Reklamı Kapat

Türkiye’yi en çok seven ülkeden notlar

Pakistan Büyükelçiliği’nin daveti ve Pakistan Enformasyon Bakanlığı’nın candan ev sahipliğinde bir grup gazeteciyle geçen haftayı “Türkiye’yi en çok seven ülke” Pakistan’da geçirdik. Osmanlıyı ve Halifeliğini, Cumhuriyeti, Türkiye’yi çok seviyor Pakistanlılar. O kadar ki, Allah korusun Türkiye’nin başına bir iş gelse, “Türk’ün Türkten başka dostu yoktur” diyenlerimizi tek mahcup edecek ülke Pakistan deniyor. Balkanlara gidemedim. Ama Afrika, bütün Arap halkları ve Asya’da Türkiye’yi, “Herkes çok seviyor.” Bir de biz birbirimizi bu kadar sevsek, 80 milyon kardeş olsak iş tamam! Şimdi bu yemyeşil ülkeden birkaç not.

DİLDEN GÖNÜLE ORTAK 8 BİN KELAM!

Türkçe ve Urduca arasında ortak 8 bin kelimenin olduğunu söyleniyor. Ama bu ortaklık, aradaki komşu ülke İran’ın dili Farsçadan geliyor. Bir kaç farklı hafr ile birlikte Arap alfebesi kullanılıyor Pakistan’da. Şu ortak kelimelere bakın! Pakistanlılar da Urduca Dost’a, “Dost” Düşmana “Düşman” diyor. Ordu, Cihan, Dünya, Muhabbet, Rezil, Perişan… Ortak kelimeler.

TEMİZLİK İŞLERİ HRİSTİYANLARDA

Pakistan’ta nüfusun yüzde beşi içinde kalan Hristiyanlar genelde evlerde, işyerlerinde, ofislerde temizlikçi, hizmetçi veya işçi olarak çalışıyorlar. Kolayca ve garantili bi şekilde iş buldukları için hallerinden de memnunlarmış. Bu fakirliklerinin sebebi ise, İngiliz Hristiyanlığını, Hinduizme tercih etmeden önceki en alt, fakir, eğitimsiz sınıfta olmalarındanmış. Hindistan’daki o eğitimsizlik ve fakirlik süregelmiş.

PAKİSTAN, TÜRK GENÇLERİNİ DAVET EDİYOR!

Kimisiyle İngilizce, kimisiyle Arapça, kimisiyle de Urduca konuşuyorlar. Anadolu Ajansı’ndan ekibimizdeki iki gazeteci. Aslan Balcı ve Abdullah Zerrar Cengiz. Ekibimizdeki iki gazeteci.  Türk Milli Eğitiminde bu yetiyi kazanmış olamazlar diyorum. “Türk Milli Eğitiminden 17 yıllık engin tecrübem!“ var çünkü! Meğerse Pakistan Uluslar arası İslam Üniversitesinden diploma almışlar.

ahmet-yavuz.jpg?

Türkiye’nin çoğunlukla eğitim karnesi belli. 16 yılda ne adam gibi matematik, fizik, kimya, edebiyat, mühendislik… Ne de Kur’an, hadis, fıkıh, İslam tarihi…İşte bu “Üç meseleyi” bir arada çözecek güzel ve ucuz bir imkan var Pakistan’da. 58 ülkeden öğrencisi olan ve 1980’de kurulan, dünyadaki sekiz Uluslararası İslam Üniversitesi’nden (IIUI )biri de İslamabad’da bulunuyor. Arapça ve İngilizce eğitim veriyor.

Ancak son yıllarda Üniversite’ye Türkiye’den ilgi azalmış. Buna karşın 5 bin Çinli öğrenci gelmiş. 1990’larda çok revaçta olan İslam Üniversitesi, şimdi de Türk öğrencileri bekliyor. Üstelik, Pakistan’da eğitim masrafı da gayet düşük.

Diyorum ki; Sayın Cumhurbaşkanı, YÖK veya Milli Eğitim hedef büyütse… Türkiye’de de büyükşehirlerde, örneğin  İstanbul, Ankara, Konya, İzmir, Antalya, Kayseri, Trabzon ve Gaziantep Uluslararası İslam Üniversiteleri açsalar… En az üç dil konuşan, İslam’ı bilen mühendis ve sosyal bilimciler yetiştirsek… Fena mı olur!

ALLAH İÇİN ÇALIŞANDA MİKROP OLUR MU!

1980’lerin sonu. Ruslara karşı Afgan İslam Cihadı yılları. Savaşta yaralanan Afgan mücahidlerine Pakistan gönlünü açmış. Refah Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ise dünya Müslümanlarının destek ve şuuru adına Pakistan’a geliyor. Beraberindeki heyetle tabi.

Erbakan Hoca, Pakistan’ın Afganistan sınırındaki Peşaver’de hastanede yaralı mücahidleri ziyaret ediyor. Tam tokalaşıp sarılmak üzereyken, “Tokalaşmayın, mikrop kaparsınız, tokalaşmayın!” diye müdahale edecek oluyor heyet. Erbakan Hoca’nın cevabı enteresandır. “Bu kardeşlerimiz Allah için savaşıyor. Bunlardan mikrop bulaşmaz!” Diyor ve candan, gönülden bir muhabbet ve kucaklaşma ile olay yerinden ayrılıyor.

ÜLKEMDEKİ KUŞLARDAN NE HABER!

Biz Pakistan’dayız ama aklımız Türkiye siyasi kulislerinde. Cumhurbaşkanın çok sevdiği, Sezai Karakoç’un “Ülkemdeki kuşlardan ne haber vardır?” ünlü şiirini mırıldanıyorum. Kuşlar, şu kulisleri fısıldıyor: MHP’nin Gökçek’i aday gösterme niyeti yok.  Gökçek’in de aday olma.AK Parti’yi köşeye sıkıştırıp, Mersin’i, Adana’yı ve dahi Manisa’yı garantiye almak. Ancak Manisa’da, AK Parti, hem milliyetçilerin, hem kendi partisi ve İslami kesimlerin oyunu alabilecek güçlü ismi Doç. Dr. Selçuk Özdağ’ı aday gösterirse MHP’nin işi zormuş. MHP, Manisa, Mersin, Adana’da böyle isimleri aday göstermemesi için Gökçek’i gündemde tutuyormuş.

AK Partililerle bu zevkli oyunu oynayan Gökçek’in derdi ise Oğlu Osman’a Keçiören veya Çankaya’da bir belediye bulmakmış.  “Osman” aday olmaz ise, Ankara’da AK Parti’ye yar olmaz!” diretmesiymiş. ATO olmadı, bakalım Mustafa AK’a kötü haber mi alacak! Ankaralılar, Özhaseki’ye karşı Ankaralı Ali Babacan, Emrullah İşler olsun diyormuş!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Fındık fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz?