Görülüyorum O Halde Varım

ZymuntBauman sanal dünyanın gerçekliğini anlatmak için ironi olarak, “Görülüyorum o halde varım” ifadesini kullanmıştır. Bauman bu sözü söylerken Descartes’in, “Düşünüyorum o halde varım” aforizmasından ilham almıştır. Ama bu iki söz arasında çok temel bir fark var. Descartes’in ifadesinde varlığın sebebi kişinin özne olmasıyken, Bauman’ın ifadesinde varlığın sebebi kişinin nesneleşmesidir. İnsanın ve tüm değerlerin nesneleşmesi modern dünyanın büyük bir sorunudur.

İnsanın karşılaştığı tüm bu sorunların yaşandığı alanlar vardır. Bu alanlar her biri bir gerçekliklerden ibarettir. İnsanın sorumluluğu bu gerçekliklerin içerisinde ortaya çıkar. Fakat günümüzde egemen olan tek gerçeklik somut olarak yaşadığımız alan değildir. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte somut gerçekliğin yanına sanal bir gerçeklik daha gelmiştir. Sanal dünyayı gerçekliğin dışında değerlendirmek bizi doğru sonuçlara götürmeyecektir. Çünkü sanal gerçekliğin etkisi hayatın bütünü üzerinde tesirler bırakabiliyor. Bundan dolayı sanallığın gücünü yadsımak bizim hayata müdahale etmemize de manidir.

Bir defa sanal gerçeklik, zamandan ve mekândan bağımsız bir ortamdır. Belirlenmiş bir zamanı ya da sınırlanmış bir mekânı yoktur. Çünkü kayıt altına alınan tüm veriler istenildiği zaman görülür kılınabiliyor. Aynı şekilde herhangi bir bilgisayardan ya da cebimizdeki telefondan istediğimiz yerde sanal gerçekliğin dünyasına geçiş yapabiliyoruz. Bu sınırsızlığın verdiği imkân insanları sanal gerçekliğe daha da yaklaştırıyor.   

Sanal ortamların gerçekliğine duyulan ihtiyaç, somut gerçeklikte silikleşen insanlığın varlık mücadelesinden kaynaklandığı kanaatindeyiz. İnsanların özgün kişiliğine müdahale eden somut gerçeklik dünyası, insanı insanların gözünde küçültüyor. İnsanın birbirlerine gösterdikleri itibarı her gün daha da kayboluyor. Sürekli dayatılan mükemmel kişilik modelleri diğer insanları somut gerçekliğin içerisinden uzaklaştırdığını görüyoruz. Çünkü gerçek hayatta ulaşılamayan görece mükemmellikler sanal ortamlarda rahatça elde edilebiliyor.

Gerçekte karşılığı olmayan mükemmellik vurgusu insanları sıradanlaştırıyor. Sıradanlıktan kurtulmanın yolu ise mükemmellik dayatmasına karşı durabilmekten geçer. Ancak günümüz insanlığı sıradanlıktan kurtulmak için sanal gerçekliğe sığınmayı tercih ediyor. Bu yüzden insanlar için sanal gerçeklik, kendilerini ifade edebilmenin önemli bir aracı durumdadır.

Sanal gerçeklik üzerinden kendini ifade edebilmenin ya da itibar elde edebilmenin yolu ise kendini görünür kılmaktan geçiyor. Bunun için insanlar kendilerini, bulunduğu mekânları ve tükettiklerini kayıt altına alıp bunları paylaşarak görülür kılmaya çalışıyor. Böylece somut dünyada kaybolan varlığını yeniden kazanmayı amaçlıyor. İnsanlar ancak bu şekilde kendilerinin de var olabildiklerini diğer insanlara gösterebiliyor. Aldıkları beğeni sayısı sanal gerçeklik içerisinde kazandığı itibarın bir göstergesidir.

İnsanların var olma duygusu en temel ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı giderecek her ortam insan için cazip geliyor. Bu yüzden insanın varlığına dair sunabileceğimiz bütün imkânların insanın fıtratına uygun şekilde olmalıdır. Ancak bu şekilde insanları, varlık amacını gözeterek hayatın gerçekleriyle buluşturabiliriz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Son dönemde TL'nin yabancı paralar karşısındaki değer kaybının asıl nedeni sizce hangisidir?