Post-Derviş

Halktan sadece “sabır ve fedakârlık” isteyen bir ekonomik düzende isimler değişir, ancak zihniyetler değişmez. Çünkü mevcut ekonominin gerçekte iki gayesi var: rant ekonomisi sisteminin işlerliğinin artırılması ve halkın imkanlarının bu zümreye aktarılmasıdır. 2001 krizinde gaye: “Güçlü Ekonomiye Geçiş” olarak açıklandı ama sürdürülen politikalar “Güçlünün Ekonomisine Geçiş”i hızlandırdı. Kaynak üretimde değil borçta arandığından, iç-dış borç ve yüksek faiz sarmalı gittikçe arttı. Ekonomide çözüm adına ortaya konan politikalar, “dönüşüm” sağlamadı!

Bu ülkede, gerçek bir ekonomik kurtuluş savaşından bahsedenler, her 100 dolarlık üretim için neden 43 dolarlık ithalat yapmak zorunda olduğunu masaya yatırdı mı? Sanayiye direnç katan teşvik sistemi ile nasıl bir katma değer üretileceğini dert etti mi? Her 100 fabrikasından 25’i kapalı olan bir ekonomide istihdam payının yükseltilmesi için model geliştirildi mi? Son 15 yılda imalat sanayinde üretilen mal ve hizmetten daha fazlasının dışarıdan ithal eden bir anlayış, elbette “Maliyet ve Dönüşüm Ofisi” kuracak ve bunun için McKinsey ile çalışmaya mecbur kalacaktır.

Ekonomiyi; fayda üretmekten uzaklaştırarak kendi hegomanyası doğrultusunda kârlılığa dönüştüren bir zihniyet, üretmeden tüketmenin karşılığını bulmuştur. Şimdi ortaya çıkan “maliyet” için bir firma ile anlaşma yapılmak zorunda kalınması ise, post-derviş uygulamasından başka bir şey değildir. Derviş gibi bir “kişi” ile yapılmak istenenler şimdi “kurumsal” bir şirket ile yapılacaktır! Hâlbuki yapılması gereken; yanlışlıkları masaya yatıran çalışma, rapor ve araştırmaların ortaya çıkarttığı gerçeklere kulak vermektir. Kredi oranı “GSYH’nın %12’sinden %70’in üzerine çıkmasına rağmen üretim gücümüz  GSYH’nın %20’sinden %15’lerine gerilemişse bir kasıt var!

Bu kastı görmek için geçmişte MÜSİAD’ın hazırladığı “İflas 1999” raporu gibi bugün de “Çıkış 2019” raporunun hazırlanması gerekiyor. Çünkü reel ekonomi zihniyetinin işbaşına getirilmesi dışında her türlü faaliyet, zaman kaybından ibarettir ve meselenin daha da ciddileşmesi, aysberglerin daha da büyümesi, hortumların daha da sıklaşması sonucundan başka bir şey vermeyecektir. “Bir lokma bir hırka” ile gelinen bu noktada, beklenen çıkış sağlanmazsa; ne post kalacak, ne de derviş!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Adnan Altiparmak - Eskiden Bir tane Kemal Dervis vardi .

Simdi McKinsey sayesinde 100 Kemal Dervis olacak .

Kanimizi daha cok emecekler ...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 23:08

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?