmayacaktı sana gösterirdim ben’ diyerek içinden geçireceksin. Ama sen tutup, ‘Gençken olur böyle şeyler, güzel şey’ dersen olmaz. Harama güzel denir mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Okuyucu - Bu ortamdan kendimizi koruyamıyoruz şahsen ben büyük bir mücadele veriyorum kendimi kaptirmaktan korkuyorum imanimi korumaya çalışıyorum bilimi din haline getirmiş insanlar her türlü ahlaksızlık normalleşmiş Allah cümlemizi doğru yola iletsin.

Yanıtla . 1Beğen 09 Kasım 20:49

Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?