Reklamı Kapat

Direnişin Zaferi ve Siyonist Propaganda

Aksa Tufanı yaşarken tanık olduğumuz bir mucizenin adıydı; aynen Hz. Salih’in kayadan bir deve çıkarması gibi bir mucize. O gün Allah’ın varlığının, yardımının, inayetinin diz çökmeyenlerle, sabredenlerle, direnenlerle birlikte olduğunu gördük. Eğer vehim ve vesvese üfleyenlere, kaygı ve korku yükleyenlere aldırmazsak Allah’ın düşmanlarımızı nasıl hor ve zelil kılacağına şahit olduk. 7 Ekim 2023 bütün Müslümanlar, mazlumlar ve mustazaflar için onur, irade, kahramanlık ve zaferin adı olmuştur. Filistin direnişi “Özgür Filistin” şiarının bir slogandan ibaret olmadığını, bunun adım adım gerçekleşen bir inanç mevzusu olduğunu dosta düşmana göstermiştir. Kibirli düşman sadece başlarının üstünde direnişin füzelerini değil; sokaklarında, mahallelerinde direnişin askerlerini görmüştür. Oturdukları evlerin sahipleri geri dönmüştür. Filistin direnişi duvarların ardından, tünellerin içinden çıkarak semaya yükselmiş, düşmanın beklemediği bir zamanda ve beklemediği bir yerden üzerine inmiştir. Allah’ın hesabının bütün hesapların üstünde olduğunu kanıtlamıştır.

Filistin direnişi bütün hesapların üstünde Allah’ın bir hesabı olduğuna inananların davasıdır.

Buna inanmayanlar Aksa Tufanı zaferine de inanmayacaklardır. İnanmadılar da zaten. Allah’ın da bir hesabı olduğuna inanmayanlar bu mucizeyi görmediler. Siyonist propaganda mecralarının üflediği yalanlara teslim oldular. Neler söylemediler ki! Biri pide kuyruğunda önüne geçse cinayet işleyecek tıynetteki insanlar Filistin’e ahlak dersi vermeye kalktılar. Arabasını dükkanının önüne park etti diye komşusuna bıçak çekecek karakterdeki tipler Filistin direnişine akla hayale gelmeyecek iftiralar attı.

Filistin kavmiyet hesabı yapanların, mezhep hesabı yapanların; çıkar, koltuk ve statü hesabı yapanların davası olamaz. Filistin direnişi reel politikçilerin davası olamaz. Filistin direnişi bu putları yıka yıka İsrail’i yıkacaktır. Eğer bunlardan birine meyliniz varsa bilin ki Filistin direnişine ya düşmansınız ya da düşman olacaksınız. Arap ya da acem olmanız, Türkiyeli ya da Filistinli olmanız, Sünni ya da Şii olmanız, seküler ya da dindar olmanız fark etmez. Direniş mutlaka konforunuzu bozacaktır. Siyonist propaganda sizi mutlaka bu meylinizden yakalayacaktır.

Batılı liderleri dinlediniz. Onlarda küçük de olsa bir reel politikçilik gördünüz mü? Hayır. Her biri defalarca şunu söyledi: HAMAS terörüne karşı İsrail’in yanındayız. Dünyanın en mazlum milletine karşı barbarların yanında olduklarını tekrar ettiler. Açık söyleyeyim, bunun tek sebebi “güç” değildir. Amerikan senatörü Lindsay Graham ne dedi: “Bu bir din savaşıdır ve ben İsrail’in yanındayım.” Doğru söylüyor, bu bir inanç savaşıdır: “İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler ise tağutun yolunda savaşırlar. (Öyleyse) şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi pek zayıftır.” (Nisa Suresi: 76).

Onların da inandıkları bir din var, onlar da bir inanç uğruna savaşıyor. Kuşkusuz onların inandıkları dinde yalan, dolan, talan hepsi var. Fakat buna rağmen onlar da acı çekiyor, kayıp veriyor, zarara uğruyor. Yukarıdaki ayetin de ifade ettiği gibi ne biz kendi adımıza savaşıyoruz ne de kafirler kendi adına… Sorun şu ki, onların kırmızı çizgileri gerçekten kırmızı çizgiyken bizimki her renge girebiliyor. O yüzden onlar İsrail’e uçaklar/gemiler dolusu silah gönderip sınırsız kredi açarken, bizim liderlerimiz “itidal ve barış” tavsiye ediyor. Düşmanın kibrini ancak Allah’a iman kırabilir; Allah’ın hesabına iman edenler kırabilir.

İşte Aksa Tufanı’nın yaptığı budur. Allah, “'Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir” demişti zaten kitabında. Ama yetmemiş, Aksa Tufanı’yla bunu bir de göstermiştir bize.

Siyonist rejimin eski Genel Kurmay Başkanı Benny Gantz ne dedi: “Barışın da bir zamanı var, savaşın da. Şimdi savaş zamanı.” Gantz’ın “barış” dediği zamanlarda da her gün Filistinliler katlediliyor, tutuklanıyor ve sürülüyordu. Söylemek istediği; artık elimizden ne geliyorsa hepsini yapacağız!

Evet, şimdi savaş zamanı.

Filistin hakkında söylenen yalanların, yapılan manipülasyonların, atılan iftiraların hiçbir önemi yok. Onlar suyun üstündeki köpüktür. Nitekim bir-iki gün içinde hepsinin yalan olduğu tek tek ortaya çıktı. Asıl olan direniştir; asıl olan direnişin yanında durmamızdır. Bütün hesapların üstünde Allah’ın bir hesabı olduğunu tarih boyunca defalarca gördük. Şimdi de göreceğiz. Herkes görecek.

Şehid İmad Muğniye’nin söylediği gibi: “Hedef açık, spesifik ve kesindir: İsrail'i ortadan kaldırmak.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mücahit Gültekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

şamilfurkan - Kalemine ve yüreğine sağlık. Hedef açık, spesifik ve kesindir: İsrail'i ortadan kaldırmak, Allah'ın izniyle.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Şubat 18:31
02

Ekrem Eksi - Yüreğine sağlik ağacan . Allah CC razı olsun

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 13 Ekim 16:33
01

Halil İbrahim - Allah razı olsun hocam, kalemine yüreğine sağlık...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 13 Ekim 06:48


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Erdoğan tarafından 'yüzde 5' ek zamla duyurulan 10 bin TL'lik emekli maaşı sizce yeterli mi?