Reklamı Kapat

Siyaset ve iktidar-ıı

Siyaset ile iktidar arasındaki ilişkiyi belirginleştirmek için, bir önceki yazıda (16 Eylül tarihli) genel bir giriş yapılmıştı. Bu çerçevede siyasetin çoğunlukla iktidarın eş anlamında kullanıla geldiğine dikkat çekilmişti. Oysa kavramsal düşünmede bu tür algıların yanıltıcı olması yanında, daha önemlisi her bir kavramın mahiyet ve amacı dışında, kimi zaman da amacını aşar biçimde anlam kaymalarına uğratılması kaçınılmazdır. Bu durumda doğal olarak, başvurulan kavrama yanlış anlamlar yüklemek, o kavramın amacını bile ortadan kaldırıcı tarzda kullanıma sokmak ve ona dayalı, ama onunla ilişkisiz kararlar veya sonuçlar almak, yargılarda bulunmak olağan hale gelebilmektedir. Bu tür bir yaklaşım, bilimsel düşünmenin önünü keseceği gibi, çoğunlukla biçimsel mantıki düşünmenin bile mevcudiyetini ortadan kaldırıcı bir işleve dönüşebilir. Bireysel hayat bakımından bu tür yaklaşımlar, istisnai bir nitelikte tutulabilirse, bir bakıma bireysel yaşayışa bir çeşni, bir tür hoşnutluk hazzı verebilir. Oysa toplumsal hayatın mantığı ve işleyişi, genel olarak bu tür yaklaşımları mümkün olduğu ölçüde gidermeyi bekler, umar, hatta şart koşar, kimi zaman da zorlar.

Ayrıca, iktidarın bir olgu, buna karşılık siyasetin, son çözümlemede, bir değeri içkin ya da en azından değer ile ilintili bir içeriğe sahip bulunduğunu kısaca işaret etmiştik.

Bu bağlamda iktidar olgusunu bir benzetme temelinde irdelemenin daha açıklayıcı olacağı düşünülebilir. Yağmurun yağması, bir ırmağın taşkın hale gelmesi vb olguları, kısaca “doğal olgu” olarak tanımlarız. Birer doğal olgu olarak bu tür olgular kendiliklerinden (bizatihi) bir amacı içermezler ve insan iradesinden bağımsızdırlar. Yani, mesela çiftçi toprağa attığı tohumun ekin olarak çıkması için yağmurun yağmasını beklerken, aynı çiftçi yetişmiş kütlü pamuğu toplamadan önce yağmurun yağmasını istemez. Çiftçinin beklentisi ya da istememesi ona ait bir yetidir, şöyle veya böyle iradesiyle ilişkilidir bu. Buna karşılık yağmurun yağması bunlardan bağımsız bir doğal olgudur. İşte, konumuz bakımından bu doğal olgu, b,r anlamda “iktidar”ı da içerir. Nitekim bazı dinler tarihçileri, antropologlar insan ve toplumda din ve Tanrı olgularının ortaya çıkışını açıklarlarken doğal varlıkları, olguları, olayları veya durumları göz önünde tutmuşlardır. Mitoslarda, efsanelerde, kültürlerde bunların yansımalarının söz konusu olduğunu söylemişlerdir. Dolayısıyla doğaya, doğal varlık, olgu veya olaylara atfedilen bir güç, başka ifadeyle iktidar, insanın ve toplumun hayatını, davranışlarını, kavrayış ve değerlerini belirlemiş, etkilemiştir. Aslında doğanın, doğal varlığın, olgunun veya olayın gücüyle, insan ve toplumun bunlara atfettiği güç mahiyet ve niteliği itibariyle aynı güç değildir. Ayrıntıya girmeye gerek yok.

Benzer şekilde toplum denilen varlıkta da bir güç, yani iktidar söz konusudur. Toplum, insan-bireyin varlığının, hayatının olmazsa olmaz zarureti olarak da tanımlanan toplum aslında bir “ilişkiler yumağı”dır. Bu ilişkileri çeşitli yönleriyle farklı biçimlerde adlandırmak suretiyle kavrayış düzeyimize çekiyoruz. Fakat bu ilişkilerin tarafları arasında kaçınılmaz olarak bir güç, bir iktidar olgusu ortaya çıkmaktadır. Bunu şimdilik “toplumsal olgu” olarak adlandıralım. Bu toplumsal olguyu bir yönüyle “siyaset” kategorisi içinde somutlaştırma durumundayız. Öyleyse, olgu olarak iktidar ile siyaset ilişkisini nasıl tanımlamalıyız, anlamalıyız, değerlendirmeliyiz ve yorumlamalıyız?

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?